Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Halkın Partisi ‘toplumsal değişim’in simgesi olmalı          

Tam 43 yıllık bir toplum KKTC. Kıbrıslı’lıktan Kıbrıslıtürk’e doğru bir geçiş. ‘Kıbrıslı’ ile ‘Kıbrıslıtürk’ arasında kültürel fark var. Hem de çok büyük. 1974 sonrası oluşan toplumun değer yargılarıyla yoğrulmuştur Kıbrıslıtürk. O’nun kimliğinde ganimet, adamkayırmacılık, dogmatizm, ben yaptım oldu, bendensen bin yaşa, kimin adamısın, köşe kapmaca, filler filleri sevecek çimenler ezilecek ve ‘izm’leri boşver, köşeyi dönme, yalan, hırsızlık, bananecilik gibi değer ve normlar oluştu. Bu değer ve normaların destekçisi de en üst kademe yöneticileri oldu.

Ancak Kıbrıslı öyle değildi. O’nun kimliğinde hoşgörü, temiz giyinme, paylaşma, yardımsever, dürüstlük, zamanın değerini bilme, saygı, en önemlisi sevgi, yaşamdan maksimum düzeyde zevk almak ama kimseyi ezmeden, kıt kanaat geçinme ama başkasının varlığına göz dikmemek, bütün insanları ama din, dil, ırk farkı gözetmeksizin sevmek vardı. Tüm bunlar 1974 sonrası oluşan toplumda yok oldu. Değişik altkültürlerin biraraya gelmesiyle birlikte, yukarıdaki kimlik özeliklerini taşıyan bir Kıbrıslıtürk kimliği oluşturuldu, ne yazık ki.

Ve işin en can alıcı noktası tam 43 yıl boyunca buralarda ‘Toplumsal Değişim’ denilen sosyal süreç yaşanmadı. Bir üst değer ve normlarla bezenmiş ‘kişilikler’ oluşmadı çünkü KKTC denilen 43 yıllık toplumda, özellikle siyaset aktörleri  Kıbrıslıtürk’ü destekledi ancak bu destek siyaset tarafından kullanıldı. Statükonun devam etmesinden her türlü sosyal ve siyasi kazancı olanlar, onu besledi ve büyüttü.

Bu nedenle toplumsal değişim buralarda hiç istenmedi ve hep engellendi. Nasıl mı? Sosyal statüler kullanılarak. Herhangi bir biçimde, statükodan farklı bir düşünce eğilimi oluştuğu anda, toplumdaki statüler o tür bireylere kapatıldı. Herkesin ‘şablonlara’ göre düşünmesi sağlandı. Toplumdaki kilit statüler onlara kapatıldı. Dolayısıyla ‘şablonlar’ veya ‘kutunun dışına çıkıp’ düşünenlere yaşam hakkı verilmedi. Sonuçta da herkes ‘şablonların’ ve ‘kutunun içine’ göre düşünmeye ve davranmaya mahkum edildi.

2017 bir milattır. Sosyal medya, uydu ve televizyon ile teknoloji sayesinde 1974 sonrası oluşturulan KKTC toplumu yıkılda ve karaya vurdu. Şimdi sıra 43 yıldır yaşanmayan bir sosyal süreç olan ‘toplumsal değişim’e geldi. Toplumsal değişim özellikle üst kademede yaşanmalı; hükümet ve sisyai partilerde. Toplumsal değişim önce devlet yönetimini üstlenen siyasette gerçekleşmeli. Siyasetteki çürümüşlük devleti ve toplumu da yok oluş sınırına getirdi.Toplumun yok oluş sınırına gelmesine neden olan ESKİ SİYASET (muhalafeti ile birlikte meclisteki tüm siyasi partiler) tarihe gömülmeli.

Halkın Partisi temiz eller ve temiz yüzlerle birlikte, buralarda hiç yaşanmamış ‘toplumsal değişim’dir. O nedenle anketlerde %38’lik bir oranı yakaladı. Görülen odur ki HP, temiz eller ve  21. Yüzyıl Güdümlü, yönlendirilmiş siyasete asla bulaşmamalı.nitelikleri ile bezenirse, bu oran daha da yukarılara tırmanır. Toplumsal değişimi buralarda HP üstlenmeli ya da HP’nin vizyonu bu olmalı. ESKİ SİYASET’in yaptıklarının tam tersini yapmalı. Bunu yaptığı anda siyasetteki toplumsal değişimin aktörü olur. Ne mi yapmalı? Yasalardan başlamalı. Eski yönetim anlayışının simgesi olan Taylorizm’i ortadan kaldırmalı. Erk’i paylaşmaktan hiç endişe duymamalı. Dikey hiyerarşi anlayışı ile yapılmış olan tüm yasalara el atmalı. Yatay hiyerarşiye geçmeli. Yönetimi halk ile paylaşmalı. HP, Başkan Kudret Özersay’ın ‘yönetici’ değil ‘lider’lik özelikleri üstlenmesini zorlamalı.

Her alanda halkın beklentisi olan eşitlik,  adalet, hesap verme ve hesap sorma, fırsat eşitliğini halk ile birlikte oluşturamlı. Varoluşun temeli olan ‘üretim’de, her alanda gözle görülür bir biçimde ivme yaratmalı.

Halkın Partisi toplumun beklentisi olan ‘toplumsal değişimi’ siyasette başlatarak, halkın umutlarına cevap vermeli. Gözlemlendiği kadarıyla HP’de bunu başaracak kadrolar mevcut. Sayın Özersayın 21. yüzyıl ‘liderlik’ anlayışıyla toplumsal değişimi başlatabilir. Meclisteki partiler toplumsal değişimi beceremedi: daha doğrusu rant uğruna yapmadı. HP de bunu unutmamalı. Toplumsal değişime cevap veremediği anda ESKİ’yecektir. HP için tehlike de budur.