Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

“HALK İÇİN ADAYIM”

“CİDDİ TALEP GELDİ”: 3 yıldan fazla zamandır siyaset sahnesinden uzak olduğunu ifade eden Akıncı, son zamanlarda gerek yazdığı kitabı anlatmak adına gerekse belediye seçimlerinde öncelikle Lefkoşa’dan başlayarak gerçekleştirdiği ziyaretlerde halktan ciddi anlamda adaylığı ile ilgili talep geldiğini ifade etti

ÇÖZÜM ODAKLI SİYASET: Kıbrıs konusundaki görüşünü de açıklayan Akıncı, Kıbrıs konusunda çözüm odaklı siyaset yapacağını ifade etti. İç konuları çözüm sonrasına erteleme noktasında olmadığını ifade eden Akıncı, “Ekonomisi ve demokrasisi ile güçlü bir KKTC çözümün önünde engel değil. Çözümü kolaylaştıracak unsurdur” diye konuştu
GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER SÜRECE PARALEL: Akıncı: “Güven artırıcı önlemler çözüme paralel bir şekilde ilerleyebilir. Kapsamlı bir çözümü erteleyelim de demiyorum. Kapalı Maraş, havaalanı ve deniz limanı konularını da o kapsamda değerlendirmekte yarar görüyorum
AMİR-MEMUR İLİŞKİSİ: Mustafa Akıncı, toplumun Türkiye ile amir memur ilişkisinden rahatsız olduğunu kaydederek “Ben toplumun liderliğine talip olduysam toplumdan gelen çağrı üzerine toplumumun bu hissiyatını da bilmem gerekir. Bu hissiyatı da muhataplarına yansıtabilmem gerek. Türkiye makamları ile çatışmacı değil ama ikna edici yaklaşımlara ihtiyaç var” dedi

Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı, seçilmesi durumunda halkın kendisinden birçok talebinin olduğunu ancak en önemli taleplerinden birinin Türkiye ile iş birliği konusu olduğunu ifade etti.
Halkın Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğinin amir-memur ilişkisinden çıkarılarak ciddi bir iş birliği olması yönünde olduğunu kaydeden Akıncı, seçilmesi durumunda bu konuya hassasiyet göstereceğini belirtti.
2015 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bağımsız aday olarak yarışacak Mustafa Akıncı, dün Havadis Gazetesi’ni ziyaret ederek Havadis Gazetesi Genel Müdürü ve Genel Yayın Yönetmeni Başaran Düzgün, Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Ekmekçi ve Havadis Gazetesi yazarlarıyla öğle yemeğinde bir araya geldi.

Ziyaretlere Havadis ile başladı
Mustafa Akıncı, basın kuruluşlarını ziyaret etmeye Havadis Gazetesi ile başladıklarını ifade ederek kendisi için önemli olanın basında kullanılan dil olduğunu belirtti. Basının insanların fikirleriyle uğraşması gerektiğini kaydeden Akıncı, “Bir aday olarak benim beklentim adil bir muamele. Ben aday olurken partilere eşit görüşle olacağımı söyledim. Medya kurumlarını da eşit mesafede görmemiz gerek” diye konuştu.

“Halktan gelen talebi değerlendirdim”
3 yıldan fazla zamandır siyaset sahnesinden uzak olduğunu ifade eden Akıncı, son zamanlarda gerek yazdığı kitabı anlatmak adına gerekse belediye seçimlerinde öncelikle Lefkoşa’dan başlayarak gerçekleştirdiği ziyaretlerde halktan ciddi anlamda adaylığı ile ilgili talep geldiğini ifade etti.

“Sadece Lefkoşa değil”
Akıncı, halktan gelen talebin Lefkoşa ile sınırlı kalmadığını ifade ederek yurdun birçok yerini ziyaret ettiğini ve birçok vatandaştan “aday ol” mesajını aldığını belirtti. Akıncı, “Bunu gözlemlediğimde bunu bir ölçmem gerekiyordu. Bu talebin ciddi bir talep olduğunu gözlemlersem eğer, o takdirde bu adaylığı düşünebileceğimi söyledim. Halktaki ilginin de ciddi boyutta olduğunu hissettiğim noktada adaylığımı açıkladım” diye konuştu.

“Neden bağımsız?”
Akıncı “Neden bağımsız adaylık?” sorusunu ise şöyle cevapladı: “Ben son 4-5 yıldır zaten bağımsızım. Ben TDP’nin başkanlığını yapmadım. Onun dışında TDP’nin hiçbir Parti Meclisi toplantısında bulunmadım. Hiçbir kurultayına katılmadım. Benim fikrimi sorduklarında fikrimi söyledim. Hiçbir zaman da köklerimi inkar etmedim. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı makamının gereğinin de bağımsız ve tarafsız bir makam olduğunun bilinci içerisinde bağımsız aday olmamdan daha doğal bir şey olamazdı.”
Toplumcu Demokrasi Partisi’nin çeşitli kurumlarında destek kararı çıktığını ancak daha resmi açıklamanın yapılmadığını ifade eden Akıncı, “Destek noktasında bir sıkıntı yok. Ben halkla paylaştığım 4 düşüncemi, gerek TDP’ye gerekse BKP’ye gönderdim. Amblem konusunda bir kararımız yok. Ama bir amblem olması gerekir. Bu amblem parti amblemi olmayacak” dedi.

“Halktan 3 somut talep geldi”
Akıncı, köy ziyaretlerinde halktan gelen tepkileri ise şöyle açıkladı: “İnsanlara neden aday olayım diye sorduğumda 3-4 çeşit değişik görüş elde ettim. Birincisi ‘Seni biliyoruz. Geçmişinizi biliyoruz. Hiçbir yolsuzluğa adın bulaşmadı. Senin başkanlığını da biliriz’ diyen insanlar oldu. İkincisi ‘Türkiye ile kavga etmeni istemeyiz ama Türkiye ile kişilikli ilişki isteriz. Bunu yapabilecek olan sensin’ diyenler oldu. Üçüncüsü ‘Kıbrıs sorunu bağlamında bu seçim aynı zamanda Kıbrıs Türk toplumunun liderinin seçimidir. KKTC Cumhurbaşkanı = Kıbrıs Türk toplumu lideri. Baktığımız anlamda bu misyonu senin üstlenebileceğini biliyoruz’ diyenler oldu. Bu talepler ışığında ben de adaylığımı kesinleştirdi.”

“Temiz siyaset”
“Ben temiz siyaseti kendi idarecilik dönemimde yaşayarak kanıtlamış bir insanım. Ben 14 yıl belediye başkanlığı yaptıktan sonra belediyenin kasasında para bırakarak ayrılmış bir belediye başkanıydım. Bir kuruş borç bırakmadım. Ve 14 yılımın Sayıştay raporlarını alarak ayrıldım. Temiz raporu ile ayrıldım. Hükümet dönemi bizim için çok sancılı bir dönem oldu, bankalar yıkıldı ama hatırlarsınız beklenmedik giderler kalemi vardı. Ben onu da harcamadım artırdım ve hastanenin MR cihazını aldık. Bunları biliyor vatandaş. Hatırlıyor.”

Dipkarpaz anısı
Akıncı, Dipkarpaz’a ziyaretler için gittiğinde karşılaştığı manzarayı da anlattı. Akıncı, Dipkarpaz’da belediye başkanı ve diğer vatandaşların kendisinin görev yaptığı dönemde Karpaz’a yaptığı yatırımları hatırlattığını ifade ederek “Bana dediler ki senden başka devlet eli değmedi buralara” diye konuştuklarını iletti. Akıncı, Karpaz’a gittiğinde kendisine “Neredeydin bunca zaman şimdi oy için mi geldin” demediklerini ifade ederek “Sen yardım ettin bu köylüye başkası da bir şey yapmadı” dediğini kaydetti.

“Türkiye ile ciddi ilişki istiyorum”
Seçilmesi durumunda Türkiye ile ilişkilerin nasıl olacağı sorusuna ise Akıncı, “Ben Rum tarafı ile uzlaşma arayan bir insanım. Toplum içinde toplumsal uzlaşmayı arayan bir insanım çünkü toplumun iç uzlaşması da sağlanmalı. İçinde bulunduğumuz durum hoş bir durum değil. Bütün bu konularda uzlaşmacı kimliği ile hareket etmek isteyen bir insan Türkiye ile neden çatışmacı olsun ki. Türkiye ile benim istediğimi ciddi bir iş birliğidir. Karşılıklı saygıya dayalı kişilik bir iş birliği istiyorum” dedi.

“Kurumları elçilik batırmadı”
Akıncı, Kıbrıs Türkü’nün kendi kurumlarının sahibi olmasının kendisinin geçmiş dönemden beridir inandığı bir şey olduğunu ifade ederek Kıbrıs Türkü’nün kendi kurumlarına sahip olması gerektiğini belirtti. Ülkede son yıllarda karşılaşılan KTHY ve LTB gibi durumlarla karşılaşmaması gerektiğini de kaydeden Akıncı, “Diyorum ki aynayı elimize alıp yüzleşmeyi de başarmalıyız. Türkiye yöneticilerinin yaptığı zaman zaman hataları eleştirebildiğimiz gibi kendi hatalarımızla da yüzleşmeliyiz. Bunu sürekli söylüyorum. Büyükelçi mi söyledi Cemal Bulutoğluları’na alsın 1000 kişi de batırsın LTB’yi? Benim inancım bu gibi konularda eğer biz ne istediğimizi bilirsek ve Kıbrıs Türkü’nün güçlenmesi için üzerimize düşeni yaparsak, kendi kurumlarımız ile ilgili bilinçli bir sahiplik sergilersek ve yüzleşmeyi başarırsak ben o inançtayım ki Türkiye ile ilişkiler doğru zeminde gelişir” dedi.

“Halk amir-memur ilişkisinden rahatsız”
Mustafa Akıncı, toplumun Türkiye ile amir-memur ilişkisinden rahatsız olduğunu kaydederek, “Ben toplumun liderliğine talip olduysam toplumdan gelen çağrı üzerine toplumumun bu hissiyatını da bilmem gerekir. Bu hissiyatı da muhataplarına yansıtabilmem gerek. Türkiye makamları ile çatışmacı değil ama ikna edici yaklaşımlara ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
“Çözüm için ortak ihtiyaç şart”
Rum tarafı ile ilişkiler konusunda ise Akıncı, “Ülkede iki toplumlu ilk anlaşmayı yapan kişi benim. Kanalizasyon ile ilgili. Orada anlattığım şey şudur: Ortak ihtiyaç önemlidir. Her iki taraf ortak ihtiyaç noktasında buluşursa ancak gelişme sağlayabiliriz. Böyle bir şansımız var. Çünkü iki tane yeni unsur var. Biri doğal gazdır ki o da bize gösteriyor bir çözümsüzlük durumunda ne gibi tehditlerle karşı karşıya olduğumuz. İkinci yeni unsur ise 1974 yılından bu yana Rumların en büyük ekonomik krizinin yaşanmakta olduğu gerçeğidir. Dolayısıyla bence bir çözümün parametreleri zaten belli. Geriye kalıyor siyasi irade.”

“Toprak konusu seçime malzeme yapılmamalı”
Mustafa Akıncı Toprak konusunun şu anda masada olmadığını ifade ederek toprak konusunun seçim malzemesi yapılmaması gerektiğini kaydetti. Akıncı, “Bu spekülasyonu Eroğlu belki de yarın Erenköy’den başlatacak. Ben bu söylemin çok yardımcı bir söylem olacağına inanmam. Tavır şu olacak ‘eğer bu şekilde devam ettirilirse ben onu da vermem bunu da vermem ötekiler hep satıyor memleketi onun için beni seçin ben hiçbir şey verecek değilim.’ Ama şu da unutulmasın müzakerelere kaldığı yerden de devam edilmeyecekti da ondan sonra yazıldı kabul edildi. Benim anlatmaya çalıştığım daha müzakerelerin bile ne zaman başlayacağı belli değil iken kalkıp biz spekülasyon yaratacak şekilde falan köyü tartışma masasına taşırsak bunun çok sağlıklı olmayacağını düşünüyorum” diye konuştu.

“Çözüm odaklı siyaset yapacağım”
Kıbrıs konusundaki görüşünü de açıklayan Mustafa Akıncı, Kıbrıs konusunda çözüm odaklı siyaset yapacağını ifade etti. İç konuları çözüm sonrasına erteleme noktasında olmadığını ifade eden Akıncı, “Ekonomisi ve demokrasi ile güçlü bir KKTC çözümün önünde engel değil. Çözümü kolaylaştıracak unsurdur bence. Hem karşı toplumla federal bir çatıda hem de ileride AB bünyesinde yaşayıp yarışabilecek bir toplum yaratmak cümlesini kullanan öncelikli insanım ben 1993 seçimlerinde. Dolayısıyla bu konudaki fikrim farklı değil. İç konuları çözüm sonrasına ertelemememiz gerektiğini düşünüyorum. Çözüm odaklı siyaset ile ilgili eksik bırakmamam gerek bir diğer konu da Güven Artırıcı Önlemler konudur. Çözüme paralel bir şekilde ilerleyebilir. Kapsamlı bir çözümü erteleyelim de demiyorum. GSM’lerin bağlanmasından tutun da KOP sürecine kadar birçok önlem uygulanabilir. Kapalı Maraş ve Havaalanı ve deniz limanı konularını da o kapsamda değerlendirmekte yarar görüyorum” ifadelerini kullanarak sözlerini tamamladı.