Köşe Yazarları

Hade Temizleyelim kampanyasının acı acı düşündürdükleri


Lets Do It – Hade Temizleyelim  kampanyası, 5 Haziran  günü  ülkemizde yaklaşık 10 bin kişinin katılımı ile gerçekleştirildi. 5 saat içerisinde, ülkenin her yerinde, gönüllüler, kendilerine verilen sorumluluk bölgelerini temizleyerek ve tonlarca çöp toplayarak çok büyük bir  çevre temizliğine imza attılar. Katılanları ve organizasyonu sağlayan başta Çevre Platformu ile Başbakanlığı ve diğer kurumları tebrik  ediyorum. 2 aylık yoğun bir çalışma, başarı ile sonuçlandı.Ayrıca,gönüllülerin yaptığı bu temizlik hizmeti, devleti ve belediyeleri de, oldukça yüklü bir maddi masraftan da kurtarmıştır.Hatırlanacağı gibi, belediyenin grevde olduğu dönemde, Lefkoşa’nın temizlenmesine milyonlar harcanmıştı.

           Bütün ülkenin belediye sınırları içinde olduğu düşünüldüğünde, 5 saatte bu kadar fazla çöp toplanmasının, belediyeler tarafından da iyice değerlendirilmesi gerekmektedir.

Lets Do It, 2008’de Estonya’da başlayan ve dünyanın birçok yerinde gerçekleştirilen uluslararası bir temizlik hareketidir. 110 ülkeye yayılmıştır. Bu kampanya’nın bundan sonra geleneksel olarak ülkemizde tekrarlanması çok faydalı olacaktır.  Bu kampanyanın aslında en büyük amacı, çevre ve çevre temizliği  konusunda toplumda  duyarlılık, farkındalık ve dikkat yaratılmasıydı. Bu başarıldı diye düşünüyorum. Çünkü 5 saatte bir ülkenin temizlenmesi zaten imkansızdır. Maksatın hasıl olması için bu bilincin yaratılması gerekmektedir.

Bu kampanya da, ortaya çıkan en önemli husus da şu olmuştur. Temizlik kampanyaları çok önemlidir ve yüksek katılım olduğu zaman işe yaramaktadır. Ancak, temizlik dışındaki en önemli faktörde kirletmemektir. Siz, çevreye duyarlı olup, sorumluluk bilinci ile  hareket edip, çevreyi kirletmezseniz sorun zaten büyük oranda çözülmüş olacaktır.

            Bu kampanyanın yanında, CMC atıkları,Filtresiz elektrik santralleri,denizlerimizi kirleten yakıt ve kanalizasyon atıkları,taşocakları v.b sorunları da çözdüğümüz  taktirde, çevre kirliliği konusunda ülkemize  en büyük katkıyı yapmış olacağız.

            Temizlik ve çevreyi kirletmemek bilinci, insanlara önce ailede  sonra da okullarda verilmektedir. Kişi, bu bilinci küçük yaşlarda edinmektedir. Çocuk, ailesinden ve eğitim aldığı kurumdan bu bilinci layıkıyla alırsa, bunu hayatı boyunca doğru uygulayacak ve çocuklarına da bu bilinci doğru aşılayacaktır. Ağaç yaşken eğilir atasözü tam da bu durum ile birebir örtüşmektedir. Bu yüzden, çevre kirliliğinden biz anne ve babalar ile eğitim kurumlarımız doğrudan sorumluyuz. Çevre konusuna, ilgi, dikkat, vicdan ve farkındalıkla, ciddi  anlamda yaklaşmalıyız.

Ülkemiz,  maalesef temiz değildir, sağlıklı bir hayat ancak temiz bir çevre ile mümkün olmaktadır. Bundan dolayı, kişiler, sivil toplum örgütleri, belediyeler ve devlet kurumları işbirliği ve ahenk içinde  temiz ve sağlıklı bir çevre ve toplum  için ortak hareket etmelidirler. Herkes, yaşadığı sokağı, mahalleyi, çevreyi  temizleyerek işe başlarsa, çok önemli bir adım atılmış olacaktır.
Bir diğer önemli husus da, çevreyi kirletenlere ceza uygulanmasıdır. Bu uygulamanın ivedi bir şekilde başlatılması gerekmektedir. Özellikle de, kişi ve firma  bazında ceza uygulamasının mutlaka hayata geçmesi gerekmektedir.

Ülkemizin temiz kalabilmesi ve kirletilmemesi için aile ve okul eğitimi kadar, cezanın da önemli bir rolü vardır.

Son olarak, Kampanya esnasında yaşadığım bir gözlem ve tespitimi de sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim kampanya’ya katıldığım bölge, Boğaz ile Gönyeli Çemberi arasındaki, otoban dediğimiz anayoldu. Yolun sağını, solunu, refüj alanı ve yol kenarlarındaki ağaçların  çevresini  temizlemeye çalıştık. Gördüğüm kirlilikler karşısında irkildim, kanım dondu. Arkadaşlarla 5 saat içinde yüzlerce torba atık topladık.

Başta, naylon torbalar, su şişeleri, kola ve  meyve suyu teneke kutuları, içki şişeleri, araba parçaları, kağıt, karton parçaları olmak üzere birçok atık topladık. Düşünün ki, burası bir otoban.Sadece arabalar geçiyor.Bir anayol, bu kadar nasıl kirlenir? Bu kirliliğin en büyük sebebi, maalesef anayoldan geçen araçlardan atılan bütün bu atıklar. Üzüldüm ve kahroldum. Biz ,bu çağda hala arabalarımızdan dışarıya çöp atmaya devam ediyoruz.Demek ki, arabalarımız temiz,yollar ve çevre pis olabilir.Maalesef, toplumda büyük bir kitle böyle bir ruh hali içinde.

Nüfusun %100’ünün okuma-yazma bildiği, büyük bir çoğunluğunun üniversite mezunu olduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Bu bağlamda, okullar ve anne-babalar kendilerini mutlaka sorgulasınlar. Onların yetiştirdiği çocuklar maalesef çevreyi bu hale getiriyorlar.  Bu yüzden, artık çevreyi kirletenleri sorumlu her vatandaş yetkili merkezlere bildirmeli, yetkili merkezlerde bunlara en ağır cezayı kesmelidir.

Sözün özü, çevre temizliği ve duyarlılığı ile ilgili olarak, daha çok fırın ekmek yemek ve daha çok yol gitmemiz gerekiyor. Acı gerçek budur. Dost ,acı söylemeye devam edecektir.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı