Son 6 senenin en düşük seviyesinde açıklanan ABD istihdam raporu ardından dün akşam Başkan Yellen’in de açıklamaları “bekle ve gör” stratejisini destekledi
FED’in zayıf istihdama paralel yaz aylarında yapmayı planladığı faiz artırımını ötelediğine yönünde inanışların artması ile risk iştahında yeniden tırmanma görülüyor
Bu bağlamda, faiz indirim döngüsünde olan TCMB’ye paralel hisse ve tahvil cephesine yönelik alım isteği USD/TL kurunu teknik anlamda 2,8750 – 2,88 seviyelerine kadar itebilir
Görülmesi durumunda, döviz alma ihtiyacı içinde olan yatırımcıların söz konusu seviyeleri kollaması akıllıca bir yatırım davranışı olabilir
#Brexit veya #Bremain için 16 gün kaldı. Brexit riski konuşulmaya devam ederken piyasaların bu riski henüz tam olarak fiyatlamadıklarını görüyoruz
Biz İngiltere’nin birlik içinde kalacağı ve yılın ikinci yarısında sterlinin güçleneceği bir senaryoya ihtimal tanıyoruz
Piyasa Özeti ve Yorumu
Cuma günü ABD’de açıklanan ve tabir caizse hayal kırıklığı yaratan Mayıs ayına ait istihdam raporu, beklentilerin de hızla değişmesine neden oldu. Hatırlanacağı üzere, son dönemlerde, güçlü tarafta açıklanan makroekonomik verilere paralel birçok FED yetkilisi ve devamında bizzat FED’in Başkanı Yellen’in yaz aylarını işaret eden ve piyasa yorumcularına göre Brexit riskinin atlatılması ile Temmuz ayında % 50 ihtimalin üzerinde fiyatlanan faiz artırım ihtimali dün akşam itibarı ile % 20 ihtimale değişti. Özellikle, Cuma günü beklentilerin oldukça altında kalan hatta son 6 senenin en düşük seviyesinde artış gösteren tarım dışı sektörde istihdam eden kişi sayısının FED’in elini kollunu bağladığını görüyoruz. Tahmin edileceği üzere, finansal kriz döneminden itibaren gevşek para ve % 0 faiz politikası ile ekonomisini ve kurumlarını kurtarmayan çalışan FED, neredeyse % 10 seviyesini aşan işsizlik oranını almış olduğu tedbirlerle % 4,7 seviyesine kadar indirerek yine neredeyse “tam istihdam” seviyesine getirdi. Bu nedenle, iş aramaktan vaz geçenler ve istihdamın tam istihdam seviyesine yaklaşması, gerekse yaşanan grevler nedeniyle tek bir veriye bel bağlamanın yanlış olduğunu düşünsem de, FED’in biraz daha kanıt görmek adına bekle ve gör stratejisine geçeceğini tahmin ediyorum. Bu bağlamda, FED Başkanı Yellen’in dün istihdam raporu ardından ilk kez mikrofon karşısına geçtiği günde ABD ekonomisinin genel olarak güçlü olduğunu söylemesine rağmen faiz artırımı için geçen sefer kullanmış olduğu ve yaz aylarını işaret eden piyasa kominikasyonunu kullanmaması, faiz artırım beklentilerini azaltırken, azalan faiz artışı haliyle risk iştahının da artmasına, hisse senedi piyasalarının ise değer kazanmasına neden oluyor. Halen daha dünyada var olan bol, ucuz ve uzun vadeli likidetinin bir yansııması olarak yatırımcılar reel ekonomi yerine sermaye piyasalarda boy göstermeye devam etmeleri ile isk iştahının aynası olarak görülen ABD borsası S&P dün geceyi tüm zamanların rekor seviyesiye yakın bir noktada tamamladı (son 7 ayın zirvesi). Merkez Bankalarının ellerini son senelerde taşın altına sokarak büyüyemeyen, artmayan tüketim ve devamında deflasyon riskine karşı uyguladıkları parasal genişleme ile piyasaları likiditeye boğma hevesine rağmen ekonomik aktivitenin daralmaya devam ettiğini görüyoruz. Geride bıraktığımız Cuma günü, ABD’de açıklanan zayıf istihdam ve beraberinde ABD ekonomisinin itici gücü olarak görülen hizmetler sektöründe de görülen düşük performans tüm çabalara rağmen işlerin iyiye gitmediği ve bu kadar iyi durumda olduğu düşünülen ABD ekonomisine rağmen FED’in bile faiz artıramadığı bir noktaya geldiğimizi görüyoruz. Bu durumu da pek sağlıklı olarak yorumluyamıyoruz.
Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında ve ABD vadeli endekselerinde hafif de olsa yükselişler görülüyor. Yellen sonrası zayıf dolara paralel altını ons fiyatı 1240 usd/ons seviyesinde işlem görürken, petrolün varil fiyatının da 50 dolar seviyelerine alıştığı ve teknik anlamda güçlü bir direnç seviyesi olarak görülen 54 dolar seviyesine göz kırptığını düşünüyoruz. Petrolün güçlü seyri ister istmez küresel risk iştahını güçlü tutmaya devam ediyor. TCMB’nin şu anda faiz indirim döngüsünde olması ve FED’in de faiz artırım isteğini ötelemesine paralel, % 6,6 seviyesine inen enflasyona paralel TCMB’nin bu ay da faiz oranlarında indirime devam edebileceğini düşünüyoruz. Bu beklentiler ışığında Türk mali piyasalarında temkinli iyimser hava devam edebilir. Borsa ve tahvil cephesine gelecek alımlarla kur cephesinde kademeli de olsa 2,90 seviyesinin altında doğru sarkmalar görebileceğimizi düşünüyoruz. Faiz artırım beklentilerinin ötelenmesine paralel özellikle risk iştahının güçlü seyredeceği günlerde teknik anlamda 2,8750 – 2,88 seviyelerine kadar geri çekilme görülebileceğini ancak orta vadeli bir bakış açısı ile söz konusun seviyelerin görülmesi durumunda döviz alma ihtiyacı içinde olan yatırımcılar tarafından kollanması gerektiğini düşünüyoruz. Haftanın geri kalan kısmında Çin’de açıklanacak önemli veriler ve içerde büyüme rakamları yakında takip edilecektir.
































