Köşe Yazarları

GEÇEN HAFTA İKİ KONU İKİ SORUN

Eşref Çetinel yazdı


Bir yandan artan virüs vakaları öte yandan çöken ekonomi! Ve tarlalarda kalan tarım ürünleri! Vuran döviz nedeniyle artan pahalılık!

Geçen hafta ülkeyi saran bu olumsuzlukları daha çok hissettikti. Ki bunlara “emirname” krizini de eklemeli. Gerçekte artık ülkede “krizle” ifade edilmeyen bir şey de kalmadı..

Nitekim en ketum sektörlerden olan ve çok konuşmayan “Bankacılar” bile sessizliklerini bozmak zorunda kaldılar. Mesela Kalkınma Bankası genel müdürü Saffet Barutçu “kamudaki hantal ve verimsiz yapı sürdürülebilir değildir” demek gereğini duydu..

Dolayısıyla KKTC’nin zaten öyle geldi böyle giden “merkeziyetçi hantallığını” bir kez daha hatırladık! Ki bugüne kadar hiçbir “seçilmiş” kendi adıyla müsemma fiziki kişiliğini aşıp “Devlet büyüğü” olabilme başarısını göstermedi.. “Adı” hizmetlerle, kalkınmayla anılmadı!

Tabi kendilerini Kıbrıs siyasi sorununa adamış Rahmetlik Denktaş ve arkadaşlarını, Devleti kuran ağabeylerimizin o kan tere bakan özverili çalışmalarını ayrı bir parantez içinde minnetle anıyor ve bir başka soruna atlıyorum:

O çok eleştirdiğimiz en çok konuşup yazdığımız kurumlarımızdan olan KIB-TEK bakın geçen hafta nasıl yakınıyordu.

“Pandemi öncesinde 150 milyon TL. olan tahsilatlar diyordu, sonrasında 70-80 milyon TL’ye düştü. Üstelik 1 milyar TL. alacağı 400 milyon da borcu var!

Öyle bir “alacak olayı” ki yıllardır kimseler sisteme sokamadı. Okullardan BRT’ye, Devlet dairelerinden hastanelere, camilerden Rumlara, Maronitlerden Pile’de yaşayan yurttaşlara kadar…

Sonuç ortada! Günah keçisi haline getirdiğimiz Elektrik Kurumu da ispatını çakıyor:  Devletin ne kadar hantal olduğunu, uzaktan yakından sistemle ilgisinin bulunmadığını!

***

BİZ DE HATIRLATALIM Geçen hafta KTÖS bilmem kaçıncı kez yine hatırlattı ve uyardı: “Okullar açılıyor. Fakat altyapı, sağlık ve güvenlik yetersiz!..”

Ki şu sırlarda en çok konuşulup tartışılması gereken 1 Eylülde tedrisata başlayacak olan okullarımızdır..

Türkiye aylardır konuşuyor. Bizde tık yok! Mesela öğrenciler sınıflarda nasıl oturacaklar? Mesafeleri ne olacak? Yüz yüze eğitim olacaksa maske takmaları zorunlu mu olacak? Teneffüsler için tedbir alındı mı? Öğrencileri taşıyan otobüslerin sağlıklı ve güvenli biçimde hazır hale getirilmeleri için plan program yapıldı mı?

Mesela Türkiye’de 50 kişilik sınıflar 25 kişiye düşürülecek şekilde düzenlenecek haftalık ders saatlerinde indirim yapılacak…

Bakın okulların açıldığı gün ülkede kıyamet kopmazsa Eğitim Bakanı kurban kesip kanını alnına sürsün! Veliler için çocuklar her bir değerin üzerinde “canları ciğerleridirler” yazmış olayım!

 



Başa dön tuşu