Köşe Yazarları

Gözler susmaz


Dil gizlenebilir, pusu kurabilir, bir yılan gibi sokabilir, gerçeği söyleyebildiği gibi yalanı da söyleyebilir.

Göz öyle değildir.

Kendini hemen ele verir. Yalanla gerçek, dürüstlükle namussuzluk gözlerde gizlenemez.

Yalan da, doğru da gözlerden okunabilir.

Ve daha ileri giderek şu belirtilebilir ki aşk da, sevda da, öfke ve kızgınlık da, şefkat ve iyilik ve kötülük de gözlerde görülebilir, sezilebilir, okunabilir…

İsa’yı huzuruna çağıran Yahudiye Valisi Platus’un aklı karışıktı.

Dili başka gözleri başka söylüyordu adeta.

Bir taraftan İsa’nın suçsuz olduğuna inanıyor, bir taraftan kahinlerin ısrarları karşında ne yapacağını kestiremiyordu.

Ya kahinlerin isteği üzerine İsa’yı idam ettirecekti, ya da onu serbest bırakacaktı…

Platus’un bu ikilemli tutumu tarihe geçmiştir.

Kimileri onu suçsuz bir insanı astırmakla suçluyor, kimileri onu “aziz” olarak görüyor…

İktidar sahipleri iktidarlarını koruyabilmek için her türlü çelişkili tutumu sergileyebilirler.

Dilleri sırasında zehirli bir yılan gibidir, sırasında dua eder gibi.

Dilleri başka, gözleri başka şeyler söyler gibidir.

Platus’un durumu neydi?

Valilik makamını korumak; Roma imparatoruna (Tiberius) yaranmak mı?

Yoksa İsa’ya sorduğu “Gerçek nedir?” sorusunda olduğu gibi gerçeği aramak ve ne olursa olsun gerçeğin arkasında durmak mıydı?

Platus “gerçek nedir?” diye sorduğuna göre gerçekler hakkında da aklı karışık olmalıydı.

Fakat ne olursa olsun, neticede güçlü Roma İmparatorluğunun bir valisiydi ve onun önceliği makamını korumaktı besbeli.

Gerçek olan, İsa’nın duruşuydu.

Her şeye rağmen ve nihayetinde çarmıha gerileceğini bilerek bildiğinin arkasında durmuştu, eğer yazılıp çizilen bütün şeyler “gerçek” ise…

“Gerçek” üzerine kadim çağlardan günümüze kafa patlatılmakta olmasına rağmen bu kavram etrafında fikir birliğine varıldığı görülmüş mü?

İnsanoğlu o kadar bencil, kendi etrafında dönen, kendi çıkarını kollayan bir varlık ki, “gerçek” herkesin etrafında şekilden şekile girebiliyor; herkes kendi gerçeğini oluşturabiliyor…

Günümüzde de gözleri başka dili başka söyleyenlerin oluşturduğu birçok çarpıcı örnekler vardır.

Böyle bir durum geniş halk yığınlarını etkileyebilen hırslı politikacı liderlerde sıkça görülmektedir.

Dilleri başka şey söylerken, gözlerinde başka şeyler okunabilmektedir…

Platus’un durumu belki de acınacak bir durumdu.

İsa’yı çarmıha gönderirken dilinden başka, gözlerinden başka kelimeler okunuyordu…

En dikkat edilmesi gerekenler dilini bir pusuya yatırır gibi saklayanlardır.

Onların dillerinden çok gözlerine bakacaksınız.

Gözler susmaz…

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı