Köşe Yazarları

Gök kubbe aşağı ense, atamam






Mevcut müdür çıkıyor ve diyor ki, “Beni görevden alacaklar, Başbakan’ın yeğenini atayacaklar…”

Kim diyor?
Dört ay sonra emekliye ayrılacak, Tapu Dairesi Müdürü…
Cevap var mı?
Başbakan’dan yok…
Kim cevap veriyor?
İçişleri Bakanı…
Ne diyor, “Yeni bir projeye başlayacağız, bu nedenle yeni müdürle başlamak istedik…”
Orasını geç. Kimse buna inanmaz.
Peki, mevcut müdürün, “yerime atanacak” dediği, Mağusa Tapu Müdür Vekili’nin, Başbakan’ın yeğeni olduğu sır mı?
Değil…
“Hayır Mağusa’daki isim atanmayacak” diyen var mı, yok…
Fazla uzatmaya gerek yok.

Özkan Yorgancıoğlu, siyasete nasıl temiz girmişse, şimdi de o kadar temizdir.
Özkan Yorgancıoğlu gibi siyaset yapan bir isim, evine de, siyasete girdiği gibi gitmeli. Bakın ailesinin siyasete yaklaşımına? Çocukları kim, ne iş yaparlar bilen var mı? Eşini, parti politikası, delege, bakan, müdür belirlerken gördünüz mü?
Hayır… Gören varsa söylesin…
Ancak…
Bu olay hoş değil.
Bu olay kulakları tırmalıyor.
Eroğlu Başbakan oldu… İlk işi ne oldu?
Bir kızı kendisine danışman oldu, diğer kızı Gençlik Dairesi Müdürü… Bir kızı vekil adayı oldu, damadı Limanlar Dairesi Müdürü… Torunu öğretmen…
Eleştirdik mi? Evet, eleştirdik. Hem de, bazılarının bunu hak etmesine rağmen…
Bir kişi siyasette iddialı ise, aile fertleri de benzer iddialarda olmamalı…
Ben bunu bilir, bunu söylerim.
Atanması muhtemel müdürün yerinde olsam, “Başbakan akrabamdır, beni atasın” demem.
Hakkı ise zaten başka dönemde de atanır.
Dediğim gibi, uzatmayacağım.
Özkan Yorgancıoğlu’nun yerinde olsam, gök kubbe aşağı ense yeğenimi atamam. Hele de “tapu” gibi her şaibenin döndüğü o dairenin başına…
MYK da istese, atamam… Bakan da istese atamam…

***

Bu berber işini anlamadım

Dünya hızla değişiyor.
Emeğe bakış açısı da öyle.
Sayın Mehmet Seyis söylemişti bir kez: Çalışana yönelik anlayış değişiyor. İşçinin, emeğinden başka satacak bir şeyi yoktur. Yaşam kalitesinin artması için çalışma saati artabilir. Bunun da karşılığını alması gerekir.
Ben bunu biraz sündürüyorum.
Ve ekliyorum…:
Bana göre bu hükümete yakışan, çalışma saatlerini kısıtlamaktan ziyade, hafta sonu da çalışmak zorunda olan meslek gruplarına, farklı hakların sağlanması gerektiği… Örneğin, cumartesi çalışana bire bir buçuk, pazar çalışana bire 2 gibi… Ya da hafta arası çalışma karşılığında izin gibi (Eğer çalışan isterse…).
Daha önce CTP hükümette iken, benzer girişimlerde bulunmuştu, süpermarketler için…
Şimdi de berberle, kuaförler…
Merkeze, “işçiyi” oturtarak, yaşam kalitesini artıracak adımlar atmak şart.
Berber çırakları mesela.
Tıraş ettikleri kişi başına para kazanıyorlar. “Pazar işleme” demek, daha az maaş alması demek…







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu