Köşe Yazarları

GÖREVİNİZİ YAPSAYDINIZ, BU REZİLLİKLER OLMAZDI…

Mehmet Moreket yazdı







Sağlık Bakanı Ali Pilli, önceki gün Meclis’te, dünyanın birçok ülkesinde pozitif vakaların KKTC’deki gibi otellerde değil, evlerinde karantinaya alındığını söylüyordu.

Öyle… Biz de biliyoruz. Ama bu memlekette olmadı, onu da gördük hep beraber. Neden olmadı acaba? Neden uçaklar başladığı anda memleketi yerel bulaş sardı?

‘Evine git’ denileni takip edemediğiniz için olmasın?

1 Temmuz’da kapıları ardına kadar açarken, sıkı kontrollerin ve yaptırımların da devreye girmesi gerekirdi. En basiti, Bulaşıcı Hastalıklar Yasası’nın cezai yaptırımlarla ilgili eksiklerinin önceden giderilmiş olması gerekirdi. Karantina kurallarına uymamayı düşünen ödeyeceği cezayı bilecekti.

Ama en önemlisi, devlet görünür olacaktı. Herkes adam gibi bir denetim yapıldığını görecek, çekinecekti. Otoriteyi hissedecekti…

Güney’de neden vaka sayısı bu kadar az? Başka birçok nedeni var ama, onun yanında halkın devlete güveni var, otorite var, zorunlu itaat var…

Bu ülkede yaşayan insanlar, güvenmiyor, devleti, denetimi göremiyor, kafasına göre takılıyor. Aksine, günübirlik değişen kararlar, sokaklara taşmış vakalar, perişan hastaneleri gördükçe, kaçıyor, saklanıyor.

Bu kadar küçük bir ülke, bu kadar dışa bağımlı bir ülke, herhangi bir başka ülkeyle kıyaslanamaz.

Eğer önlerini görmeyi bilselerdi, görevlerini yerine getirselerdi, 6 ay yatmasalardı, vakaları sıfırlamak çok kolaydı.

O zaman hem böyle birkaç günde bir NOTAM yayınlama gibi bir rezilliğe mecbur olmayacaktık, hem de bu ülkeye gelmelerine muhtaç olduğumuz turisti, öğrenciyi caydırmayacaktık… Düşünün uçuşların yasaklandığı tarihe bileti olan yabancılar oldukları yerde kaldılar. Çoğunluk İstanbul’da. Otellere dağıldılar, beklediler. Uçakların başlayacağı güne bilet aldılar, hoop ikinci bir NOTAM, yine kaldılar. Bunu yaşayan insanları bir daha kendi gönülleriyle buraya getirebilir misiniz?

Kimin kabahati?

Diyorum ya, kabahatlerini örtmekten başka yaptıkları bir şey yok…


BİLİŞİM SUÇLARI ARTMAYA DEVAM EDİYOR…

Bilişim Suçları Yasası geçti geçmesine de, sanki yasaya aykırı işler de aniden arttı.

En önemli sorunlardan biri, bizleri de yakından ilgilendiren, kime ait olduğu, künyesi belli olmayan haber siteleriydi. Yasa, içerik sağlayıcıların iletişim bilgilerinin yayınlanmasını zorunlu kıldı.

Gelin görün ki, bugünlerde, günde en az 2 tane künyesiz, iletişim bilgisiz site yayına sokuluyor. Ortalık, yasal haber sitelerinin haberlerini kopyalayıp dağıtan, ayrıca ona buna çamur atan sitelerle doldu.

Mesele seçimler. Bu maskeliler, istediklerine sınırsızca sövüyor, yalan haber yayınlıyor. Sahte isimlerle açılan facebook, twitter sayfaları ha keza…

Peki ne yapılıyor? Hani asgari ücretin 150 katı cezası vardı? İlla şikayet gelmesi mi gerekiyor? Yoksa yasanın sonuna o 6 aylık geçiş süresini sırf bu seçim dönemi atlatılsın diye mi koydular?

 


YERİN KULAĞI VAR

NASIL OLACAK: Otelciler Birliği Başkanı “karantinasız ama kontrollü” açılma istemiş. 1 Temmuz’da aynen öyle açıldık ve geldiğimiz durum ortada. Sıfır vakadan günlük 20-30 vakaya ulaştık. İkinci kez bu felaketi yeniden yaşamak istemiyoruz. Evet belki binlerce turizm emekçisi bu süreçte zor durumda kalacak ama, toplumun sağlığı her şeyden önemli olmalı…

BAŞARMADINIZ, BECERDİNİZ: Anjiyo için yatan bir kişi, pozitif çıkıyor. Demek ki bu kişi bunu bilmiyor. Bilse, anjiyo için gün almaz. Karakum’da kasap, pozitif… Gönüllü gidip test yaptıranlar pozitif… Bunlar hep habersiz. Diyeceğim o ki, sokaklar virüs pozitif olduğunu bilmeyen ve bulaştıran insanlarla dolu. Herhalde en büyük tehlike budur. Başarılıdırlar, becerdiler. Hala daha karantina yapamayan ülkeler olduğunu söylüyor Sağlık Bakanı. Bu küçücük memleketin sınırını virüsten koruyamadınız, İngiltere’ye, İtalya’ya çevirmeyi becerdiniz…

6 AYDIR AKLINIZ NEREDEYDİ:  Sağlığımın Bakanı Pilli, Bulaşıcı Hastalıklar Değişiklik Yasası’nın Meclis’ten geçtiğini, Perşembe günü 3.üncü okunmasının ardından Cumhurbaşkanı onayından geçerek resmi gazetede yayınlanacağını, bu konuda Cumhurbaşkanı’nın hassasiyet göstereceğinden emin olduklarını, Pazartesi günü Cumhurbaşkanından ivedi bir dönüş beklediklerini söyledi. 6 aydır aklınız neredeydi sayın Pilli. Siz aylarca uyarılara kulak tıkayın, şimdi de kalkın ve Cumhurbaşkanı’na hassasiyet göstermesini söyleyin. Keşke o hassasiyeti aylar önce hükümetiniz gösterebilseydi…

3 YILDIR NEDEN YAPMADIN:  Cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay seçilmesi halinde Kıbrıs Türkü’nün de muhatap alınmasını sağlayacağını söyleyerek, “piyon değil, oyun kurucu olacağız” dedi. İyi de yaklaşık 3 yıldır Dışişleri koltuğunda oturuyorsunuz. Bölgede piyon değil de oyun kurucu olmanız için ille de cumhurbaşkanı olmanız mı gerekir…

BEKLENEN DENETİM OLMAYACAK: Bulaşıcı Hastalıklar Yasası’na cezai müeyyideler eklendi. Bu düzenleme yapılırken, Belediyeler denetimin içine yine konmadı. Komite, “Sorduk, talep etmediler” diyor. Yasa yapıcı siz değil miydiniz? Yerel yönetimleri de sadece işletme denetimleri yanı sıra, maskeydi, sosyal mesafeydi, her neyse, bunların denetimine katmak gerekmez miydi? Neredeyse polis sayısı kadar zabıta var. Herkes de rahatlardı…

SUÇ ORANI ARTIYOR: Farkında mısınız, uyuşturucu, hırsızlık, yasaların ihlali, taciz, tecavüz vakalarında nasıl bir artış var. Hepimiz kafayı virüse taktık, farkında değiliz. Acaba virüsün yarattığı sosyo-ekonomik çöküşten mi?  Yoksa yine otorite boşluğundan mı?  İpin ucu yalnız sağlıkta değil, galiba her yerde koptu. Böyle kötü bir dönem yaşadığımı hatırlamıyorum…


ktams

FOTO GÜNDEM: KTAMS, yasa dışı seçim istihdamlarını yargıya taşıdı. Pek bir şey çıkmayacak ama, olana bakın siz. KTAMS, yıllık 15 milyon lira ek külfetten söz ediyor. Korkunç. Buna, geçen on yıllarda yapılanları da ekleyin. Bir de o “büyük” milliyetçiler birilerine parmaklarını doğrultup, “Memleketi batıracaklar, KKTC’ye şunu bunu yapacaklar” demezler mi? Peki bu ne? Her seçim dönemi, ha bir de kurultay dönemi kamuya sokuşturulan yandaşlarla yıpratılmadı mı KKTC devleti? Ekonomisi, bütçesi, adaletiyle altı oyulmadı mı? Kim yaptı? Destekledikleriniz…

 

 








Başa dön tuşu