Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Haklı” kimsenin umurunda değil

“Ben haklıyım…”

“Yok ben haklıyım…”
“Ben O’nu kesmedim ama o beni milletvekilliği seçiminde kesti…”
“O’nun bana yaptığını ben O’na yapmadım…”
“Kapı kapı gezdiler, hem para da dağıttılar…”
“Ahlaksız…”
“Hırsız…”
“Vicdansız…”

“Arkadan hançerledi…”
“Rüşvet teklif etti…”
“Rüşvet yedi…”
Bu sözler, genel seçimlerin ardından bir süreliğine gömülen “savaş  baltalarının” yeniden çekildiği CTP’lilere ait…
Herkes haklılığını ispat etmeye çalışıyor ya… “En ağır suçlamalarla…”
Ve suçu karşısındakine yıkma çabası var ya…
40 yıllık gelenek, disiplin, 4 günde yerle bir edildi ya…
Bu “hır- gür” içerisinde fark ettiğim bir şey var…
Toplum, “acı, öfke, tepki, sinir ve nefret” içerisinde izliyor bu süreci.
Kavganın tarafları “birlikte kaybetmeye” devam ederken…
“Haklı kim?” sorusunun cevabı kimsenin umurunda değil.
Haklı, kimsenin umurunda değil.
Enteresandır, kavganın tarafları dışında kimse, “haklı kim?” bakmıyor bile…
Sadece, acı, nefret, öfke içinde seyrediyor…

***

Son günlerin en güzel haberi

Ülkemizde hızla artan kanser vakaları…
Yabancı ülkelerde yaşamını yitiren yüzlerce Kıbrıslı Türk…
Önleyici tedbirlerin alınmaması…
Kansere yakalananların sayısındaki artış…
Sadece “kanseri” yazsak, aslında başka iş yapmamıza gerek kalmaz.
Maalesef, bu ülkenin “kötü kaderinden” biri de budur.
Kanser hastalıkları ile ilgili “neden?” sorusuna yanıt aranmaz…
Sadece, “kanserden ölenin arkasından” ağlanır…
Çevresel faktörleri önlemek gibi bir gaile yoktur…
Gıda denetimi halen çağdaş ülkeler seviyesinde değildir.
Yediğimiz, içtiğimiz, soluduğumuz havanın kalitesi…
Buna yönelik, toplumu rahatlatacak adımlar yok…
Önleyemediğimiz gibi, yıllardır tedavi de edemiyorduk…

Bu, daha da acı bir noktaydı.
Dediğim gibi, yüzlerce Kıbrıslı Türk, sürünerek yurt dışına gidip, tabutla döndü.
Aileler büyük acılar çekti.
Şimdi tıp daha da ilerledi.
Tedavi yöntemleri daha da gelişti.
Onkoloji, ayrı bir hastane olarak tercih edilmeye başlandı.
Bunun için büyük paralar harcandı.
Dünya bunlarla uğraşırken, biz bunun gerisinde kaldık.
Kapıların açılması ile birlikte, her gün bir minibüs dolusu insan tedavi için Güney’e yöneldi.
Güney’den buraya taşınmaya başladı tabutlar…
Önce KKTC’ye ayrı onkoloji hastanesi yapılmasına karar verildi.
İhale süreci çok aksadı…

En nihayetinde, Merkezi İhale Komisyonu kararını açıkladı.
Tüfekçi Ltd. ihaleyi aldı.
Bu, son dönemde, toplumu rahatlatan en önemli gelişmelerden biri…
“Onkoloji Hastanesi sevinç mi yaratır?” diyebilirsiniz…
Ama, artık, “insandan yana” bir adım atılmasını o kadar özlemiştik ki…
Umarım, belirlenen süre içerisinde, tam donanımlı bir onkoloji hastanesine kavuşabiliriz…