Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Haliyle sorun olacak

Eskiden Kıbrıs’ta yapılan sünnet törenlerinin özellikleri zamanımızda yoktur.


Çocuklar güzel elbiselerle giydirilir,
Binecekleri atlar süslenir.
Şehir, kasaba veya köy içinde tur atılır,
Atlıların arkasından kalabalıklar ve oyuncu cengiler yürür,
Sonra camiye gidilip namaz kılınır,
Sünnetten önce yedi gün eğlenceler düzenlenir,
Sünnet anında çocuğun ağzına tuz konur,
O sırada çocuk başparmağını kaldırarak,
“Ya ilahe illallah ve Muhammed Resul Allah” diye bağırırdı.

Birçok şey gibi bu gelenek de kaybolmuştur.
Tuz gidip yerine lokum gelmişti.
At gidip yerine araba konmuştu.
Camiye gitmek ve la ilahe çekmek unutulmuştu.

Şimdi birçok kimsenin sünneti doğuştan gerçekleşmekte.
Ama törenler de yapılmıyor değil.

Gün gelecek, insan vücudundan canlı canlı parça alınmasının anormal bir yaklaşım olduğu idrak edilecek.

Artık çocuğun ağzına tuz ya da lokum koyan mı var?

Peki, nedir bu?
Zihinsel dönüşüm mü?

Böyledir.
Kendi gelenekleri ile ahlaki değerlerini oluşturan toplumlar değiştikçe, birtakım değerleri terk edebilirler.

Zihinde yeni düşünceler eskilerin yerine ikame edildikçe iyiye doğru gelişmeler sürüp gidecek.

İnsanlığın kavgası arsızlığa karşıdır.
Arsızlık, bir aslanda ya da ayıda olduğu kadar, insanoğlunda da mevcuttur.
Ancak aslan açken saldırmaz.
İnsan ise düşünebildiğinden egolarına yenilir.
Tokken de saldırır.
Midesi doyar, gözü doymaz.

Kargaşa bundandır.

Ego “ben, benlik ve kendilik” demek.
Şu tarif önemli:
“İnsanda (…) dürtüler, istekler, eğilimler, biyopsikososyal gelişim esnasında ego dediğimiz bir yapı şeklinde kristalize olup örgütlenirler…”

Anlaşılıyor ki insan egosu sürekli değişebilmekte, şekillenebilmektedir.
Bu özelliği çok yüksek yaşayanlar eğer siyasilerse durum vahimdir.
Bir toplumun doğal gelişimini kendi siyasi görüşleri yüzünden değiştirmeye çalışmak, onun siyasi görüşlerini egosuna teslim etmekten başka bir anlam taşımaz.

Kimse, sünnet çocuğuna tuz verilirken, bir yasa çıkartıp “bundan gayrı lokum verilecektir” dememiştir.
Her şey kendi seyrinde etkileşim süreci içinde gelişmiştir.

Bir siyasi iktidar kendi ülkesine yetmezmiş gibi başka bir ahaliye durduk yerde din dayatırsa,
Haliyle sorun olacak.
Sorunun nedenlerinden biri, o egonun kendini ele vermesindendir…

Kıbrıslı Türkler Gazi Mustafa Kemal’in düşüncelerini kalben izlemişlerdi.
Sömürge yönetimine rağmen.
Şimdi yapılanları kalben ret ediyorlar.
Ankara yönetimine rağmen…