Köşe YazarlarıSürmanşet

HANGİSİ DAHA UYUKUCUDUR…






Rahmetli Mustafa Hacıahmetoğlu’nu hatırlayan var mıdır?

Halk ona kısaca Hacıahmet derdi.

Çok renkli bir politikacıydı.

Eskilerin deyimi ile “halk adamıydı.”

Girdiği her seçimi kazanırdı çünkü vatandaşların kişisel sorunlarıyla bile bire bir ilgilenirdi.

Vaktini köylerde, üreticilerin arasında geçirir, mecliste de bu kesimlerin sorunlarını dile getirirdi.

Rahmetli Rauf Denktaş’ın yakın arkadaşı ve destekçisiydi.

Muhabirlik yaptığım dönemde O’nu sık sık Saray’da Cumhurbaşkanı Denktaş’ın yanında görürdüm.

Kıbrıs sorunuyla ilgili uzun toplantılar olur, rahmetli Denktaş BM, ABD veya diğer yetkilileriyle görüşür, bu görüşmelere ara verildiği an rahmetli Hacıahmet gelir ve Denktaş ile görüşürdü.

Yine öylesi toplantılardan biriydi, ABD Kıbrıs Özel Temsilcisi Nelson Ledsky Denktaş ile görüşmeye gelmiş, toplantı uzadıkça uzamıştı.

Biz gazeteciler geç vakit olmasına rağmen toplantının bitmesini ve Denktaş’tan bilgi almayı bekliyorduk.

Toplantı bitmiş, Ledsky hiçbir açıklama yapmadan öfkeli bir şekilde arabasına binip gitmişti.

Biz Denktaş’ın odasına girmeye hazırlanırken Hacıahmet geldi ve;

“Be çocuklar Denktaş beyi ile çok kısa bir işim var, izin verin bana gireyim, sizin işiniz uzun sürecek” dedi.

Biz de “buyur hacı amca” deyip yol verdik.

Hacıahmet gerçekten kısa süre sonra dışarıya çıktı ama çok öfkeliydi.

Hatırlayanlar bilir rahmetli Denktaş’ın hayvan sevgisini.

Saray’da yaşayan birkaç köpeği vardı. Köpeklerden biri de giriş kapısında merdivenlerin orada yatıyordu.

Hacı amca beklenmedik bir şekilde öfkeyle köpeğe tekme attı, “bu it kadar değerimiz yok” dedi ve hızla uzaklaştı.

Tekmeyi yiyen köpek acı acı bağırarak içeri kaçtı.

Rahmetli Denktaş büyük bir öfkeyle dışarı çıktı ve bize yönelik “kim tekmeledi bu köpeği” diye hışımla sordu.

Bir anda “köpeği tekmeleyen şüpheliler” durumuna düştük ve panik halinde “biz vurmadık Hacıahmet vurdu ve bu it kadar değerimiz yok deyip gitti” dedik.

Denktaş “Allah akıl versin” diyerek içeri girdi.

 

***

 

Görevden alınan Sağlık Bakanı Ali Pilli’nin dün mecliste yaptığı konuşmayı dinleyince nedense aklıma rahmetli Hacıahmet geldi.

Pilli meclis tarihinin en kısa konuşmasını yaptı herhalde.

Kürsüye çıktı ve “Sayın Başbakan bir televizyon programında benim için “bakanlar kurulu toplantısında uyuyordu” dediniz mi? Sizden cevap bekliyorum” dedi ne indi.

Herkes şaşırdı.

Başbakan başını öne eğdi.

Dün geç vakte kadar bekledik ama Başbakan Ali Pilli’nin sorusuna yanıt vermedi.

Sonra Ali Pilli’nin destekçileri olduğu anlaşılan bir grup sosyal medyada Başbakan’ın mecliste uyuyan fotoğraflarını yayınladılar.

Ve bütün konu “uykuculuğa” indirgendi.

Kim daha uykucudur?

 

***

 

Tüm bunları niye yazdım bilir misiniz?

Tarih tekerrürden ibarettir.

Ve rahmetli Hacı amcanın ruhu buralarda dolaşmaktadır…







Başa dön tuşu