Geçtiğimiz hafta içinde Amerikan Merkez Bankası (Federal Rezerv) Başkanı Yellen Federal Rezerv’in faiz oranlarına ilişkin politikasını "hatırı sayılır bir süre" daha sürdüreceğini ve herhangi bir değişikliğin yapılmayacağını açıkladı. Çarşamba günü yapılan bu açıklamada, Federal Rezervin piyasayı canlandırmak için ve piyasaya taze para sürme amacıyla yaptığı alımları Ekim ayından itibaren kısacağı da belirtildi: Bu kısma uzun vadeli hazine bonosu alımlarında 10 milyar dolar ve ipotek teminatlı değerler alımında 5 milyar dolar olmak üzere toplam 15 milyar dolar.
* * *
Bu açıklamanın yapıldığı güne kadar “hatırı sayılır bir süreden” altı ay kadar bir zaman anlaşılıyordu. Fakat son zamanlarda Amerikan ekonomisi Merkez Bankası için en önemli olan “en fazla istihdam” ve “istikrarlı fiyatlar” konularında çok iyi gelişmeler gösteriyor. İşsizlik %6,5 ve fiyat artışı ise %2’lik bir enflasyon civarında. Bu rakamlar son derece iyi. Olumlu gelişmelere rağmen, Federal Rezerv Başkanı Yellen, “geniş bir spektrumdaki işgücü piyasası göstergeleri, insan kaynaklarında ciddi eksik kullanım olduğunu gösteriyor” dedi. Faiz politikalarıyla ilgili olarak ise, finansal krizin bir sonucu olarak ortaya çıkan hane halkı harcamalarındaki durgunluk, kısıtlı krediler ve üretim ve gelirlerdeki karamsar büyüme beklentileri yavaş yavaş ortadan kalktığı için Merkez Bankası’nın kredilerindeki faiz hadlerinin uzun dönem normal düzeyine üç yıl içinde dönmesini beklediğini belirtti.
* * *
Yellen’in insan kaynaklarının en iyi kullanılması konusunda hassas olduğu ve işgücü piyasasını sıkı takip ettiği biliniyor. Buna rağmen, Yellen’in bile “ekonomi sandığımızdan daha güçlü olduğunu ispatlarsa, beklediğimizden daha hızlı bir şekilde işsizlik ve enflasyon hedeflerimize varırsak, o zaman faizleri çok daha kısa sürede yukarı çekeriz” demesi, finans piyasalarındakilerin faiz oranlarının altı aydan çok daha kısa bir sürede artırılabileceğini öngörmesine sebep oldu. Finansal piyasalardaki algılamadaki bu değişiklik, yani hatırı sayılır sürenin düşünülenden çok daha kısa olacağı beklentisi, doların dünya piyasalarında diğer paralar karşısında hızla değer kazanması şeklinde kendini gösteriyor.
* * *
































