Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

GÜNEY’İN TEHLİKELİ OYUNU: (AKINCI GEREKEN UYARISINI YAPMALIDIR.)

Çözüme çok yakın olmadığımızı Anastasiadis’in “Mart”ta zor” açıklaması zaten ortaya koyuyor! Şu halde gelin bugün de “müzakere sürecine  daha çok uzun yıllar süreceği söylenen “bölgedeki” savaşlar gerçeğinden bakalım.. Ki artık şunu anlamamız gerekiyor: Bu savaşlar öyle iddia edildiği gibi Terörist Gruplarla Federasyon Güçleri arasında olagelmiyor. Resmen “donanımlı ordular” arasında karşı karşıya çarpışmalarla gerçekleşiyor! Yani İşid’i öyle havadan vurmakla geri püskürtmek gibi bir olay yok! Nitekim aylardır başlarına  bombalar yağıyor ama yerlerinden kıpırdamıyorlar!
SAVAŞ SONUNDA: Bölgede yeni devletlerin kurulacağı ortak görüş haline geliyor. Büyük olasılıkla “Demokratik Birlik Partisi” PYD hem Özgür Suriye Ordusu hem de  Baas partisi ile çatışmalarının ödülü olarak Türkiye’nin Güney’inde devlet kuracak.. Zaten artık Rusya’nın da desteğini alıyor. Türkiye’ye göre PKK ile iç içe olan PYD Federasyon safında İşid’e karşı çarpışan güç durumuna getiriliyor.. Ötesinde İran’ın desteklediği Şiiler var muhtemelen Suriye’de kendi özerk bölgelerini oluştururlar… Falan…
RUM TARAFININ OYUNLARINA BAKALIM: Güney yine  o tehlikeli oyunlarına başladı. Müzakereler devam eder ve bir Federal sistem olasılığı üzerinde çalışılırken, “adanın tek egemen devleti”  olarak ve geleceklerin çözümünü de hiç dikkate almadan, aslında “pervasızca” diyeceğimiz bir siyasi tutumla Rusya’ya Limasol  limanını ikmal amaçlı olarak açabileceğini açıklıyor. Nitekim  Rus Dışişleri Bakanı Lavrov’un geçtiğimiz günlerde Güney’i ziyaret ederken böylesi bir teklifte bulunduğu, Rum sözcü Kasulidis’e göre de  “insani amaçlı” olduğu için uygun bulunduğu haberleri var! Öte yandan Güney Rum Yönetiminin Rusya’ya Baf’ta üs vereceği de söyleniyor! Tabi bu ikili ilişkiler karşılığında Rum’un daha çok silahlanacağı da ayan beyan ortaya çıkıyor!
TÜRK TARAFI NE YAPIYOR: Görünüm  şu: Deve kuşu gibi başını kuma sokmuş, gerisini ayazlatıyor! Oysa Müzakereler başlarken Federal sistem konusunda  neydi varılan uzlaşı?  Tek Devlet, tek yurttaşlık ve tek uluslararası temsiliyet!             Yani iki kurucu devlet Kıbrıs adına istediği gibi anlaşmalar yapamayacak, ortak çıkarlar gözetilerek ortak kararlar saptanacak.
Oysa müzakereler devam ederken ne yapıyor Rum tarafı? Bölgede yıllarca süreceği söylenen savaşı bahane ederek önüne gelen ülke ile anlaşmalar imzalayıp  askeri tatbikatlar yapıyor, limanlarını Rusya’ya peşkeş çekiyor!
Sn. AKINCI TEPKİ KOYMALI.   Çünkü “Türkiye’nin garantörlüğünü kesinlikle kabul etmem” diyen Rum tarafı tüm adanın devleti olarak hareket ederken bir gün bölgedeki ateş yalazlarının üzerimize de sıçrayıp bizi yakması muhtemel  oyunlar tezgâhlıyor! Ki unutulmamalıdır. Şu anda daha uzun yıllar sürecek bir Türkiye-Rus dalaşması  söz konusudur ve Rum tarafı Rusya’yı adaya davet ederken bu dalaşı Kıbrıs’a da bulaştıracak tehlikeli oyunlar oynamakta, müzakereleri dinamitlemektedir! Her halde Sn. Akıncı masada uyarısını yapması, Ortadoğu’daki ateşin dışında kalmanın “müzakerelerin sağlığı ve çözüm için gerekli olduğunu Anastasiadis’e anlatmalıdır.”    

**********      

DEVLET YÖNETMEK: (KULÜP YÖNETMEYE BENZEMEZ!)
Devlet yönetmek kulüp yönetmeye bezemez! Bilgi ister, deneyim ister, devlet kademelerinde uzun süre çalışma ister,  kanunlara  kuramlara  vakıf olmayı ister….
Dahası kadro hareketi ister, fedakârlık ister, hakçasına politik uygulama ister, çok iyi maliyeci, çok iyi tarım uzmanı, çok iyi doktor, çok iyi öğretmen… Olmayı ister…
Yine yetmez basiret, teenni, anında ve en doğru kararı verecek yetenekte zekâya dayalı refleks ister. Mesela İnönü gibi kafasında kırk tilki dolaşırken kuyruklarının birbirine değmeyeceği politik kurnazlık ister…
Pekala ne istemez? Yukarıdakilerin tersi “olguları” bir, popülizmi, partizanlığı, kişisel çıkarları, fantastik gösterileri istemez iki!
BU NEDENLE: Bu hükümetin ve son zamanlarda gelip giden hükümetlerin  Bakanlar Kurulu  “istenenlere” karşın “istenmeyenlerin” Yönetimi durumuna düştüğü için memlekette hiçbir kurum ayakta kalmamıştır!” Çünkü devlet “yönetilemiyor!”
Mesela: Adam doktordur kamuda çalışmadan, yoğrulmadan seçilir Bakan olur! Ve tabi ne olur, Sağlık Bakanı da olsa “Devletin Bakanı olarak değil, Hastahanenin doktoru olarak çalışır!” Sonuç Sağlık servisleri haşat!
Adam parti kademelerinde çalışırken, “şimdilik benden  bakan olmaz” demesini bile beceremeden sırf fantaziya uğruna ilk teklifle Bakanlığa atlar! Sonuç, yüklendiği Bakanlığı götüremez olanlar Devlete olur!
Ha, denecek ki “müşavirleri vardır, müsteşarları vardır, müdürleri vardır, memurları vardır…” Onlar da Bakanla birlikte çalışırlarken “deneyim ve bilgi sahibi olurlarken, ta olsunlar  önce Bakanı sonra devleti yakarlar! Çünkü bu ülkede halâ Kamu Görevlilerinde  “işe göre değil, adama göre, partiye göre  istihdamlar yapılır.. Böylesi bir kısır döngüde devlet çarklarının dönmesini beklemeyin, mümkün değildir.            

   **********    

    KISACA TAKILDIĞIM. (BELEDİYELER DEVLETTEN ARİ DEĞİLLERDİR.)     

Şimdilerde bazı CTP işgüzarları yeni bir atraksiyon sergiliyorlar:   Tıkanıp iş yapamaz duruma gelen Hükümeti az biraz havalandırıp nefes almasını sağlamak için Devlet organlarından birisi olan Belediyeleri töhmet altına iterek halkın gözlerine sokuyorlar.  Oysa Devlet dediğinizin tüm “kurumları” Belediyeleri ile birlikte çalışamaz duruma düşmüşse, bunun yegane sorumlusu “devleti yöneten mevcut Hükümettir!” Dolayısıyle “devleti” ayrı “belediyeleri” ayrı özerk yapılar olarak yorumlayıp tüm başarısızlıkları “belediye başkanlarının” üzerine yıkıp Hükümeti dışta bırakmak, mesela daha berbat durumdaki Sağlık Sevislerini, Eğitimi, Tarım sektörünü,   Hayvancıları, Narenciyecileri… De Hükümetin yarattığı bozuk düzenler dışında tutmakla eş olmuyor mu? Yani şimdi Yenierenköy Belediyesi Başkan ve meclisi  çalışanlarına keyfinden mi maaş veremiyor? Yahut Mağusa Belediyesi kısa sürede borca batarken Devlet Kutup yıldızı gibi pırıl parıl mı?
FAKAT NEDİR OLAY:  CTP ağırlıklı başarısız Hükümetten dolayı isteseler de başarılı olmalarına imkân bulamayan Belediyeleri günah keçisi yapmak! Ki bu belediyeler “Devletin kanunlarıyla çalışır.. O kanunları değiştirmek elinizde! Varsa gücünüz yapın hem kendinizi hem belediyeleri kurtarın!