Yeni yıldı, yeni umutlardı derken, bir yılı daha geride bıraktık. Artık gözler önümüzdeki Pazar yapılacak seçimlere çevrildi.
Belki de yıllardır ilk kez sonucu bu kadar çok merak edilen ve tahminleri altüst edebilecek, sürpriz bir seçime gideceğiz. Sandıktan ne çıkacak şimdilik kimse bilmiyor. Partilerin bir çoğu kendisini iktidarın en büyük adayı, hatta tek başına iktidar görüyor. Daha mütevazi olanlar ise kendilerine, kilit parti rolünü layık görüyor…
Son düzlüğe girdik… Partiler artık son kozlarını oynayıp, seçimleri iyi bir yerde bitirmeyi hedefliyor. Öyle tek başına iktidar söylemlerinin prim yapmadığını ve sandıktan tek başına bir iktidarın çıkmasının oldukça zor, hatta imkansız olduğunu onlar da en az bizim kadar biliyorlar. O nedenle esas hedefleri, partilerini sandıktan birinci çıkartmak. Zaten son açıklamalardan da görüyoruz ki daha şimdiden, kim kiminle ortaklık kurabileceğinin hesabını yapıyor…
“Hiçbir partiyle koalisyona girmem” diyenler bile artık, “programımızı uygulayabileceğimiz parti ile” demeye başladı. Şu ana kadar birçok parti, UBP ve DP dışında oluşabilecek bir koalisyon için kapısını aralık tutuyor. Zaten UBP’nin de gayreti, barajı geçip yeterli sayıya ulaşan DP ile yeniden bir koalisyona gitmektir sanırım. Diğer partilerin kendileriyle ortaklık yapmak istemediğinin farkındalar. Bu iki parti iktidar için yeterli sayıyı bulur mu, bunu söylemek için henüz erken. Çünkü DP’nin durumu da sürpriz…
Sokağın görüntüsü, konuştuğumuz insanların tahmini, sandıktan birinci olarak çıkacak partinin, en çok 20 vekil çıkarabileceği yönünde. Zaten 4-5 partinin barajı geçebileceğini düşünürsek, birinci gelen partinin 18-20 civarında bir vekil çıkaracağını söyleyebiliriz…
Peki ama son haftaya partiler nasıl giriyor gelin bir de ona bakalım. UBP kemik oylarıyla şu an için ülke genelinde rakibi CTP ile birinci parti olma mücadelesi veriyor. Genel Başkan Özgürgün’le ilgili iddialar belli ki kendi tabanını pek etkilememiş. Seçim öncesi Parti zarar görmesin diye, hesaplaşma seçim sonrasına bırakılmış. Konuştuğumuz birçok UBP’li, Özgürgün sandıktan çıksa bile (ki birçoğu sandıkta kalacağına kesinlikle inanıyor) seçim sonrası olağanüstü bir kurultay sürecinin yaşanacağından eminler. O nedenle şimdilik görmezden geliyorlar…
Basında yer alan ve Hüseyin Özgürgün ile samimi pozlar veren Derviş Eroğlu’nun partililerle birlikte gezilere katılıyor olması kimseyi yanıltmasın. Kızı Resmiye Canaltay’ın Mağusa adayı olması, Eroğlu’nun, Özgürgün aleyhine bir tavır almasını engelliyor. Çünkü, geçen seçimlerde yaşadıklarını bir kez daha yaşamak istemiyor. Parti başkanıyla şimdi yaşanacak bir sürtüşmenin iyi olmayacağını bilecek kadar kurt bir politikacı… Ama yakın çevresine, Özgürgün’le ilgili iddialardan oldukça rahatsız olduğunu dile getirdiğini duyuyoruz. Kısacası Özgürgün kazanır veya kaybeder, partisi sandıktan birinci veya ikinci parti olarak çıkar, sonuç ne olursa olsun seçim sonrası UBP içinde bir takım krizlerin yaşanacağı, hatta olağanüstü bir kurultayın yapılacağı ciddi ciddi konuşuluyor. Hele de Genel Başkanlık için fırsat kollayan 2-3 isim varken. Eminim onlar da bu fırsatı kendileri için kullanacaklardır…
Seçimlerin bir diğer büyük partisi ve zirveyi zorlayan CTP’ye gelince. Son birkaç yıldır parti içinde yaşanan otorite boşluğu, krizler ve kopmaları göz önüne aldığımızda, bugünkü bütünlüğe ulaşmış olması büyük başarı. Onca kavga ve kopmalara rağmen Tufan Erhürman’ın Genel Başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte parti, bir toparlanma ve güven tazeleme ortamına girdi. Konuştuğumuz çoğu CTP’liler ve diğer karmacılar, “Tufan Erhürman’a bir şans verilmeli” sözünü adeta slogan haline getirmişler. Seçimlere yavaş bir tempoda başlayan CTP’nin son günlerde bir yükseliş trendine girdiğini söyleyebiliriz. Bu son haftada yapacakları çalışmalar, onları ilk sıraya taşıyabilir. Bu seçimler hem CTP, hem de Tufan hoca için önemli bir sınav olacak. Çok partili seçim sonucu ile 2013’deki gibi yüzde 38’lik bir oranın yakalanması zor olsa da, CTP başa güreşiyor.
Bugün için söylenebilecek tek şey, 7 Ocak seçimlerinde CTP ve UBP arasında ciddi bir birincilik yarışının yaşanacağıdır. Hangisinin kiminle kolasiyon ortağı olacağını da sandıklar açılınca göreceğiz…
YERİN KULAĞI VAR
KİMSEYİ TAKMIYOR:
UBP milletvekili adayı Bulut Akacan ne partisini, ne de YSK’yı takmıyor. Kazanmak adına yapmayacağı atraksiyon yok. İyi de bu arkadaş kazanmak adına bunları niye yapıyor. Adeta tek kişilik parti gibi. Hergün söz konusu kişiden telefonlara defalarca mesajlar geliyor ki, bu da tepki topluyor… Tamam her aday kazanmak ister ve bunun için de çalışır ama, bu arkadaşınki diğerlerinden oldukça farklı. İnsanı aklına türlü senaryolar geliyor…
FUHUŞ KONUSU CİDDİ:
Geçtiğimiz hafta, terkedilen bebek sayısının artmasından hareketle, ülkede fuhuşun geldiği noktaya işaret etmiştik. Demeye kalmadı, yeni bir haber daha… 14 yaşında iki kız çocuğuna zorla fuhuş yaptırıldığı haberi düştü gazetelere. Yaş 14 olunca, otomatikman tecavüz oluyor. Olayı ciddi bir toplumsal sorun olarak görmeyi daha ne kadar reddedeceğiz? Bunun için de mi “denetim yapacak eleman yok” diyeceğiz?
ÜLKENİN PROFİLİNE BAKIN:
Gazetelerin haberleri arasında bir istatistik yapılsa, en yoğun haber konusunun uyuşturucu olduğu görülür. Bunu trafik kazaları, adam yaralamalar, araç kundaklamalar, kurşunlamalar ve hırsızlıklar izler. Ardından cinayetler, ülkeden para çıkartma ve kaçak et haberleri gelir… Tüm bunlar başka bir toplumun değil, bu toplumun boğuştuğu sorunların en başlıcaları. Peki ülkeyi yönetenlerin gündeminde bu sorunlar kaçıncı sırada yer alır? Keşke siyasilere de bir anket yapsalar ve sorunları sıralamalarını isteseler. Emin olun bu yakıcı sorunlar akıllarına dahi gelmeyecektir…
DEVLET, GELİRİNİ BAĞIŞLIYOR:
Türkiye basınında, “Kıbrıs” araması yapayım dedim. Tek konu, Türkiye insanının yılbaşı için Kıbrıs’ı tercih ettiği haberleri ve yılbaşında 5 yıldızlı kumarhane otellerinde yıldızlar geçidi… Türkiye’nin 1 numaraları burada… Sanırsın ki Fransız Rivierası… Oysa Akdeniz’in o bölümü, tüm gelirini kumar, eğlence, turizmden sağlıyor. KKTC’ye ise sadece Türkiye’den değil, son zamanlarda doğudan da zengin kumarcılar kafileler halinde gelmesine rağmen, biz kuruşa kurşun atıyoruz. Neden? Çünkü devlet dönen paradan alması gerekeni almıyor. Bu kadar taleple, milli gelirde Monaco’ya yetişmemiz gerekmez miydi..?
UMURUNDA MI SANDINIZ:
Yeni yılı sevdiği ile kutlamış evlerine dönüyorlardı belki. Ama, bir trafik canavarının, 212 promil alkol ile direksiyon başında olduğunu bilmiyorlardı. Yemiş içmiş ve yolların tek hakimi sanmıştı kendisini. Gecenin karanlığında sürüverdi arabasını gençlerin üzerine. Ölmüşlerdi ama onun umurunda bile değildi. Onun zevki, iki gencin hayatına mal olmuştu. Yeni yılı kana bulayan bu canavarın yaptığı ne ilk, ne de son olacak… Bu arada, o yol ile ilgili defalarca yazılar yazıldı haberler yapıldı ama kimsenin kimsenin umurunda bile olmadı…
HİÇ İNANDIRICI DEĞİL: Anastasiadis yeni bir hareketlenme beklermiş. Bunları seçim propagandasının esas teması olarak değil, satır aralarında söylüyor. Tabii aşırı redciler kadar, çözümcülerin de oyuna ihtiyacı var. Ben buradan bakınca, Özgürgün çözüm derken ne kadar samimiyse, Anastasiadis de o kadar samimi diye görüyorum.
ZİRVEDEKİLER
Hüseyin Ekmekçi: “Siyaset yapanlar, siyasetle toplumu düzeltmeye talip olanlar, ‘toplumu da sevecek…’ Sorun zaten burada…Genelini seven yok… Kitlesel seviyorlar…O kitle de ‘oy veren…’ Oy veren kitle var ya…Her şeyi hak ediyor…Buna bir dur demek gerekiyor. Bu nedenle diyorum ya… Bu topluma bir iyilik yapın… Bütününü sevin. Sevin… Sevin ki… Eğitimden sağlığa… Sosyal yaşamdan kamu yönetimine… Ama her alanda… Küçük dokunuşlarla cennet olur bu ada…Olur”…
DİPTEKİLER
Karpaz Emirnamesini Yırtacak Olan Var: Karpaz Emirnamesi’ne “ucube” dedi Başbakan ve yırtıp atacaklarını söyledi. Zaten son sözde değerlendirme değişikliği ile yapmaya çalıştıkları da buydu. Niye şimdi böyle bir çıkış yaptı? Çünkü bölgede yaşayan özellikle Türkiye kökenlilerin talebiydi bu emirnamelerin kaldırılması. Vahşi bir yapılaşma, doğayı yok ederek sözde kalkınma…. Sonra da seçim programında, yeşil turizmmiş, doğal yaşamın korunmasıymış… Sizin anlayacağınız talan devam edecek, hem de daha beter…. Beton dikilmedik yer kalmayacak artık. Verin oyu, “kalkının”…İstediğiniz buysa eğer…
































