Funda Gümüş
[dropcap style=”circle” color=”#ffffff” bgcolor=”#0065ad”]W[/dropcap]endy Hough iki yıldır, ilk kez 10 yıl önce ziyaret ettiği ve kendisini çok etkileyen Girne’de, St. Andrew’s Anglikan Kilisesi’nde papazlık yapıyor.
Havadis ve Cyprus Weekly gazetelerine verdiği ortak röportajda, Wendy, bir kadın papaz olarak yaşadıklarını, faaliyetlerini, Kıbrıs’taki hayatını ve görüşlerini anlattı.
Kadın bir papazı hem meslektaşlarının hem de kilise ziyaretçilerinin kabullenmesi çok kolay olmamış.
“Papaz deyince insanlar yaşlı, sakallı bir adam bekliyorlar. Herkesin kafasındaki imaj bu. Ama zaman içerisinde yavaş yavaş birçok insanın algısı değişti” diyor Wendy.
Özellikle Girne’de çalışan Filipinli kadınların papaz olarak karşılarında kendisini bulduklarında ne kadar büyük bir şok yaşadıklarını anlatıyor.
“Başlarda sadece burunlarını kapıdan içeriye uzatıyor ve ‘bu normal mi?’ dercesine bakıyorlardı. Ama sonraları bu, kendilerini de güçlü hissetmelerine neden oldu sanırım. Bunun normal olduğunu fark ettiler ve artık içeriye girerek ibadet ediyorlar.
Birçok insanın zamanla önyargılarından kurtularak kendisini kabullendiğini belirtiyor Wendy: “Tam da bu yüzden sadakat ve inatla çıktığınız yolda devam etmelisiniz. Bu çaba gerektiriyor, aynı bir evlilikte olduğu gibi… Bir kadın olarak özelliğinizin sabır ve anlayışla engelleri yıkmak olduğunun farkına varıyorsunuz. Tüm insanlığın – kadın veya erkek – eşit olduğunu ve insanlığı eşit şekilde temsil etmesi gerektiğini düşünüyorum.”
Anglikan kilisesinde farklı görevlerde bulunan ve on-altı yıl önce Hollanda Lahey’de papazlığa yükselen Wendy, “Papaz olabileceğimi hiç düşünmüyordum çünkü kilisemizin kadınların papazlık yapması ile ilgili bazı çekinceleri vardı” diyor.
Kadın-erkek eşitliğini din alanına taşımanın yanı sıra, kiliseyi sadece Anglikan değil, Roman Katolik ve diğer inançlara mensup kişilere de açan Wendy, yapmaya çalıştığı değişikliklerin kalıcı olmasını dileyerek, “Birkaç yıl daha burada kalmak istiyorum, çünkü istediklerimi yapmaya daha yeni başladım” diyor.
Artık kiliseyi ziyaret eden birçok inanca mensup kişi olduğunu vurgulayan Wendy, “Burada herkese yer var. Kimseyi dışlamıyoruz. Kilise herkesi kabul eden bir yer olmalı. Kim olursa olsun, kırılmış, çökmüş herkesin huzur ve güç bulmak için gelebileceği bir yer olmalı” diyor.
Cemaati Esentepe ve Lapta’ya kadar uzanıyor. Hatta güneyden bile ara sıra ziyaretçileri oluyor.
“Kilise her gün, bütün gün açık. İnsanlar istediği zaman gelip burada huzur bulabilir, bir mum yakıp dua edebilir” diyor Wendy.
Kuzey Kıbrıs’ta nasıl karşılandığı sorulduğunda, Kıbrıslı Türklerin kendisini çok sıcak bir şekilde karşıladığını söylüyor.
“Türkçe konuşan Kıbrıslıların çoğu çok ılımlı ve bana çok destek oldular — belki de kadın olduğum için. Buraya ilk atandığımda şimdi emekli olan Girne müftüsü törenime geldi. Hiç bir zaman hiç kimseyle problem yaşamadım.”
“Bazı insanlar burada sorun yaşayacağımı çünkü buranın çok erkek egemen bir toplum olduğunu söylüyorlardı. Ama anladım ki aslında benim kadın oluşumla ilgili problemi olan onlardı, başkası değil!” Wendy Kıbrıs Türk topluma daha iyi uyum sağlayabilmek için Türkçe de öğreniyor.
Bölgesel çalışmalar
Wendy son beş yıldır Filistin’e düzenli ziyaretler gerçekleştirerek çatışmaların çözümlenmesi konusunda çalışıyor. Geçmişte İsrail ile ilgili yanlı görüşleri olduğunu, Batılı medyanın İsrail hükümeti ve vatandaşlarını ‘mağdur’ gösteren ve “Tanrı böyle emrettiği için zulüm meşrudur” duruşundan etkilendiğini samimiyetle anlatıyor.
Wendy, “Evet bunlara inandım – belki körü körüne değil – ama inandım. Şimdi bundan utanıyorum” diyor ve Filistin ziyareti ile ilgili şunları söylüyor:
“Bir grup Hristiyan, kutsal bir ziyaret çerçevesinde Filistin’e gittik ve Batı Şeria’da Filistinli Hristiyan bir aile ile kaldım. Bu benim için bir dönüm noktasıydı. Orada süregiden bir etnik temizlik söz konusu ve Batı medyası bunu yansıtmıyor. Buna izin veriliyor. Hatta destekleniyor.”
Wendy Filistin’de, birçok Yahudi’nin de katıldığı çatışmaların çözümlenmesi, adalet ve barış savunuculuğu alanlarında çalışmalar yaptığını anlatıyor. Çatışma mağdurlarına yardım ve destek veren kuruluşlarla da işbirliği yaptığını anlatan Wendy, Haziran ayında bir grup Yahudi ve Filistinliye Girne’de ev sahipliği yapacak.
Kıbrıs sorunu
Wendy geçtiğimiz yıl Kıbrıs’taki dini liderler arasındaki diyalog çerçevesinde düzenlenen bir yuvarlak masa toplantısına da katılmış. Böyle bir şeyin parçası olduğu için onur duyduğunu anlatıyor ve dini diyalog çerçevesinde çok yol alındığını, barış sürecine çok olumlu katkılar yapıldığını belirtiyor. Wendy sözlerine şöyle son veriyor.
“Her zaman anlaşmazlıklar olacaktır. Bu normal. Ama çok da büyük bir ilerleme var. İbadet yerleri ve din insanları büyük bir etkiye sahiptir. Eğer onlar her din ve geleneğe saygı ve hoşgörü mesajı veriyorlarsa, bu çok iyi bir başlangıç yapıldı bile demektir.”
































