Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Hamam

Belki de bu kuşak da beceremeyecek.
Sanılırdı ki bütün kabahat bir öncekilerdeydi.

Halbuki iki kuşağın da yolu Büyük Hamamdan geçmedi mi?
Biraz yaş farkıyla da olsa.
Hamam, aynı hamam.
Tellaklar aynı, taslar aynı, hamam saatleri aynı.
Aynı suyla, aynı sabunla yıkandılar.

Çözüm istemekle çözüm istememek arasında hiçbir farkın olmadığı son kırk yılda anlaşılmıştır.
İstemeyenler zaten istemezlerdi.
İsteyenler de zaten çözemediğine göre.
Sonuç aynı.
En azından bu konuda hiç kimse hiç kimseyi, ne derler, ötekileştirmemelidir.

Sadece bize mahsus değildir.
Her iki taraf da böyle.
……
Büyük Hamam bunun neresinde?

Herkes işini iyi yapmalı.
İlk zenne Nadide, işini kötü mü yapardı?
Altıparmak darbukayı yanlış mı çalardı?

Siyasetçi de işini iyi yaparsa mesele yoktur.

Şimdiki görüşmeci de işini yapıyor.
Ama çözemiyor.
Kabahat onun mu?
Zaten istemiyor.
Ama istese de çözemeyeceğine göre.
Aynı kapıya çıkıyor.

Yani şöyle desek:
Mehmetaliler’e Rock&Roll çaldırmak mümkün müydü?

Hamamda şarkı söylemek kolaydır.
Sesler hoş duyulur.
Üstelik ekolu.
Mücahitler Marşını söylediğinizde, sanki Kızıl Ordu solistleri gibi.
Yine Bir Gül Nihal’i söylediğinizde,
Sanki Zeki Müren gibi.
Bütün mesele mikrofonun karşısına geçmekte.
Geçince, neden sesler hamamdaki kadar kulağa hoş gelmiyor?

Demek ki keramet hamamda…

Mesela,
Cumhurbaşkanı adaylarının sesi kulağınıza nasıl geliyor?

Arif Hoca ülkemizi mandıraya benzetmişti ya?
Halbuki bizim atasözlerimiz durumumuzu gayet iyi açıklar.
Aynı tas aynı hamam…

Büyük Hamam işlevini yitirdikten sonra birçok şey değişti.
O yıllarda birçok kişi gençliğini yaşamadı denebilir.
Zaten yaşasaydı böyle olmayacaktı.
En azından Çocuk Bahçesinden sonra Hyde Park’ı görenlerin ağzı açık kalmayacaktı.

Lingiri oynarken, bir gün gelip golf oynayabileceğini aklından geçiren biri oldu mu?
Pirili oynarken, bir gün gelip bowling oynayacağını düşleyen oldu mu?
Beatles dinlerken, bunu devrime yakıştıramayan bir solcunun, bugün Lady Gaga dinlemesi ne mana?
Bir de klasik müzik sevenleri düşünün.
Onlar uzaylıydı zaten…

Ahmet Becerikli gerçekten de işinde becerikliydi.
Cümbüşünü hep doğru dürüst çaldı.

Belki de bu kuşak akıllıdır da,
Becerikli değildir.
Çünkü bakıyorsunuz çok iyi konuşuyorlar.
Sesleri kulağa gayet hoş geliyor.
Hamamdaymışlar gibiler…