GEBELİKTE BEL AĞRISI - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Salı, Nisan 23, 2024
Kategorisiz

GEBELİKTE BEL AĞRISI

Gebelikte bel ağrısı görülme sıklığı ortalama 50’% dir. Gebelik öncesi bel ağrısı ve çoklu doğum yapma risk faktörüdür.

Gebelikte ortaya çıkan fizyolojik ve biyomekanik değişiklikler bel ağrısına neden olabilir. Hamilelik sürecince alınan ortalama 10-12 kg kilo artışıyla karın çevresi genişler. 12 haftadan sonra uterus (rahim) öne ve yukarı doğru büyür. Karın kasları gerilir ve tonusu düşer, normal vücut postürüne olan katkısı azalır.


Gebelikte simfiz pubis ve sakroiliak eklemin (kalçanın çatı eklemi) esneklik artışına neden olan ‘’relaxin’’ denilen hormon yaklaşık on kat artar. Bu esneklik artışı, büyüyen uterusun kolay yerleşmesini sağlamakla birlikte bel omurlarının statik desteğinin azalmasına  da neden olur. Yine lomber (bel) bölgede omurganın ön ve arka bağlarında esneklik artışı olur. Artan mekanik yük lomber diskleri ve paraspinal kasları zorlar. Bütün bunlara bağlı diskojenik ağrı oluşur ve disk hernisi (siyatik) ağrısını taklit eder.  Gebelikte disk hernisi görülme sıklığı 1:10000 dir ve gebe olmayan kişilerde görülme oranından farklı değildir.  Eklem esneklik artışı çoklu doğumda daha belirgindir.

Büyüyen uterusun yarattığı kompresyon nöropatisi de radiküler ağrıya neden olabilir.

Simfizis pubisin normal genişliği 0.5 mm;dir ve gebelik boyunca 12 mm;ye kadar genişler  ve bu da sakroiliak ekleme rotasyonel yük bindirir. Sakroiliak eklem son derece stabildir ve sıkı bağ yapılara sahiptir. Ancak gebelik süresince eklem hareketleri fizyolojik süreçte önemli ölçüde artar. Bütün bu nedenlerle sakroliak eklem ağrısı oluşur.

Yaş, cinsiyet, boy, kilo, bebeğin ağırlığı, ve sosyo-ekonomik düzey gibi faktörlerin gebelikte bel ağrısıyla ilişkisi saptanmamıştır.

Gebelikte en sık görülen ağrı sakroiliak ağrı, bele lokalize ağrı, gece bel ağrısı, diskojenik ağrı olarak sayılabilir. En sık görülen sakroiliak ağrıdır ve belin yan kısımlarında ve kalça derinin de hissedilir. Lomber ağrı bacaklara yayılmaz, diskojenik ağrı bacaklara yayılabilir.

Gebelikte eğitim önemlidir. Gebelik öncesi haftada 45 dakika veya daha fazla fiziksel aktiviteye sahip kadınlarda bel ağrısı gelişme riski daha düşüktür.

Tüm hamile kadınlarda doğru postür, düzenli egzersiz programı, belde mekanik stresin azaltılması yarar sağlayan temel ilkelerdir. Belde artan mekanik stresin önlenmesinde doğru postürün önemi anlatılmalıdır.

Yüksek toğuklu ayakkabı giyilmesi bel lordozunu arttırır ve bel ve sakruma binen yükü arttırır. Uzun süre ayakta durma sonrası omuzların geriye atılması lordozu arttırır. Ayakta dururken tek ayak altına destek (ayak taburesi) iliopsoas kasını gevşetir ve pelvisi öne çeker ve böylece bel omurları ve paraspinal kasların gerginliği azalır.

Hamile kadınların uzun süre oturması gerekirse bir ayağın kaldırılıp diğeri üzerinde desteklenmesi ile iliopsoas kası gevşetilir ve lordoz azaltılarak pelvise binen baskı azalır.

En iyi yatış pozisyonu sol yan yatış pozisyonudur. Dizler bükülü ve bacaklar arasına yastık desteği lomber lordozu azaltır.

Sırt üstü ve yüz üstü yatmaktan kaçınılmalıdır. Hamile bir kadın için öngörülen egzersiz programları basit olmalıdır. Egzersiz uygulanması semptomları azaltacak ancak bilinen herhangi bir egzersiz programı gebeliğe bağlı bel ve sakroiliak ağrıyı tamamen ortadan kaldıramayacaktır.

Fizik tedavi; postür egzersizleri, germe, güçlendirme, self mobilizasyon teknikleri gibi yöntemleri kapsar. Spesifik olarak fleksiyon egzersizleriyle karın kaslarını daha güçlü hale getirmekte, bel lordozunu azaltmakta, germe egzersizleri paraspinal kas gücünü arttırmaya yardımcı olmaktadır.

Fizik tedavi egzersizlerinde pelvik tilt, diz çekme, düz bacak kaldırma, lateral düz bacak kaldırma,Kegel egzersizleri gibi egzersizler bel ağrısını hafifletmede özellikle etkilidir.

Gebelikte akupunktur, manuel terapi, su terapisi, TENS, stabilizasyon kemerleri, yoga gibi nonfarmakolojik tedavi metodları  ile ilgili çalışmalar yapılmıştır.

Hafif yürüyüş, yüzme, yoga, pliates, havuz egzersizlerini içeren su terapisi gebelikte güvenli ve etkilidir.

Lomber ve sakroiliak ağrıda lokal ısı ve soğuk uygulama faydalı ve güvenlidir. TENS , konusunda bilgili hekim tarafından uygulanırsa gebeliğin her aşamasında güvenlidir.

Akupunktur 1. trimestrde uterus kasılmasını tetikleyebileceği için önerilmez ancak birinci trimestrden sonra dikkatli kullanım önerilir.

Girdap banyoları ve manipülasyon gebelikte uygulanmamalıdır.

Elastik olmayan bir trokanterik kemer kullanımı yine sakroiliak ağrısı olan gebe kadında uzun yürüyüşte ağrıyı azaltabilir.

Parasetamol ağrıyı hafifletmek için dikkatli kullanılabilir. Doğumda, postpartum ve emzirme döneminde güvenlidir. Nonsteroid antienflamatuvar ilaçların kullanımı gebelikte özellikle son trimestrde ciddi riskler barındırdığı için kontrendikedir.

Tepki göster
Bayıldım
1
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar