Gezip gördüklerim: Torino, Mango, Parma – İtalya

29 Mayıs 2017 Pazartesi | 11:26
alba

Uzun zamandan beri heyecanla beklediğimiz gün geldi. 4 Ağustos sabahı Gatwick Hava Alanından British Airways ile havalanıyoruz. İki buçuk saatlik bir uçuştan sonra Torino’ya iniyoruz. Hava alanından kiralık arabamızı alıp konaklama yerimiz olan Mango’ya doğru yol alıyoruz. Navigasyon aletine bizi otobanlara sokmadan götür komutunu verince Mango’ya varışımız epey zaman aldı. 

Torino

Kuzey İtalya’nın Piedmond bölgesinin başkenti olan Torino, Po Nehri’nin daha çok sol yanında yer alır denebilir. Susa Vadisinin hemen üstünde ve Batı Alp kemeriyle çevrilmiştir. 2012 sayım sonuçlarına göre nüfusu 912 bine yakındır.

Torino, Fiat araba fabrikasının merkezi olarak da bilinir. Dünya’nın 250 en iyi turistik destinasyonu arasına girmiş ve İtalya’nın en çok ziyaret edilen 10’uncu şehri olmuş. Bu gürültülü şehirden ayrılıp birkaç saat mesafedeki Mango kasabasına gideceğiz.

Mango

Mango, İtalya’nın kuzey batısında, Piedmont bölgesinin Cuneo iline bağlı bir yerel yönetim yeridir. Torino şehrinin 60 Kilometre güney doğusunda ve Cuneo’nun 60 Kilometre kuzey doğusunda yer alır. Aralık 2004 sayımında nüfusu 1,359 ve 20 kilometre kareye yakın alana sahiptir. İtalya’nın dağlık ve en yeşil bölgelerinden biri olan bu bölgesinde dağın yamacına oturmuş beş yıldızlı bir şato olan Romantica e incantevole (Büyüleyici Romantik) otelimize akşama doğru varıyoruz. Eşimin yıllardır tanıdığı Anna Lisa bizi görmek için saatlerce beklemiş ve sonunda tanışmamız münkün olmuştu. Anna Lisa ile Parma’ya yapacağımız ziyerette buluşacak ve evinde akşam yemeğine davet olunacağız. Otelin sahibi Gabriella memnuniyetle bizlere bir otel turu yaptıktırdıktan sonra odalarımıza yerleşiyoruz. Akşam yemeğini de burada yedikten sonra günü tamamlıyoruz. 

Alba

Gezinin ikinci gününü otelin cennet bahçesinde güneşlenerek uğurladıktan sonra üçüncü gün yarım saatlik mesafede yer alan Alba kasabasına gidiyoruz. Langhe dağlık bölgesinin UNESCO İnsan Mirası’nın başkenti olarak Kabul edilmektedir. Beyaz yermantarı, şeftali ve şarap üretimiyle tanınmaktadır. Hepimizin bildiği Ferrero şekerlemeleri şirketi burada yer alır. 2011 nüfus sayımında 32 bin civarında insanı barındırmaktadır.

Alba kasabasının tarihçesi Romalılar’dan çok öncelere uzanır. Keltik ve Liguryan kabilelerine kadar dayandığı kabul edilir.  1 Ocak 28 Mart 193 ayları arasındaki kısa dönemde 19’uncu Roma İmparatoru olan Publius Helvius Pertinax’ın doğum yeri olan Alba, Batı Roma’nın çökmesinden sonra, Ostrogothlar, Burgonya’lar, Bizanslılar, Lombardular, Franksler, Macarlar ve Saracens tarafından sürekli olarak talan edilmiş. Fransız ve İspanyollar tarafından da yönetilmiş olan Alba son olarak 2 Mayıs 1945 yılında Fransız askeri birlikleri tarafından kurtarılmış.

Alba’da mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunan yerler; 13’üncü asırda inşa edilen Palazzo Comunale (Belediye Sarayı), Bishop’s Palace (Piskopos Sarayı), 12’nci asır Romanesk yapı San Lorenzo Katedrali.

Geleneksel tarımın yanında Alba, önemli bir şarap üretim merkezidir. 700 hektarlık bölgede bulunan 290 şarap üretim işletmesiyle yıllık averaj olarak 61,200 hektolitre şarap üretilmektedir. Dünya markası olmuş bu şarapların en bilinenleri iki gurupta toplanır. DOC- (Controlled Designation of Origin – Kontrollü menşe) gurubunda: Barbera, Dolcetto ve Nebiolo, DOCG gurubunda (Controlled and Guaranteed Designation of Origin – Kontrollü ve menşe garantili): Barbaresco, Barolo ve Moscato. Bu şarapların kalitelilerinin on binlerce Euro’ya satıldıklarını görünce hayretler içinde kaldık.

Parma

Kuzey İtalya şehri olan Parma, Emilia Romagna bölgesinde olup Parma Ham salamı, Pamacane peyniri mimarisi, müziği ve çevre güzelliği ile ünlüdür. Parma Üniversitesi, dünyanın en eski üniversitelerinden biridir. 1916 sayımına göre 200 bine yakın nüfusu vardır.

Sabah saat 10’da şehir girişinde buluştuğumuz rehber ile Parma şehir turuna çıkıyoruz. Parma şehrinin Etrüskler döneminden beri var olduğu Kabul edilir. Romanesk mimarinin güzel örneklerinin bulunduğu Parma’da en gözde yapıların başında kiliseler geliyor. Parma Katedralinbu tür mimarinin bir örneği olup on ikinci asırda Benedetto Antelami tarafından yapılmış ve on altıncı asırda Antonio da Correggio tarafından ön yüzü eklenmiştir. Baptishane’nin inşaatına 1196 yılında yine Antelami tarafından başlanılmış ve katedralin yanında yer almıştır.

Palazzo della Pilotta (Pilot Sarayı) 1583 yılında inşa edilmiş, Güzel Sanatlar Akademisi, Ulusal Gallery, Arkeoloji Müzesi, Bodoni Müzesi ve Farnase Tiyatrosu gibi kurumları bünyesinde barındırıyor.

Palazzo del Giardino (Bahçe Sarayı) 1561 yılında inşa edilen saray on yedi ve onsekizinci asırlarda genişletilmiş, Eucherio Sanvitale Sarayını da bünyesinde taşıyor.

Şehir turunu tamamladıktan sonra Balzamik sirke ve şarap üreten bir işletmeyi ziyeret ediyoruz. On ile on beş yılda olgunlaşan ve değeri nereyse altınla aynı değerde olan Balzamik şirkede İtalya Dünyanın öncüsü.

Son ziyaret yerimiz Parmazan peyniri üreten bir yerel koperatif işletmesi oldu. Kilosunu 15 Sterling’e aldığımız peynirin nasıl depolandığını görmek bile ilgimizi çekti.

Gezinin son gününde Anna Lisa’nın yaşadığı yer olan Saluzo kasabasını ziyaret ediyoruz Kısa bir şehir turundan sonra yarınm saatlik mesafede olan evine misafir oluyoruz. Eski bir ağılın restore edilmiş hali olan ev, iyi bir işçilik ve zevkle yapılmış. Eşi Luigi ile iyi anlaşıyoruz. Ona Cognato (bacanak) diye hitap ediyoruz. Şarap üreticisi olan Luigi’nin Langhe şaraplarını deniyoruz. Güzel bir yemek, iyi insanlar olunca muhabbet mutlaka olur.