Taktığım konulardan biri da budur benim…
“Halk en iyisini bilir, en eyi öğretmendir…”
Doğrudur.
Her şeyi söyleriz…
Günün sonunda da halkın verdiği karara saygı duyarız.
Ama gerçekten doğru mu?
Halk bilir ama, ne yapar?
Ya da halkın bildiği, “demokrasi” mi?
Bu soruların cevabı çok önemlidir.
Bu dönemde, UBP- DP hükümetini çok eleştirdik.
Yaptıkları ile…
CTP- DP ve CTP- UBP hükümetini de çok eleştirdik…
Yapmadıkları ile…
Günün sonunda ne var elimizde?
Aday sıralama listeleri…
Bakanlık yapanların tamamı ön sıralarda…
“Kemal Dürüst ikinci sırada çıktı” diye, “halk cezalandırdı” sanıyoruz…
Binlerce yeni vatandaş, adaletsizlikle…
Mahkemeden dönen kararlar…
Anayasa mahkemesinde iptal edilen uygulamalar…
Arazi talanı…
Çarpık kentleşmeler…
Artan kadın cinayetleri…
Cezaevinin artan nüfusu…
Ve trafik…
Allah
Aşkına
Bu toplum, trafik sorununu çözecek bakanın “büstünü” dikecek yerde…
En az icraat o alanda…
Halk bilir öyle mi?
Ne diyoruz biz…
“Halk bilir…”
“En iyi öğretmen halktır…”
Halk bilir ama neyi?
Öğrendiğini öğretir ama neyi?
Yalanı…
Talanı…
Vurgunu…
Torpil düzenini…
Halkın şimdi bulduğu…
Öğrendiği bu…
Gelecek nesillere aktardığı da bu…
“Hatır tutarak” oy veriyor herkes…
Nedir bu hatır?
İş, kredi, arazi…
Karşılığını sandıkta istediği kamu kaynağını dağıtan siyasetçi profilini çok seviyoruz.
Oyumuzu da ona veriyoruz.
Sonra da diyoruz ki, “Bu halk unutmaz, bilir…”
Oggalı bir “Ölünün goca körünü bilir” diyeceğim ama ayıp olacak…
Bu nedenle demeyeceğim…
Üyede olmadı, sandıkta…
Bu topluma ciddi acılar yaşatan siyasetçiler oldu son dönemde.
Torpili, haracı, lüks yaşamlarını gözümüzün içine içine soktuklar…
Doymadılar…
Utanmadılar…
Sonuç?
“Kendileri yedi ama bize de dağıttı” diyen kitle, tamamına sahip çıktı…
Listelere bakın…
Hepsi aday…
Ne bekliyordu herkes…
“Efendim, üye gidecek ve gereğini yapacak…”
Yapmadı…
Şimdi ne deniyor?
“Üyede kriz çıksın istenmedi, halk sandıkta dersini verecek…”
Ben ize bir şey söyleyim.
8 Ocak sabahı hepsi meclistedir.
“Pire ısırdı çık yukarı” misali, “temiz devlet yapısı, adil kamu düzeni” diye yırtınanlar…
Boşa umut beslemeyin…
Bu memlekette, “değişim” isteyenlerle, statükonun değişimini isteyenlerini orana vurun…
“Kamu kaynağından beslenenlerin ve bunun devamını isteyenlerin sayısı” fazladır.
Yani statükonun bekçileri oradadır…
Sandıkta da ders vermez.
Aksine, sandıktan çıkarır…
Ben sonda söyleyeceğimi baştan söyleyim de…
Herkes hesabını da ona göre yapsın…
































