Seyahat

GİRİT


Bu haftaki yazı dizimde bir adaya doğru yol alacağız. Bu ada Akdeniz’in adalarından olup sıralamada Sicilya, Sardunya, Kıbrıs ve Korsika’dan sonra 5.ci büyüklüktedir. Biraz düşünürseniz adını hemen hatırlayabileceğiniz bu ada pek tabii ki Ege denizinin kuzeyinde konumlanan Girit adasıdır.

GİRİT’E NASIL GİDİLİR

Adanın en büyük iki şehri olan Heraklion ve Chania şehirlerine gerek Larnaka gerek ise Türkiye’nin başta İstanbul ve İzmir olmak üzere farklı şehirlerinden de aktarmalı olarak uçuşlar yapılmaktadır. Larnaka Havalimanından Heraklion’ a yapılan uçuşlar Atina üzerinden aktarmalı olarak haftanın her günü 4-5 sefer olarak düzenlenir. Yüksek sezonda talebin fazla olması ile bu seferler daha da artmaktadır. Böyle bir uçuş için bilet fiyatları gidiş /dönüş olarak €230 civarındadır. Ercan çıkışlı yapılan Türkiye aktarmalı seferler ise başta THY, Pegasus ve Agean Havayolları olmak üzere farklı şirketlerle yapılır. Türkiye ve Kıbrıs çıkışlı bilet fiyatlarını mukayese ettiğiniz zaman Larnaka üzerinden yapılan uçuşlar çok daha uygun fiyata gelir.

Girit adasının en büyük liman şehri olan Heraklion’ dan düzenli olarak yapılan feribot ve tekne seferleri ile başta Santorini, Mykanos, Rodos gibi farklı adalara gitmek mümkündür. Ana kara Yunanistan’ın Pire limanına da her gün tarifeli olarak düzenlenen feribotlar ile deniz yolundan ulaşabilirsiniz. Biz bu gezimize çıkarken turizmci arkadaşlar olarak adaya deniz yolu ile Mykanos üzerinden geçiş yapmıştık.

 

KISACA GİRİT TARİHİ

Girit bir dönemler Roma daha sonra ise Doğu Roma İmparatorluğunun idaresinde kaldı. Arap saldırıları sonrası ada Venediklilerin eline geçerek 4 yüzyıl boyunca Venedik idaresinde kalmıştır. Adayı 21 yıl boyunca kuşatan ve sonunda Venedikliler’ den almayı başaranlar ise Osmanlılar olmuştu. Girit, Osmanlı İmparatorluğu Balkan Savaşında yenilince artık Osmanlı toprağı olmaktan çıkmış ve 1913 yılında imzalanan Londra ve Bükreş antlaşmaları ile Yunanistan’a bağlanmıştır. 1981 yılında Yunanistan’ın Avrupa Birliğine katılması ile de Girit Avrupa Birliğine girmiş oldu. Bu tarihten itibaren ise adada kullanılan para birimi AB resmi para birimi olan Euro olmuştur. Adanın resmi dili Yunanca olup İngilizce de ada çapında kullanılır.  Ada, Heraklion, Chania (Hanya)Retimnon ve Lasiti olmak üzere 4 vilayete ayrılır. Heraklion (İraklion) Türkçe ismiyle Kandiye, Girit adasının başkenti olup adanın kuzeyindedir. Şehrin adının Roma Limanı Heracleum (Herkül’ ün şehrinden) geldiği söylentiler arasındadır. Adanın başkentinin nüfusunun ise son yapılan sayımlarda 150 .000 civarında olduğu belirlenmiştir.

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Girit’te, raylı sistem olmadığından ulaşım sadece otobüslerle yapılır. Heraklion Havalimanından şehir merkezi 5 km uzaklıkta olup her 5 dakikada duraktan kalkan otobüsler ile şehre ulaşırsınız. Şehir içindeki taksiler ise farklı bir alternatiftir. Ancak taksiler belirli noktalardaki taksi duraklarından yolcu alıp indirmektedir. Asla yoldan taksi çevirdiğiniz zaman uygulamaya dışı olduğundan sizi almazlar. O nedenle taksi durdurmak için boşuna elinizi kaldırmayınız. Ada genelinde şehirler arasında otobüs haricinde yapılan farklı bir alternatifiniz ise kiralık arabalardır. Girit’te araba kiralamayı düşünüyorsanız mutlaka Uluslararası ehliyetinizin olması gerekmektedir.

Bizler turizmci arkadaşlar olarak çıktığımız bu yolculuğumuzda ilk durağımızı adanın başkenti olan Heraklion (Kandiye) şehrine yapmıştık. 2 gece-3 gün olarak programladığımız bu gezimizde hepimiz yürüyerek gezmeyi sevdiğimizden ve tarihe olan ilgimizden dolayı ilk olarak Heraklion’ da kalmayı uygun bulmuştuk. Düzenli olan bu şehirde yürüyerek ve gerektiğinde de otobüs ile gezimizi yapmanın çok yerinde bir karar olduğunu anlamıştık. Sokak aralarında gezerken gözümüze çarpan Türk kahvesinde oturup kahvelerimizi yudumlarken İngilizcenin yanı sıra Türkçe kelimelerin hala kullanıldığını ve konuşulduğunu duymak bizleri şaşırtmış ama bir o kadar da sevindirmişti.

GEZİLECEK YERLER

Venedik Kalesi: Limana girerken dikkatimizi hemen limanın ucunda bulunan kale çekmişti. Şehri gezmeye başlamadan önce ilk gezmemiz gereken yerin bu kale olduğunu düşünerek kaleye giriş ücreti olan €2 ödeyip kaleyi baştan başa gezdik. Kale Venedikliler zamanında yapılmış olup doğu, kuzey ve güney duvarlarında Venediklilerin sembolü olan ‘San Mark Aslanı’ (Kanatlı Aslan) beyaz mermer üzerinde kabartma olarak yapılmıştır. (Mağusa şehrinin sur duvarlarında gördüğünüz gibi) 1540 yılında kale Osmanlılardan korunmak amacı ile son şeklini almıştır. Kalenin alt katında yağmur suyu depoları, cephanelik ve zindanlar üst katında ise karargah olarak kullanılan odalar vardır.

Girit Tarih Müzesi: Adanın tarihi ve kültürel zenginlikleri arasında bulunan heykeller, el yazmaları, seramikler müzede sergilenmektedir. Müzeye giriş ücreti €5dur.

Çeşmeler: Heraklion şehir merkezinde hemen her köşesinde karşınıza bir çeşme çıkar. Morosini çeşmesi şehrin sembollerinden biridir. Bu çeşme Girit valisi olan ve sürekli tepeden tırnağa kırmızı giyinen Francesco Morosini onuruna yapıldı.1628 yılında Juktas Dağı’nın eteklerinden suyun çıkmasını sağlayacak bir su borusu yapılması için emir verdi. Bu proje için birçok mühendis kullanıldı ve sonunda aslan heykelleri ile süslenmiş şehirde bir çeşme yapıldı. İşte bu çeşme yerli halkın kullanabileceği ilk tatlı su kaynağı oldu. Şehir içinde dolaşırken Osmanlı döneminden kalma çeşmeler de görürsünüz.

Arkeoloji Müzesi: Minoan Medeniyetinden günümüze kadar gelen birbirinden değerli tarihi eserlerin sergilendiği yerdir. Bu eserler arasında madeni paralar, antik freskler, bronz heykeller gibi çanak çömlekte sergilenmektedir. Müze genelinde 20 salon olup hepsi halkın ziyaretine açıktır

Knossos Sarayı: Girit, Avrupa kıtasının en eski uygarlığı olan Minoan Uygarlığına ev sahipliği yapmıştır. Bu uygarlığın günümüze kadar gelen en önemli kalıntısı ise Knossos Sarayı olmuştur. MÖ 2200 yılında inşa edilen ve çok sayıda odadan oluşan bu saray MÖ 1700 ve MÖ1600 yıllarında çıkan depremler sonucunda yıkılıp, Akaların saldırıları neticesinde ise kullanılamaz hale gelmiştir. Minoan Uygarlığı Girit adasından sonra diğer Ege adalarına yayılmıştır.

Nikos Kazantzakis Müzesi: 20.ci yüzyılın Yunanlı şair, yazar ve düşünürü olarak bilinen Nikos Kazantzakis Girit doğumludur. Yazarın kitaplarından olan ve Mikis Theodorakis tarafından beyaz perdeye de uyarlanan ‘Zorba The Greek’ en çok bilinenidir. Bu müze 1983 yılında Heraklion’un 20 km güneyinde bulunan Myrtia köyünde açılmıştır. Müzede Kazantzakis’ in fotoğrafları, sanatçının anılarından oluşan günlükleri ve kitapları yer almaktadır. Müze giriş ücreti ise €5’dur.

 

CHANIA (HANYA)

Dilimize yerleşmiş ve bir nevi tehdit içeren ‘Hanyayı Konyayı görürsün’ deyiminin Girit’in Hanya şehrini kastettiğini adaya gelene kadar bilmiyordum. Osmanlı döneminde padişaha başkaldıran Konyalı Bektaşiler padişahın emri ile Konya şehrinden buraya sürülmüşler. İşte o gün bugündür hala günümüzde bu deyim kullanılmaktadır.

Bizler Heraklion’ dan 3 saat süren otobüs yolculuğu sonrası geldiğimiz bu şehri de dolu dolu gezmek için önceden rezervasyon yaptığımız Kydon Hotel’e yerleşip kendimizi dışarı bile atmıştık.

Chania, adanın en yeşil bölgesi olup Girit adasının kuzeybatısındadır. Sahil şeridi, kumsalları ve beyaz dağları ile turistlerin ziyaret ettikleri yerleşim yerlerinin başında gelir. Bir liman şehir olan Chania’ da Kastelli surları olarak adlandırılan şehir surları daha sonra Venedikliler döneminde sağlamlaştırılarak son şeklini almıştır. Venedik tersaneleri, Venedik limanı, deniz feneri şehirde ilk gözümüze çarpan yapılar olmuştur. Şehrin iç kesimlere doğru ilerlerseniz Osmanlı döneminde yapılmış tarihi yapıları da görürsünüz..

 

CHANIA’DA GEZİLECEK YERLER

Yalı Camii: Minaresi yıkılmış olmasına rağmen Osmanlı zamanında yapılmış olan bu tarihi camii günümüzde halk sanatları sergi salonu olarak kullanılmaktadır.

Hanya plajları arasında Neo Chora, Agia Marina, Balos en güzelleridir.

Balos: Dünyanın en iyi plajları listesinde yer alan bu yer Lagün tarzındadır. Ancak bu  plaja ulaşmak için biraz da olsa virajlı dağ yollarından gitmeyi göze almalısınız. Ama ben viraja dayanamam vazgeçtim deyip hemen pes etmeyiniz çünkü buraya ulaşım için bir başka alternatifiniz daha var. Bu ise deniz yoludur. Günde şehir merkezinden

bu bölgeye karşılıklı olmak üzere 3 sefer düzenlenir. Kişi başı gidiş /dönüş fiyat ise €30’dur.

Siz Dünya’daki en eski zeytin ağacının bu adada bulunduğunu biliyor muydunuz? Girit’in Vouves köyündeki 3000 yıllık olduğu tahmin edilen ağaç 3 metre yükseklikte olup 12.5 metre gövde çevresine sahiptir. Hala zeytin veren bu ağaç görenleri hayretler içinde bırakmaktadır. Zeytin ağacı odunlarını sürekli yenilediğinden ölümsüzlüğü sembolü olarak biliniyor. Eğer yolunuz Girit’e düşerse sakın bu ağacı görmeden ve resim çekmeden geri dönmeyiniz.

 

GİRİT’TE NE YENIR

Tıpkı ana kara Yunanistan’da olduğu gibi burada da zeytin ve zeytinyağından yapılan yemekler ilk sıradadır. Bir ada olan Girit’te deniz ürünleri ise küçümsenemeyecek kadar çeşitlidir. Deniz ürünleri yanı sıra kuzu eti tüketimi de oldukça fazladır. Girit peyniri, gamopilafo pilavı, domates dolması adaya özgü yiyeceklerdendir. Bu arada kolokythoanthoi (kabak çiçeği dolması), giouvetsi(güveç) ve tatlılar arasında ise melomakarona (şekerpare tarzı tatlı), karidopita(cevizli turta) da en bilinenler arasındadır. Musa Mournoraki(dut rakısı), Çikudya(anasonsuz rakı) ise adaya özgü içeceklerdir. Tabii ki bu arada Girit şarabını da unutmamak gerekir.

NEREDE KALINIR

Danın kuzeyi güneyine göre daha kalabalık ve daha turistik olduğundan daha pahalıdır. Chania(Hanya) ile Heraklion(Kandiye)’u kıyaslayacak olursam Chania daha sakindir. Chania’da Kydon Hotel4* olup €80 -130 arasında gecelik fiyatıdır. Heraklion’da ise Olive Green Hotel 4* €50-€120 ve Infinity Hotel 3* €40-€110 arasında gecelik fiyatı sezona göre değişmektedir.

HEDİYELİK NE ALINIR

Taşıması kolay küçük hediyeliklerin başında anahtarlık, topraktan yapılmış çanak, çömlek, buzdolabı magneti en uygunlarıdır. Adanın bir zeytin üreticisi oluşundan ise zeytinyağı ve zeytinyağı ürünlerinden yapılan sabun gibi farklı hediyelikler de vardır. Likör ve adaya özgü şarap ve anasonsuz rakılar ise bir başka alternatifiniz olabilir. Tsikouda olarak bilinen bu içeceklerin alkol oranı %40 olup shot şeklinde ya yemek öncesi veya yemek sonrası içilir.

 

GİRİT’TE NE TÜR SPORLAR YAPILIR

Adada golf, trekking, kanyon yürüyüşleri yanı sıra su ve su altı sporları da yaygın olarak yapılmaktadır.

Hem gezelim görelim hem de tarihi soluyup denize girelim diyorsanız lagunları ve yaz aylarının vazgeçilmez eğlenceleri ile Girit sizin için ideal bir destinasyondur. Adaya ister deniz yoluyla veya havayoluyla ulaşabilirsiniz. Yunan adalarına düzenlenen Gemi Turları da başka bir alternatifiniz olabilir. Ancak bu turlarda adada kalınan süreler kısıtlı olduğundan adanın tümünü gezemeyebilirsiniz. Haftaya bir başka Şirin’ce GEZİyorum ‘da buluşuncaya kadar sevgi ile kalın….

 

 

 

 

.

.

 

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı