Köşe Yazarları

Geçmişimizle yüzleşmek


       Kıbrıs Sorunu, her ne kadar Dış Güçlerin mücadelelerinin ve kışkırtmalarının bir sonucu ise de, bu kışkırtmaların hayata geçirilebilmesinde, içteki milliyetçi çevrelerin de önemli katkıları inkar edilemez.

       Gerek Türk faşistleri, gerekse Rum faşistleri adanın ikiye bölünmesinde KAN AKITMA yolunda oldukça başarılı oldular.

       Rum dostlarımız arasında, geçmişte, kardeşçe geçinirdik yalanına inanan çok insan var. Oysa, geçmişteki hatalarımız, bugünlerin gelmesinde belirleyici olmuştur.

       Geçmişe, inkar edilerek bakılamaz. Oralarda yapılan hatalarla yüzleşilmeden yeni bir gelecek yaratılamaz.

       Yüzleşmenin yapılabilmesi için, HAKİKAT KOMİSYONLARININ da Kıbrıs’ta hayata geçirilmesine ihtiyaç vardır.

       Hakikat komisyonu veya hakikat ve uzlaşma komisyonu, geçmişten kalan çatışmaları çözebilme umuduyla,   DEVLET ya da duruma göre devlet dışı aktörler tarafından geçmişte yapılan haksızlıkları ve işlenen suçları keşfetmek ve ortaya çıkarmakla görevli bir komisyondur.

 Bu komisyonlar zaman zaman çeşitli adlar altında iç huzursuzluk, iç savaş ya da diktatörlük dönemlerinden çıkan devletler tarafından kurulmuştu.

 Güney Afrika’da apartheid sonrasında Devlet BaşkanıNelson Mandelave Desmond Tutu tarafından kurulan Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu, halk hakikat komisyonlarının bir modeli olarak kabul edilir.

Hakikat komisyonları bazen işlenen suçların cezasız kalmalarına müsade etmek ve ciddi insan hakları ihlalcilerine dokunulmazlık sağlamakla  da eleştirilmektedir. Ancak Bu komisyonların, geçmişle yüzleşmede doğru bir adım olduğu pratikte görülmüştür

Kıbrıs Cumhuriyeti Eski Dışişleri Bakanı, Müzakere Heyeti Üyesi Erato Kozakou Marcoullis  de  bu HAKİKAT KOMİSYONLARI ile ilgili dikkate alınacak bir açıklama yapmıştır:

“14 Ağustos 1974 günü EOKA-B aşırılıkçıları tarafından işlenen korkunç cinayetlerin sonucu olarak Atlılar, Muratağa ve Sandallar’da öldürülen 126 kadın ve çocuk yanında Taşkent’te öldürülen 85 sivil erkek (12 yaşında bir erkek çocuk dahil) nedeniyle Kıbrıslıtürk yurttaşlarımızdan kamusal ve içten bir özür dileme ihtiyacı hissediyorum.

Ne yazık ki, Kıbrıs Cumhuriyeti devleti geçtiğimiz 42 yıl içerisinde bu cinayetlerin ardındaki gerçeklerin ortaya çıkması ve suçluların adalete teslim edilmesine yönelik herhangi bir soruşturma gerçekleştirmemiştir.

Geçmişte yaşanan Kıbrıs trajedisinin ardındaki gerçeklerin etkili bir şekilde ortaya çıkabilmesi için bugün Hakikat Komisyonu kurulmasının tam zamanıdır. Çünkü hakikat olmadan yeniden yakınlaşma, yeniden yakınlaşma olmadan huzurlu bir birarada yaşam gerçekleşmeyecektir.

Bizler geçtiğimiz 42 yıl boyunca uluslararası alanda Türk işgal ordusu ve Kıbrıslıtürk aşırılıkçıların masum ve çoğunluğu sivil Kıbrıslırumlara karşı işledikleri korkunç cinayetleri şiddetle kınarken, kendi faşistler ve aşırılıkçılarımız tarafından masum ve sivil Kıbrıslıtürklere yönelik işlenen cinayetlere gözlerimizi kapatamayız.”

Markulli’nin bu açıklamasının benzerini Kıbrıslı Türk yetkililerinin hala yapamaması çok acıdır.

Geçmişle doğru bir şekilde yüzleşilemeden geleceği inşa edemeyiz.Geçmişte yaptığımız insanlık dışı hatalarla yüzleşmek, hataların kaynağını bulmamıza da yardımcı olacak bir adımdır.

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı