Gıda fiyatları enflasyonu artırıyor

6 Eylül 2014 Cumartesi | 13:09

Enflasyon oranını belirleyen Tüketici Fiyatları Endeksi, açıklanan %0.59 Ağustos ayı oranı ile toplamda bugüne kadar (Ocak-Ağustos 2014) %5.77’ye ulaştı. Geçen seneki aynı dönemdeki bu oran %4.17 idi. Yani yaklaşık %1.6’lık bir artış oldu geçen yılki rakama göre. Ağustos 2013’ten Ağustos 2014’e göre artış da %11.91 olarak gerçekleşti. Bir önceki yıl ise bu oran %7.03 idi. Görüldüğü üzere, genel olarak enflasyonda çıkış sürüyor.

Bu çıkışın en önemli sebeplerinden biri gıda ve alkolsüz içecekler ana grubundaki artıştır. Ağustos ayında bu grubun artışı %4.05, 2014 yılı başından bugüne kadarki(ocak-ağustos) artışı da %11.58 olmuştur. Geçen yıl ağustos ayındaki aylık oran %2.10, ocak-ağustos 2013 dönemindeki toplam oran ise %-0.38 idi. Görüldüğü üzere 2 yıl arasında önemli fark var.
Ana gruplar içinde, ocak-ağustos döneminde en yüksek artış, gıda grubunda(11.58) olmuştur. Gıda grubunun %10.33 ile lokanta ve oteller, %7.8 ile mobilya ev aletleri, %7.07 ile alkollü içecekler ile tütün ve %6.9 ile ulaştırma takip etmiştir. Özellikle, gıda ürünleri enflasyonundaki artış devam ediyor. Bu durum da, düşük gelir gruplarındaki vatandaşları çok olumsuz etkiliyor.
KKTC’de tüketim sepetindeki en yüksek ağırlıklar gıda ve alkolsüz içecekler ile ulaştırma gruplarıdır. Bu gruplardaki yüksek artış oranları, vatandaşların en fazla harcama yaptığı kalemler olmaları nedeniyle direk olarak satın alma güçlerini ve geçim düzeylerini düşürmektedir. Özellikle, gıda fiyatları genel enflasyon oranından yaklaşık 2 kat daha fazla artmış durumdadır.
Tarımsal ürünlerin fiyatlarında geçmiş yıllarda yaz aylarında düşüşler görülmekteydi. Fakat bu sene ağustos ayında bazı meyve ve sebzelerde yüksek oranlı artışlar görülmüştür. Bu dönemlerde tarımsal ürünlerdeki fiyat artışlarını önlemek için, ya üretim artışı sağlanmalı ya da süreli ithalatla fiyatlar dengeye getirilmelidir.
Aslında, gıda fiyatları Türkiye ve dünyada da artış eğilimindedir. Gıda fiyatlarının yıl boyunca yüksek seyretmesinin nedenleri arasında don olayları ve yağış azlığı görülmektedir. Türkiye’de, son 14 yılın en kurak senesi yaşanmıştır. Diğer bir önemli husus da, üreticilerin daha az üretim yapmalarıdır. Tarımda üretimin artması için üreticinin para kazanması, motive olması gerekmektedir… Bu yüzden girdi maliyetleri düşmelidir. Tarımda üretim artmazsa, fiyatlar artacak ve vatandaşın satın alma gücü daha da düşecektir.
Görüldüğü üzere, hem dünya hem de Türkiye hem de KKTC’de gıda fiyatlarında süregelen olumsuz seyir, yıllık genel enflasyon oranının artmasını da tetiklemiş durumdadır. Çünkü dünyada ve Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artışlar, bizi de derinden etkilemektedir.
Dünyada gıda ve hububat fiyatları da özellikle bu yıl yaşanan uzun ve sert kış koşulları ve Ukrayna’daki karışıklıklardan dolayı artmış ve yüksek seyretmeye devam etmektedir.
Bunu, son dönemde Rusya’nın Türkiye den yoğun gıda talebi de tetiklemektedir ve Türkiye’deki fiyatları yukarıya çekmektedir. Gıda fiyatlarında Türkiye’de ve KKTC’deki artışa bir sebep de son 1.5 yıldaki döviz kurundaki yükselişin maliyetlerin artmasına yol açmasıdır. Bu bağlamda, son 6 aydır, dövizde görülen dengenin devam etmesi dövizden kaynaklanabilecek fiyat artışlarını engellemiştir.
Umarım, döviz düşer veya dengede kalmaya devam eder de, en azından başta gıda ve diğer ürünlerde görülebilecek dövizden kaynaklanan fiyat artışları engellenir. Aksi halde, döviz ağırlıklı ithalata bağımlı olan KKTC ekonomisi bundan çok olumsuz etkilenir ve enflasyon oranı da daha da tırmanışa geçer. Enflasyon oranının aşırı yükselmemesi ve tüketicilerin olumsuz etkilenmemesi için, gıda ürünleri üzerindeki vergi oranları ve yükü mutlaka göz önünde bulundurulmalı ve üzerinde hassasiyetle durulmalıdır.