ManşetPoli

Halk eğitimi öğretmenleri ve TMT

“Makul” Kıbrıs Türkü’nün Peşinde 3: “Halk eğitimi” öğretmenleri ve TMT

 

1958 yılı Kıbrıs’taki şiddetin ve aynı zamanda barış çabalarının yoğunlaştığı bir yıldır. Tamamen Kıbrıslıların yönetimindeki TMT de işte bu dönemde büyük bir dönüşüm geçirecekti. Haziran ve Temmuz aylarında doruklara varan karşılıklı şiddet olayları, yüzlerce insanın ölümüne veya yerinden edilmesine neden olmuştu. Aynı dönemde Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu önderliğinde Kıbrıslı Türkler bir çok farklı projeyi gündemlerine almışlardı. Adeta devlet içerisinde bir devletçik kuruluyordu. Belediyeler ayrılmış, adeta gölge bakanlıklar ihdas edilmişti. Daha önce göstermeye çalıştığım gibi Kıbrıs Türkü kendini o güne kadar genel sosyo-ekonomik peyzajı tahakkümü altına almış Elen milliyetçiliğine karşı daha görünür bir hale getirmeye başlamıştı. Sokak isimleri, köy isimleri değiştiriliyor, ayrı işçi sendikaları ve meslek örgütleri kuruluyor, Kıbrıs’ın en ücra köşelerine kadar özel kişiler gönderilip köylüyü “bilinçlendirme” kampanyaları yapılıyordu. Bu arada toplum içi şiddet olayları da artmıştı. “Çatlak” sesler tek tek susturulmaya başlanmıştı. Çarşı ise Türk’ten Türk’e kampanyasıyla inlemekteydi.

halk5x

Bu arada Türkiye ile de artık sıkı bir mesai başlamıştı. Özellikle Ağustos ayında, önce EOKA, daha sonra TMT ateşkes çağırısı yaptıktan sonra, “mücadele”, farklı alanlara kaydırılmış ve iki taraf da kendi toplum mühendisliklerine geri dönmüştü. “Makul Elen” ve “makul Kıbrıs Türkü” yaratma projeleri tüm adayı kaplamıştı. Her iki taraf da bu arada “Anavatanları” mobilize etmeyi başarmış ve Kıbrıs gündemin en önemli maddesini oluşturmayı başarmıştı. Bir taraftan Ağustos ayından sonra taraflar arasında başlayan mekik diplomasisi, barış görüşmelerini yoğunlaştırıyor, diğer taraftan aynı ülkeler adadaki toplumları daha güçlü bir hale nasıl getiririz diye kafa patlatmaya devam ediliyordu. 1958 yılının ilk yarısında bazen bilerek bazen ise kendiliğinden ortaya çıkan muhtelif şiddet olayları Kıbrıslı Türk liderliğinin ellerindeki silahlı kuvvetleri daha disiplinli bir askeri yapıya dönüşmesi gerekliliğini ortaya çıkartmıştı. Artık şiddetin tekelini ellerine almışlardı bir kere. Ama bunu nasıl kontrol edeceklerini tam olarak bilmiyorlardı. Bunun için yine Türkiye’ye bakmaya başlamışlardı. Birçok ziyaretten ve Kıbrıs’taki olayların artmasından sonra liderlik Türkiye’den hem uzman eleman, hem de silah takviyesi yapma sözünü kopartmıştı. Kısacası, Fatin Rüştü Zorlu, disiplinli bir yeraltı ordusu kurulmasına evet demişti.

 

Tabii bu projenin tamamen gizli kalması lazımdı. Bu arada TMT’nin Türkiye’deki binası da bulunmuştu. Tüm operasyon oradan yönetilecekti. Bu bina Kıbrıs Türk Kültür Derneği’nin elinde tuttuğu Ankara’daki Tuna caddesin üst katındaki daireden başkası değildi. Kıbrıs İstirdat Projesi (KİP) Karargahı olarak adlandırılacak bu bina kısa bir sürede maksada uygun düzenlenecekti. Bu arada Kıbrıs’taki TMT lideriyle bağlantıyı sağlayacak telsiz cihazı da buraya nakledilmişti.

 

Bildiğiniz gibi, Kıbrıs’taki gizli askeri hareketi, Seferberlik Tetkik Kurulu yönetecekti. Adadaki bu gizli orduyu yönetmek için ise Kore gazisi Yarbay Rıza Vuruşkan seçilmişti. Yarbay haricinde 21 farklı subay ve yedek subay da Kıbrıs’taki operasyonda yer alacaktı. İşte bugün size bu kişilerin Kıbrıs’a hangi tarihte ve hangi maskeler altında gönderildiklerini göstermeye çalışacağım.

[images_grid auto_slide=”no” auto_duration=”1″ cols=”three” lightbox=”no” source=”media: 160104,160102,160101″][/images_grid]

21 Haziran 1958 tarihinde adaya gidecek olan bu kişiler belirlenmişti: Ekipte 7 muvazzaf subay ve 14 özel kurs görmüş yedek subay yer alıyordu. Bu arada Dışişleri onlara Kıbrıs’ta bürünecekleri kimliklerini de ayarlamıştı. Kurucu heyette yer alan emekli Albay İsmail Tansu, o dönemdeki hazırlıkları şöyle anlatır:

 

“Zorlu Kıbrıs’a göndereceğimiz subaylara değişik kimlikle pasaport verilmesi için İçişleri Bakanı Namık Gedik’e, öğretmen olarak gidebilmek için Milli Eğitim Bakanı Celal Yardımcı’ya, Konsolosluk Basın Ateşesi olarak gitmeleri için Turizm, Tanıtma ve Enformasyon Bakanı Server Somuncuoğlu’na, TMT lideri seçilen Yarbay Rıza Vuruşkan’a İş Bankası Müfettişi olarak  gidebilmesi için İş Bankası Genel Müdürü Bülent Osma’ya ve Sümerbank Genel Müdürü’ne telefonlar ederek işlermizi kolaylaştırmış ve her kapının açılmasını sağlamıştır” (Manizade 1993).

 

Bu arada muvazzaf subay listesi 7 kişiden 5 kişiye düşürülüdükten sonra gelen “hazırlanın” emriyle, operasyon başlayacaktı. Adaya ilk olarak Yarbay Rıza Vuruşkan ve Yüzbaşı Mehmet Özden, İş Bankası Müfettişi ve yardımcısı olarak gideceklerdi. Sahte isimleri ise Ali Conan (Vuruşkan) ve Necdet Beyazıt olacaktı. Bu arada iki subay da İş Bankası’nın merkezinde hızlı bir bankacılık eğitimine tabii tutulmuşlardı. Zaman ise ilerliyordu. Kıbrıs’tan bir an evvel gelin mesajları geliyordu. Bu arada liderler sıklıkla Ankara’ya çağırılmaktaydı. Gerekli bürokratik işlemler tamamlandıktan sonra iki subay 22 Temmuz 1958 tarihinde Zorlu ile bir görüşme yaparak son talimatları alacaklardı. Zorlu onlardan “adada köyleri birer kale (yani müdafaalı) haline getirmeyi, hatta bunun için inşaat yapılmasını dahi uygun gördüğünü söyledi” (Manizade 1993).

 

İki subay 31 Temmuz günü adaya varacaklardı. Lefkoşa’ya vardıklarında Ankara sokağındaki, Rauf Denktaş’ın yazıhanesinin önündeki bir eve yerleştirileceklerdi. Bu arada EOKA’nın 4 Ağustos 1958 tarihindeki ateşkes ilanını fırsat bilen TMT’nin yeni lideri Vuruşkan, 5 Ağustos günü, ilk icraat olarak ateş kes ilan edecekti. Ateşkes onlar için büyük bir fırsattı. Bu dönemi artık rahat bir şekilde teşkilatlanmaya ve Kıbrıs’taki durumu yerinde ve yakından izlemek için harcayacaklardı.

[images_grid auto_slide=”no” auto_duration=”1″ cols=”three” lightbox=”no” source=”media: 160107,160106,160105″][/images_grid]

Diğer uzman askeri personeli Kıbrıs’a taşımak pek kolay olmayacaktı. Onlara uygun bir maske ve özür bulunması lazımdı. Liderlik ile yapılan istişarelerden sonra, akıllarına eğitimi desteklemek için öğretmen olarak getirilmeleri geldi. Tabii bu da pek kolay olamayacaktı. O güne kadar Türkiye’den 90 kadar öğretmen halihazırda Kıbrıs’ta görevlendirilmişlerdi. Tabii İngiliz yönetimi bu insanların sicillerine bakıp eğitim için aranılan niteliklere sahip olup olmadıklarını kontrol edecekti. Ayrıca Maarifin bütçesinde ekstra öğretmen için bir bütçe de yoktu. Bir süre düşünüldükten sonra “Halk eğitimi” adında çok genel bir şekilde tanımlanmış, mobil derslerden oluşacak bir program çerçevesinde adaya getirilmelerine karar verilir. 16 Eylül 1958 yılında Kurumlar Federasyonu adına Rauf Denktaş bu mektubu Maarif’e yollar:

“Kültürel ve sosyal kalkınma davamızda ne kadar hızlı hamleler yapmamız icap ettiğini son hadiseler dolayısıyla karşılaştığımız göçmenlerin durumu bir kere daha ispat etmiş oldu. Baf’ta, Dillirga’da, Mağusa’da birçok köylülerin içerisinde bulundukları durumdan kurtulabilmeleri olağanüstü çalışma ve tedbirlere dayanmaktadır. Bunu göz önünde tutarak federasyonumuz, içinde bulunduğumuz tedris senesi için yeni bir kalkınma programı hazırlamıştır. Bu cümleden olarak hükümetten yardım görmeyen okullarda çoğu köyden gelen öğrencilerin ders dışındaki durumları ile ilgilenmek ve okul talim heyetlerine yardımcı olmak için muallim muavinliği yapmak maksadıyla 15–20 ilkokul öğretmeninin Kıbrıs’a gelmesine müsaade edilmesini ve bunu sağlamak için lazım gelen müracaatın yapılmasını veyahut da bize yol gösterilmesini rica ederiz. Bu maksat için Türkiye Kıbrıs Başkonsolosluğu vasıtasıyla Türkiye hükümetine müracaat etmiş bulunuyoruz. Gelecek olan öğretmenler kurulmakta olan ve kısmen faaliyette bulunan halk eğitim kurslarında da vazifelendirilecekler ve cemaatimizin tahsil çağını aşmış unsurlarına okuma, yazma ve diğer faideli bilgileri öğretme gayesine hizmet edeceklerdir.

İngiliz Yönetimi ilk başlarda bu başvuruya biraz şüpheyle bakacaktı. Başlıca soruları ise bu programın bütçesinin nasıl karşılanacağıydı. Maarif Müdürü W. B. Tudhope ayrıca adada bu görevi yapacak kişilerin olup olmadığını da soracaktı. Liderlik bu soruların cevaplarını Türkiye ile istişare ettikten sonra Maarif müdürlüğüne gönderecek ve bu programla, okul çocuklarının değil, halkın eğitileceğini, bunun toplumun öncelikli ihtiyaçları olduğunu, öğretmenlerin ücretlerinin ise Türkiye tarafından karşılanacağını bildirecekti. Bürokratik işlemlerin tamamlanması için yaklaşık 3-4 ay geçecekti. Sonuç olarak İngiliz yönetimi ikna edilecek ve gizli görevli bu subaylar yavaş yavaş Kıbrıs’a doğru hareket edeceklerdi. Diğer taraftan 15 Ağustos 1958 tarihinde Türkiye’den adaya gönderilen ilk silah sevkiyatı da gerçekleşmişti. Fakat gizli görevli subayların adaya ulaşması bürokratik engellemelerden dolayı 15 Mart 1959 tarihine kadar gecikecekti. Adaya gelen bu öğretmenler arasında bir de seyyar olarak çalışacak ve dini açıdan Kıbrıs Türk toplumunu hazırlayacak vaizler de vardı.

Seferberlik Tetkik Kurulunun tespit ettiği özel eğitim görmüş yedek subay isim listesine baktığımızda, “halk eğitimi” için gelen öğretmenler listesiyle aynı olduğu ortaya çıkar. Bu da bize “halk eğitimi” öğretmenlerinin yüksek rütbeli subaylardan farklı olarak kendi isimlerini kullandıkları göstermektedir. Aydın Akkut’un yayınladığı TMT kitabındaki listede yer alan yedek subayların isimleri şöyleydi: İsmail Büyük, Cahide Büyük, Yakup Şen, Şükrü Özdemir, Necati Akar, Fevzi Başkan, Temel Naci Atalar, Cemal Ünsal, Remzi İpek, Halil Öktem, Zahit Pamukoğlu, Nihat Keklik, Hüseyin Kuban, Ekrem Onay. Rauf Denktaş’ın muhaceret dairesine gönderdiği mektupta ise şu isimler vardı:

“Aşağıda isimleri yazılı Türk vatandaşları Maarif Müdürü ile yapmış̧ olduğumuz yazışmalara uygun olarak Federasyonumuz adına Halk Eğitimi öğretmeni olarak görevlendirilmek üzere Kıbrıs’a gelmişlerdir; Bay Necat Ertekin, Bay (İlahiyatçı) Fevzi Başkan, Bay Şükrü Özdemir, Bay Temel Naci Atalar, Bay Said Halim Ökten, Bay Cemal Ünsal, Bay Remzi İpek, Bay İsmail Buyun, Bayan Cahide Büyük, Bay (Gazeteci) Necati Akar, Bay Yakup Şen, Bay Zahit Pamukçuoğlu. Atamaları yıldan yıla, maaşları ise yılda 840 İngiliz Lirası olacaktır. Kıbrıs’ta bulundukları süre boyunca güvenliklerinden ve gerekirse geri yurtlarına dönüş̧ giderlerinden Federasyonumuz sorumlu olacaktır. Görevleri gece kursları ve Pazar Okulları organize ederek köylerimizin kültürel gelişimine katkıda bulunmak olacaktır. Gerekirse size daha fazla detayı memnuniyetle verebilirim. Sizden kendilerine en erken bir zamanda görevlerine başlamalarına olanak sağlamak üzere öğretmen olarak ise alınma izni verilmesini rica ederim…”

“Halk eğitimi” Öğretmenlerinin adaya gelmesiyle TMT’nin veya Ankara’daki adıyla KİP projesi büyük hız kazanmıştı. Bu öğretmenlerin çoğu TMT ile yakın mesai içerisine sokulan bazı okul müdürleriyle istişare içerisine sokularak, TMT için eleman devşirilmesi, eğitilmesi görevlerini icra edeceklerdi. Bunun yanında köy köy dolaşarak köylüye “moral” veriyorlardı. Başlarda amaçlanan hedef 15,000 kişinin TMT saflarında eğitilmesiydi. Bu projeye göre öğretmenlerin tespit ettikleri kişilere yaklaşılıyor ve adanın farklı merkezlerinde kurulan hücre evlerinde yemin ettirilip teşkilatının saflarına katılıyorlardı. Birbirlerinden habersiz yüzlerce genç teşkilatın gizli ordusunun askerleri olarak yetişmeye başlamıştı. 1959 yılının sonlarına doğru bazı seçilmiş gençler Türkiye’ye de gönderilerek eğitimlerini ilerletmeye başlamışlardı.  1960’lara gelindiğinde ise 15,000 rakamına ulaşılamamıştı belki ama en az 10,000 kişi bu eğitimlerden geçmiş ve TMT’ye bağlılık yemini etmişti. 1958 yılında ellerinde sadece 10-15 tabanca ve el yapımı silah bulunduran TMT, 1960 yılına gelindiğinde binlerce silaha ve rezervde tutulan birçok savaşçıya sahipti. Adanın her tarafında büyük  bir iletişim ağı kurulmuştu. O tarihlerde yazılan bir İngiliz belgesine göre TMT’nin elindeki silah stoku EOKA’dan bile daha fazlaydı artık.

Kaynakça:

Aydın Akkurt, Türk Mukavemet Teşkilatı, 1957-1958 Mücadelesi, İstanbul 1999.

Derviş Manizade, 65 Yıl Boyunca Kıbrıs, Yaptıklarım, Söylediklerim”, İstanbul 1993.

Ulvi Keser, “Türk Mukavemet Teşkilatı’nın Görünmeyen Kahramanları; Öğretmenler ve Polisler”, İkinci Uluslararası TMT Sempozyumu, Mücahitler Derneği, TMT Derneği ve KKTC Üniversiteleri, 26 Ekim–1 Kasım 2011, KKTC, Cilt II, s. 73-144.

 

“Halk Eğitimi” dosyası, Kurumlar Federasyonu dosyaları, Kıbrıs Türk Milli Arşivi.

[newsbox style=”nb4″ title=”POLİ 286″ display=”tag” tag=”286″ number_of_posts=”5″ sub_categories=”no” show_more=”no” post_type=”post”]




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı