Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Günah keçisi aramayın…

Devletin 3 milyonu sırra kadem basalı tam 5 gün oldu.
Banka, üstü kapalı bir açıklamayla “Sorumlular açığa alındı” dediyse de, bu vicdanları rahatlatmadı. Eğer para transferleri her zaman başka türlü yapılıyorsaydı, neden bu defa böyle oldu? İlginç değil mi? Bence doğrusunu anlamak için polisin ve hükümetin yapılacak soruşturmada, sadece yönetimi değil, tüm personeli dinlemesi gerekir. Kimse böyle bir parayı, rutinin dışına çıkarak, kendi aklıyla, hurda bir kiralık arabayla taşımaya karar veremez. En azından bir önceki transfer işinin nasıl yapıldığı ortaya çıkarılmalı. Eğer o da böyle bir yolla yapıldıysa, sorumluyu aramaya da en yukarıdan başlanmalı.
Bu arada Genel Müdür Gülhan Alp’in döneminde bu skandal ilk değil. Gülhan Alp’i hatırlarsınız. Hani Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın, İrsen Küçük’e “Senin maaşın kaç, Müdürünün maaşı kaç” sorusunu yöneltmesine sebep olan kişi. Küçük kendi maaşını 7 buçuk 8, Müdürün maaşını 14-15 diye açıklamıştı. İşte o Müdür, Kooperatif Merkez Bankası Genel Müdürü Alp’ti. O yıl 13. maaşlarla birlikte, yine aynı bankada Müdür Vekili olan eşiyle birlikte evlerine 45 bin lira girdiği dillere düşmüştü. O kazanç, o günden bugüne artarak sürdü.
Olay Alp’in maaşı değil tabii. Ama o kadar yüksek maaşı insana ne için verirler? Vatandaşın paralarını güvenle teslim ettiği bankayı, hatasız idare etmesi için.
Oysa bu ismi düşündüğümüzde, aklımıza hiç hoş şeyler gelmiyor. Hani bir zimmete para geçirme olayı olmuştu da, memurun bir yakını o parayı bankaya iade etmişti ve söz konusu çalışan da istifa edince olay kapatıldı havası yaratılmıştı. Genel Müdür Gülhan Alp de, basını susturmaya çalışmıştı…
Sayesinde tüm toplum olarak “besleme” hakareti işittiğimiz yetmezmiş gibi, bakıyoruz yönetimindeki banka, ne vatandaşın, ne devletin parasına sahip çıkabiliyor.
Şimdi aradan bunca gün geçtikten sonra, paranın bulunması konusunda umutlar sönmeye başlarken, gözler soruşturmada.
Yukarıda saydığım iki olayda Gülhan Alp’in görevden alınması için bildiriler yayınlayan CTP’nin şimdi ne yapacağı, ya da Alp’in kendisinin ne yapacağı merakla bekleniyor… 

                        
                                                *****

YERİN KULAĞI VAR
HEMEN İSTİFA EDİN:
3 milyonluk soygun sonrası Banka Yönetim Kurulu ve tüm üst kademedekiler birilerini suçlamak, sorumluluktan kurtulmak yerine istifa etmelidirler. Ama görüyoruz ki, istifa etmek yerine birilerini suçlayarak kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Konu gayet net ve açık. Hiç eveleyip gevelemeden, hemen istifa ediniz…

SONUNDA UYANDI:
CTP hükümete geldikten sonra toplumlararası görüşmelere müdahil olacağını ve masada yaşananları yakından takip edecekleri sözünü vermişlerdi. Aylardır gündemin dışında kalan CTP’nin aklı öyle gösteriyor ki, Eroğlu ile Anastasiadis arasında yaşananlardan sonra başına gelmiş. Onlar da haklı, parti içi kavgalardan fırsat bulamadılar ki… 

ERKEKLER ÇOK KIZACAK:
Meclis Başkanı Sibel Siber verdiği bir röportajında, “Ben kadının yönetsel yeteneklerini ona doğanın bahşettiğine inanıyorum. Kadın birçok işi bir arada yapabiliyor; birçok işe aynı anda organize olabiliyor. Eğer iyi bir ekiple de çalışıyorsa, biraz da donanımla bu işler başarılabilir. O nedenle kadın siyasetçiye güvenin artacağına inanıyorum” sözleri, sanırım erkek milletvekillerimizi çok üzecek. Ama söyle bir düşündüğümüzde Sibel Hanım fazla değil, eksik bile söylemiş…

O İŞ ÇOKTAN BİTTİ: Tel-Sen, Kuzey Kıbrıs Turkcell’e verilen fiber optik kablo döşeme izninin, Telekomünikasyon Dairesi’nin yok olmasına yol açacağını savundu. Daire çoktan yok oldu da sizin haberiniz yok. Türkiye ile varılan mutabakat çerçevesinde Telefon Dairesi, özelleşecek kurumlar arasında ilk sırada yer alıyor. Verilen bu izinler de, özelleştirme için alt yapının hazırlanmasına  yönelik…

DAHA ÇOK GÖMECEĞİZ:
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs konusunu tarihe gömmek, Rumlarla adadaki gerçeklere dayalı bir antlaşma yapabilmek için samimiyetle yoğun bir gayret içinde bulunduklarını söyledi. Elli yıldır göme göme, Kıbrıs sorununu değil, binlerce insanımızı tarihe gömdük. Bu gidişle de daha çoğumuzu gömeceğiz…

NİYE YARDIM TOPLANMASIN Kİ:
Vakıflar Yönetim Kurulu Başkanı Rauf Ersenal’ı anlamakta zorlandım. Camiler her zaman cemaatten yardım toplar. Bu Türkiye’de de böyledir. Yeter ki, toplanan paraların akıbeti belli olsun. Yani denetlensin. “Yardım toplayın” denilmesini, talimat ya da baskı olarak değerlendirmemek gerekir. Sonuçta gönüllü olacağı kesin. Toplamı 6 milyon olan elektrik borçları ortada. Camiye giden de bir katkı yapsın, gerekirse, bir de dernek kursunlar, sosyal dayanışma yapsınlar, fena mı olur..?

ZİRVEDEKİLER

John M. Koenig: ABD’nin Kıbrıs’taki Büyükelçisi koenig, Twitter’dan bayram mesajı yayınladı ve Kıbrıslı Türkler ve inancın bölünmeleri bitirdiğine, umutları büyüttüğüne inananların bayramı kutlu olsun dedi. Thank you Mr. Koenig.

DİPTEKİLER
Sendikalar: Dün de yazmıştım, bayram nedeniyle cicili bicili kutlamalar yapanlara olan tepkimi. Ülkemizdeki sendikalar da yayınladıkları mesajlarda, insanların çocuklarını sevindiremez hale geldiğini ifade ederek, emekçiler için ülke koşullarında kutlama yapacak bir ortamın bulunmadığını kaydetmişler. Peki ama, bu kötü gidişe dur diyecek olan sizler değil misiniz, mesaj vermeye gelince mangalda kül bırakmıyorsunuz…

Foto Gündem…

Ramazan Bayramı nedeniyle Kıbrıs Türk ve Kıbrıslı Rum liderin vardığı mutabakat altında KKTC’den yaklaşık bin kişi özel bir organizasyonla Hala Sultan’a gitti