Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Girne’de çevre yok olup gidiyor

Girne, elbirliği ile yaşanmaz bir kent haline önüyor. Neden?

Çünkü, ganimet kültürü hakim de ondan.

Az sayıda Türk toprağı olan Girne, tam bir “ganimet” acelesi ile betonlaşıyor.

Bizler…

İstihdam sağlayan, hizmet sektörünü geliştiren oteller üzerinden tartışıyoruz Girne’yi ama…

Bir bakın bakalım.

Silueti bozan yapılar hangileri?

Girne’de öyle bir “yap- sat” anlayışı var ki…

Plansız…

Programsız…

Alt yapıdan yoksun…

Sadece “yap- sat…”

O kadar.

“Ne kadar çok Rum malına, ne kadar hızlı inşaat yapılırsa, o kadar iyi” mantığı var.

Talep var mı Girne’de evlere, apartman dairelerine?

Var tabii ki.

Yapılması gereken ne o zaman?

Doğru planlama…

Var mı?

Yok.

Girne nüfusu, Girne Belediyesi’nin hizmet gücünden hızlı büyüyor.

Girne’de inşaatlaşma, alt yapı yatırımlarından daha hızlı büyüyor.

Yarını düşünen yok.

Daha da kötüsü bugün harap oldu.

Çarpık yapılaşma, dediğim gibi, “Acele acele” devam ediyor.

Ve çevre…

Gelişigüzel devam eden inşaatlaşma nedeniyle Girne’de alt yapı çökmüş durumda.

Gecikmeden bir kapsamlı plana ihtiyacı var kentin…

15 bin ton atık suya göre planlanan kanalazisayon sistemi artık yetersiz.

Sıkı durun…

Kısa bir süre sonra kentin atık su kapasitesi 800 bin tona çıkacak…

25 bin kişiye göre planlanmış atık su tesisi…

Şimdi nüfus, öğrenciler ve turistlerle birlikte 60- 75 bin rası değişmekte…

Şaka gibi…

Yanlış yere konumlanan arıtma tesisi, hizmet veremez bir durumda.

2008 yılında yapılmış en son ve en kapsamlı yatırım.

Nüfus arttı ve kanalizasyon sisteminden arıtmaya giden atık su, kapasitenin çok çok üzerinde.

Onlarca çok katlı bina ve yeni nüfus.

Dağa doğru…

Aslında yapılması gereken belli.

Fotoğraflarda da görülüyor…

Arıt, denize sal…

Bu mantık çöktü.

Yapılması gereken, daha kaliteli bir arıtma ile, geri dönüşüm.

 Suyu tartışıyoruz…

Bugün her otel ve her yüksek katlı apartman, kendi, arıtmasını sağlamak zorunda.

Topla bir havuzda…

Dağ bölgesinde 25- 30 dönümlük bir alan yarat…

Gerekirse 2- 3 yerde…

Suyu taşı…

Arıt…

Bağ- bahçe suyu olarak kullan…

Dağda yemyeşil alanlar yarat…

Kaynağını da ticari maksatlı maksatlı yatırımlardan çıkar…

Oteller yetersiz kalıyor

Otellerin arıtma tesisleri var…

Nasıl ve hangi koşullarda çalıştıkları denetleniyor mu?

Hayır…

Arıtılan suyu borularla denize taşıyorlar…

Mantığı nedir?

Geri dönüşü nedir?

Bu mantıken de…

Çevre düzeni açısından da saçma.

Neden yapılıyor?

Çünkü bu atık suyu toplayacak bir kanalizasyon sistemi yok…

Otellerin yoğun olduğu bölgeler belli.

Yüksek katlı rezidansların da…

Niyet var mı?

O zaman çözüm de var.

Çünkü yatırım maliyeti…

Sistemin kendi içerisinde…

Otellere arıtma masrafı yapmak yerine…

Devletin ve belediyenin destekleyeceği bir sisteme geçmek daha mantıklı…

Denetlemesi de devlet ve belediye tarafından yapılacak arıtma tesisi, geri dönüşüm maksatlı da kullanılacak.

Deniz kirlenmeyecek…

Olmadı…

Girne’de bugünden itibaren tek bir inşaat izni verilmemeli…

Ayrı karede dağ fotosu ile

Bu ülkeyi sevmiyoruz. Pisikten zevk alıyoruz

Çevreciler söyledi…

Doğrudur.

Bizim nesil…

Benden önceki nesil…

Benden sonra gelen nesil.

Bu adaya 800 yılda gelmiş en hayırsız nesiliz.

Ganimet nesliyiz.

Bu adaya aidiyet duyulmadığı için…

Her karış toprağına, “ganimet” gözüyle bakıldığı için…

Geldiğimiz durum ortada.

Denizi pis…

Çevresi pis…

Dağını oyuyoruz…

Toprağını peşkeş çekiyoruz.

Aidiyetimiz yok çünkü…

Devlet yapısını bile “kamunun içini oymak” için kullanıyoruz…

Kimimiz güneye ait hissediyor kendini…

Kimimiz Türkiye’ye…

Çoğumuz da bıraktı kaçtı…

Kalanlar olarak bizler de…

Saçını başını yoluyoruz Kuzey’in…

Hunharca…

Para için…

Ne kalacak geriye?

Saçma sapan bir kara parçası…