Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hangi belediye başkan adayları seçilmeli?

Çağdaş bir bireyin en önemli özeliği, diğer insanların işlerini kolaylaştırmaktır. Bulunduğu kurumda statüsü gereği görev, yetki ve sorumluluklarını diğer insanların işlerini kolaylaştırmak için kullanmak, çağdaş insan olmaktır. İnsanların işlerini zorlaştırmak, yokuşa sürmek, eski ve otoriter toplumların özeliğidir. Aynı zamanda çağdaş bir birey olmak, insanların işlerini kolaylaştırırken çıkar amacı gütmemek demektir. Bunun için de eğitim en önemli araçtır. Eğitimle siyasetteki seçimlerin ilişkisi de buradan gelmektedir.
Siyaset ve seçimler bu açıdan okunmalıdır. Bu açıdan değerlendirilmelidir yoksa bugünün küflenmiş, kokuşmuş, bitmiş sosyal yapısından kurtulmak asla mümkün olmayacaktır. Eğer yönlendirilmiş, başkalarının veya kişisel çıkarlara dayanarak değerlendirme yapılırsa, daha da kötü sonuçlar ortaya çıkacaktır.
Siyasetin halk tarafından geçici olarak birilerine vekillik verme olgusu olduğundan hareket edilmeli. Bireyler birilerine milletin vekilliğini, birilerine şehrin beledi işlerini yapması, ötekine muhtarlık işlerini yapması için vekalet vermektedir. Bu vekalati bireyler geçici bir süreliğine vermekte, görev, yetki ve sorumlulukların ne kadarı doğru yapılmış olduğuna bakılarak değerlendirme yapılmalıdır. Ne yazık ki buralarda siyasi tercihler bu kriterler kullanılarak yapılmıyor ve toplumsal çöküşe neden olunmaktadır.
Medyada en yaralayıcı görüntüler yaşlıların sadece belirli günlerde restoranlara götürülüp, eğlence adı altında görüntülerinin yansıtılmasıdır. Bir gün hatırlanıp, “kullanılmaları”dır yaralayıcı olan. Yaşlıların dört yılda bir kez hatırlanıp, otobüslere doldurulup diğer şehirlere yemeğe götürülmeleri, problemleri ortadan kaldırmaz.
Art niyetli olmayan, halk için doğru olan işlerin yapılması gerekmekte. Örneğin acaba buralarda hangi yüz yılda yaşlılar için ayrı bir hastane veya hangi belediyede sadece yaşlıların kullanımına sunulacak bir sağlık kurumu yapılacak? Tam aksi, yaşlılar devlet hastanesinde beş hafta boyunca tanı koyulamadan, hayatlarını kaybediyorlar. Yıllarca vergi, sigorta yatıran yaşlılara layık düzen bu. O nedenle bireyler oy verirken bir günlük oy almak amaçlı yemekleri değil, yılların karşılığı olan yatırımları alıp almamayı temel kriter olarak kullanılmalıdır.
Belediye seçimlerinden başlanmalı bu tarz değerlendirmeler. Yollara çiçek ekmek, yolları çimlerle donatmak, bireylerin oyunu almak için yeterli olmamalı. Özellikle yolların ‘çim’lerle donatılması çevre kirliliği açısından çok yanlış. Çimler için gerekli su temin edilirken, elektrik santrali daha çok çalışmakta ve çevre kirliliğinin bir numaralı sorumlu aktörü olan karbon dioksit gazı atmosfere boşaltılmaktadır. Hele teknecik gibi filtresiz olursa iş daha da korkunç boyutlara ulaşmakta. Let’s Do It’çiler duymasın!.. Birey kanser olmuş onlar makyaj peşindeler.
Güzelyurt kaçak yapıların beşiği. Güzelyurt’ta belediye kaçak yapılanmalar için hiç bir önlem almamaktadır. İnsanlar Rum’dan kalma evlerin bahçe duvarlarının üzerine, duvarlar çıkıp yeni evler yapmakta. Belediye bu durumu önlemek için hiç bir önlem almamaktadır.
Güzelyurt bu yıl perişanları oynamakta. Portakallar dalında kaldı; devlet tarafından açıklanan ton başı fiyat, geçen sene ile aynı. Ne devlet ne de tüccarlar portakal almıyor. Güzelyurt’taki seçim sonuçlarına etki edecek en büyük olgu ‘portakal’dır. İnanın ne belediye ne de milletvekilleri düzeyinde bunu umursayan yok. Kimse vatandaşın işini umursayıp, çözüm üretmek için kılını kıpırdatmıyor.
Alayköy’de çeşmelerden akan su, deniz suyunun tuzluluk oranı ile yarışmakta. Bulaşık ve çamaşır makineleri, tuz nedeniyle çalışmamakta. İnsanların kendi yaşamlarını kolaylaştırmak için para harcayıp satın aldıkları bulaşık makineleri kullanılamaz durumda. Evlerdeki çatal, kaşık, bıçak ve tüm madeni ev eşyaları tuz nedeniyle paslanmış durumda. Alayköy’de tarlalar arsa gibi kullanılmakta, belediye ve kaymakamlık duruma hiç bir müdahalede bulunmuyor. Ne master planı ne bir önlem.
Siz evinizin koçanını almak için kaymakamlıktan kontrol istediğinizde, memurlar gelip garaj ile ev arasındaki mesafeyi ölçer. Eğer bir buçuk metreden uzun bir mesafe yoksa, koçanı alamazsınız. Ama diğer taraftan yolu olmayan, tarlanın içerisine insanlar ev yapabiliyor. Her tarafta çelişki.
Ülkedeki sosyal yapının düzelmesi için belediye seçimleri de bir fırsat. Çağdaş insanları seçmekle işe başlanabilir. İnsanların işlerini kolaylaştıran, onlara yardım edenler tercih edilmelidir. Yollardaki otları şimdi temizleyen, göz boyamak için şehirlerde, köylerde asfalt döken yerel yöneticileri, asla tercih etmemek lazım. Çünkü bugünkü çürümüşlük bu tür tercihlerin sonucudur.