Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Havadis’in Sekizinci Gurur Yılı Ve Kıbrıs Sorununda Enosis

8 yıl  önce çıktığımız yolculuk asılında bizim için olağanüstü bir sınavdı.  Biz hepimiz, Havadis ailesi olarak sadece gazetecilik yapmadık, gazetecilerin de gazete çıkarabileceği şeklindeki o müthiş hayali gerçekleştirmek için de çalıştık.

Hem de çok çalıştık.

Geldiğimiz bu günde, gazetecilerin gazetesi  Havadis,  Kuzey Kıbrıs’ın her anlamda  lider gazetesi oldu.

Tirajımız sarsılmaz bir noktaya geldi,  okuyucunun güven ve sevgisini kazandık.

 Bu güven ve sevgiyle halkın çıkarlarını savunan, denetleyen sorgulayan ve özgür basın yaratılmasında büyük emekler harcadık.

Sekiz yıl önce açıkladığımız yayın ilkelerimizden bir milim sapmadan gazetecilik yapmanın gururunu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Havadis geçen sekiz yılda kurumsallaştı, gelir-gider dengelerini oluşturdu ve mütevazı bütçesiyle hep yatırım yaptı.

Havadis bünyesinde  oluşturduğumuz internet  gazetemiz, dünya genelindeki milyonlarca internet sitesi arasında ilk yüz binlik dilim arasına girdi.

Çağımızın bir gerekliliği olan Apple Store ve android uygulamalarıyla dünyanın dört bir tarafındaki okuyucularımızla buluştuk.

Dijital altyapımızı tamamladık

Geçen bu sürede yazılı basından bir ileri adım atarak  Radyo  Havadis’i kurduk. Henüz üç yaşında olmasına rağmen Radyo Havadis dinamik yayınlarıyla on binlerce dinleyiciye hitap ediyor.

Sosyal medya üzerinden yayınlara başladığımız Havadis TV yeni nesil yayıncılığın ilk örneği ve lideri oldu. İzlenirlik oranında geleneksel televizyonları bile geride bırakan Havadis TV bize önümüzdeki dönem gazeteciliğin nasıl bir seyir izleyeceğini de anlatıyor.

Havadis TV’nin oluşturulmasında emeği geçen tüm arkadaşları tebrik ederim.

 

 

***

 

Dile kolay sekiz yıl geçti.

Dün akşam düzenlediğimiz sekizinci kuruluş yılı resepsiyonunda yaklaşık olarak yukarıda yazılanları anlattım konuklarımıza.

Ve ekledim; “Biliyoruz ki Kıbrıs sorununu çözmeden birçok sorunumuzdan kurtulamayacağız. Umarız ki dokuzuncu yaşımızı birleşik Kıbrıs’ta kutlarız…”

 

***

 

Şimdi birçok okuyucunun “buna inanıyor musunuz” diye sorduğunu duyar gibiyim.

Yanıtım her zaman nettir: “evet inanıyorum…”

Ama gelinen koşullarda ne kadar mümkün olacak bilemiyorum.

Görüşmeler sürdükçe ve iş kertiğe dayandıkça aslında tarafların gerçek yüzleri de ortaya çıkıyor.

Rum Meclisi’nin 1950 Enosis plebisitini yeniden onaması ve okullarda “anma günü” olarak kutlanmasını istemesi aslında Kıbrıs sorununda hangi noktada olduğumuzu çok iyi gösteren bir delil oldu.

Anastasiades’in partisi DİSİ’nin de  çekirmser davranarak bu kararın meclisten geçmesini sağlaması da delilin mührüne dönüştü.

Varılan bu kararla artık hangi birleşik Kıbrıs’ta nasıl bir eşitlik temelinde ortak vatan yaratılabilir ki.

Tito Yugoslavya için söylemişti;

“Birçok ulustan oluşan Yugoslavya kristal bir küreye benzer. Kırılırsa asla yeniden bir araya gelmez…”

Şimdilerde biz de benzer bir sürece mi girdik?

Zaman gösterecek.

Ama öyle soyut bir zaman değil, yakın gelecekte her şey ortaya çıkacak.