Köşe Yazarları

GÜVEN ARTTIRICI ÖNLEMLER SIRA TOPRAK VE YETKİ TAVİZİNDE

Erdoğan Özbalıkçı yazdı







 




        Anastasiadis ile Akıncı’nın gayri-resmi görüşmesi Salı günü yapıldı.



        Görüşmede, iki toplumun yakınlaşması için, güven arttırıcı önlemler konusunda adımlar atılması kararı verildi.      Verilen bu kararlar, gayrı resmi görüşmede alınmış olsa bile çok önemlidir.

        İki liderin uzlaştıkları kararları yeniden özetlersek:

        1-İki lider, mobil telefon operatörlerinin hızmetlerinin, AVRUPA’DAKİ BİR MERKEZ ÜZERİNDEN, her iki tarafta da kullanılabilmesi konusunda SİYASİ KARAR üretti.

        2-Liderler, iki taraftaki elektrik şebekelerinin “kısıtlama olmadan, sürekli olarak birbirine bağlı kalması” konusunda anlaştı.

        3-İki lider, mayın temizleme çalışmalarının devamı konusunda anlaştı. Her iki tarafta, dokuzar bölgede mayın temizleme çalışması yapılacak.Detayları HER İKİ TARAFIN ASKERİ MAKAMLARI görüşecek.

        4-1974 savaşının ardından Kuzey’de kalan, Rum ressamlara ait eserlerin Rumlara iadesi, 1963 öncesi Kıbrıs Radyosunda üretilen, Türklere ait eserlerin videolarının Türklere verilmesi karara bağlanmıştır.

5- Desantralizasyon ana gündem maddesiydi. Anastasiadis, ilkesel bazda, ayrıntılı bir sunum yaptı. Siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılım konusunda tarafların pozisyonunda değişim olmadı.

        Toplumları birbirine yakınlaştırmada, alınan ilk  DÖRT karar, yeni ve etkili kararlardır. Bu kararlarla, her alanda bölünmüş olan Kıbrıs, mobil telefon ve elektrik sistemlerinde bütünleşmeye gitmektedirler. Ayrıca, her iki toplum insanlarının yarattığı eserler, ait oldukları toplumlara geri verilecektir.

        Mayınların temizlenmesi, zaten her zaman bir insanlık görevidir. Bu konuda adımlar atılması, tüm dünyada olumlu karşılanacak bir karardır.

Desantralizasyon konusu Anastasiadis’in, iki bölgeli federasyon tezine karşı geliştirdiği farklı bir federasyon alternatifidir. Bu alternatif ile, güçlü federal kanatlar ve zayıf merkezi hükümet önerilmektedir.

Türk tarafı, zayıf merkezi hükümet önerilirken, bu alanda Türklerin SİYASAL EŞİTLİĞİNİ dikkate almayan uygulamalar olabileceğini düşünmektedir.

Özellikle, Rumların ENERJİ konusunda, Kıbrıs Türklerini dikkate almayan uygulamaları, bu DESANTRALİZASYON önerisi içerisine konabilir. Bu açıdan, Türk tarafı DESANTRALİZASYON konusunda siyasal eşitliğin VAZGEÇİLMEZ olduğunda ısrarlıdır.

Salı günkü buluşma, daha önceki kısır görüşmelerden farklı sonuçlarla, ileriye umut taşıyacak açılımlar sağlamıştır. Ancak bu açılımlar hala çok yetersizdir.

Şimdi sıra, toprak konusunda da yapılabilecek AÇILIMLARA gelmelidir:

Rum tarafı, 1964 yılından beri işgali altında tuttuğu DİLLİRGA BÖLGESİNDEN  çekilme kararı almalı ve mağdur olan Türklerin rehabilitasyonu ile ilgili sorumluluklar üstlenmelidir.

Dillirga bölgesinin işgali, Kıbrıs Sorununda KANAYAN İLK ve ÖNEMLİ bir yaradır.

Kıbrıs Türk tarafı da, Siyasal eşitlik kavramında Rumların adım atması durumunda, Maraş’ın bir bölümünü yasal sahiplerine vermeyi açıklamalıdır.

Zaten, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Maraş’a karşılık, Erenköy’e kadar olan bölgenin Türklere verilmesini yüksek sesle dillendirmişti.

Bu konuda her iki tarafın adımlar atması durumunda, Kıbrıs’taki statüko önemli yaralar alacak ve çözüm yönünde önemli gelişmeler olacaktır.

Liderler, daha radikal ve cesur davranmaları durumunda, Kıbrıs sorunu kısa bir zamanda çözülebilir.

Çözüm de her iki lidere ve halklarına önemli kazanımlar getirecektir.

 

       









Başa dön tuşu