Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Güzel oldu, hem de çok güzel…

Geçen hafta bilinçli olarak yaratılan provokasyonlar ve gerginliğin ardından, demokrasiye sahip çıkan kitleler yanıtlarını bir güzel verdiler.

Demokrasi yürüyüşünü kullanmak için tetikte bekleyenler de, avucunu yaladı.

Cuma akşamı o yağmura rağmen, kimilerine göre 7, kimilerine göre 12 bin kişilik kalabalık tam bir disiplin içinde, ne yaptığını bilerek yürüdü…

Türkiyelisi, Kıbrıslısı, Alevisi, Sünnisi, Ortodoksu, kol kolaydı…

Çoluk çocuk, tekerlekli sandalyeyle, yanında oksijen tüpüyle gelen kitle, Kıbrıs’ın Kuzeyinde her türlü aksaklığına rağmen varolan demokrasiye bağlılığını haykırdı…

Bu topraklarda hoşgörü, anlayış, birlikte var olma inancındaki herkese yer olduğunu gösterdi…

Ama aynı zamanda, gerginlik istemediğini de…

Korku salarak bir şeyler elde etme niyetlerine geçit vermeyeceğini…

Meclisi’ne yapılan saygısızlığa tahammülü olmadığını…

Kışkırtmanın hiç bir türlüsüne gelmeyeceğini en güzel şekilde anlattı…

Yine provokasyonu deneyenler olmadı mı..?

Oldu…

Hem de her taraftan…

Ona da izin vermedi kalabalık.

Aksine gereken cevabı en sağduyulu ama kesin bir dille verdi…

Bitti mi, bitmedi…

Gerginlikten medet umanlar hala denemelerine devam ediyorlar.

Ama emin olun, bir kez daha Pazartesi günü yaptıklarını yapamayacaklar…

Tüm siyasiler, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, işlerin nereye gideceğinin farkında, sorumluluk bilinciyle açıklamalar yaptılar…

Bu ortak bilinç, bundan sonra aynı yolu izleyenlere geçit vermeyecek.

Bölücülüğe, ayrımcılığa, kutuplaşmaya el altından hizmet eden de, deşifre olacak…

İyi oldu, hem de beklenenden çok daha iyi oldu.

Hep birlikte bağırdık, “biz buyuz, buradayız” diye…

Varlığımızı, demokrasimizi, kültürümüzü, inançlarımızı ellemeye kalkanlara karşı buradayız…

Bu topraklarda birlikte, kardeşçe yaşamak istencimizi, hoş görümüzü istismar ettirmeyeceğiz.

Bunca zaman sustuysak, sindik ya da sineceğiz sanılmasın…

Suskunluğumuz korkudan değil, asaletimizdendir…

Çeşitliliğimizse, zenginliğimizdir…

Biz 70 bin kişi, on yıllarca nasıl koruduysak varlığımızı, yine koruruz…

Onu da Cuma akşamı gösterdik…

Bir duruştu…

Bir hatırlatmaydı…

Bir hatırlamaydı…

Bir mesajdı…

Hem kendimize, hem herkese….

Ahmet Arif’in dediğinden…

“Kirvem hallarımı aynı böyle yaz…

Rivayet sanılır belki”…

 

 

 

 


 

YERİN KULAĞI VAR

TARİHİ BİR KARAR:

Yeni hükümetin üçlü mü, yoksa dörtlü mü olacağı bugün belli olacak. Dörtlü kolasiyon çalışmaları olumlu devam ederken UBP’nin DP’yi ziyareti ve yaptığı öneriler, DP’nin aklını karıştırmaya yetti. Artık en az dörtlü kadar, UBP-DP-YDP üçlü koalisyonu da gündeme taşındı. Sonuçta yeni hükümet formülünün nasıl olacağı kararını vermek DP’ye kaldı. Bugün toplanacak DP Parti Meclisi, nasıl bir hükümette yer alacaklarının kararını verecek…

 

DP SIRAT KÖPRÜSÜNDE:

Nasıl bir hükümet kurulacağı konusunda son söz DP’nin. Ya “yolsuzluk, partizanlık, peşkeşe son” diyecek, soruşturma açılmasına ve yapanın yanına kalmamasına onay verecek, ya da, “statükoya devam” diyecek… Gerçekten tarihi bir karar olacak bu. Hem DP için, hem ülke için.

 

BAŞKANLIK DİVANI SEÇİMLERİ:

KKTC tarihinde ilk kez 6 partinin temsil edildiği Meclis’te bugün başkanlık divanı seçimleri var. İlk toplantısını olaylı bir şekilde yapan yeni Meclis, bugün yeni bir seçim heyecanı yaşayacak. İlk birleşimde yaşanan kavgaların, hükümet kurma çalışmalarının, bugünkü toplantıya nasıl yansıyacağı oldukça merak ediliyor…

 

İŞ YAPMA ZAMANI:

Ticaret Odası’nın Genel Kurulu’nda ortak bir söylem vardı, hem ticaret erbabından, hem siyasilerden: “artık iş yapma zamanı”… Kaybedecek vakit yok. Erken seçime giderken, ülkeyi bilerek ve isteyerek bütçesiz bırakan UBP’nin yarattığı enkazın etkileri, her gün daha da büyüyor. Çözüm bekleyen sorunlar da öyle. Ne olacaksa bir an evvel.

 

ÇOCUK ARTIK BÜYÜMELİ:

UBP milletvekili Ersin Tatar, “Anavatansız ne ekonomi olur, ne devlet yaşar” değerlendirmesinde bulundu. İyi de bunun tersini söyleyen, brikaç marjinalin dışında birisi yok. Ancak, eğer bir devlet kurduysak, bu devleti tüm kurum ve kuruluşlarıyla, ekonomisiyle yaşatmak da bizlerin asli görevi olmalı. Tamam Türkiye’nin eli üstümüzde olsun, ama artık çocuk da kırk yaşını geçti, kendi ayakları üstünde durmayı öğrensin…

 

NİYET OLMALI:

Yenidüzen gazetesine konuşan emekli Başsavcı Yardımcısı Hakkı Önen, suç işleyen birisinin eğer vatandaş değilse İçişleri Bakanlığı veya mahkemece sınır dışı edilebileceğini; sonradan kazanılmış vatandaşlığı olan bir kişinin de vatandaşlığının iptal edilebileceğini söyledi. Aslında mevcut yasaları bile uygulamayı becerebilsek bu ülkede huzur ve güveni sağlamak daha da kolay olacak ama, niyet lazım…

 

 


ZİRVEDEKİLER

Mustafa Akıncı: “Kıbrıs Türk toplumunun yüzyıllardan gelen bir mayası vardır. Kıbrıs Türkü demokratik, laik, farklı görüşe saygılı, hoşgörülü bir özellik ve kimlik geliştirdi. Herkesin yazdıkları ve söylediklerine dikkat etmesi gerekir… Karşıt görüşte olanlar da, katılmıyorsa dahi, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü adına buna tahammül etmesi gerekir”…

 


DİPTEKİLER

Buray Büsküvütçü (MDP Başkanı): Polisin “izinsiz olarak binaya girip, parti üyelerini zorla parti salonunda toplama girişiminde bulunduğunu” savunan Büsküvütçü, parti merkezinde gündüz saatlerinde yüksek sesle hoparlörlerden sokağa verilen konuşmalar ve marşların provokasyon olduğunu kabul etmezken, “Polisin, partideki arkadaşlarımızı linç etmek için girişimde bulunan kalabalığı dağıtmak yerine, partimizi işgal etmesini kınıyoruz” ifadesini kullandı… Oysa biz oradaydık, gözlerimizle gördük, öyle bir linç girişimi falan yoktu.