Ali Atamer: Sevgili Köse çiftini kısaca tanıyalım.
A.K: 1941 Balıkesir doğumluyum. Baba ismi Mustafa Osman Cabacaba. 11 yaşına gadar Balıkesir’de galdım. 12 gardaşık. Ailenin en küçüğüydüm diye el bebek gül bebek büyüttüler beni.
K.K: 1932 Lefkoşa doğumluyum. Kornaro Hotel’in yanında doğdum. 10 gardaşık. 4 çocuğum var. 12 yaşına gadar ilkokula gittim. 8 yaşından itibaren da Bisikletçiliğe devam ettim. 70 senedir bisikletçiyim.
Ali Atamer: Gençlik yıllarında işten güçten vakit bulup imkanlar doğrultusunda kendiniz için yaptığınız bir şeyler var mıydı?
A.K: Eskiden Balıkesir 3-4 ailenin yaşadığı büyük bir çiftlikti. Ben buraya gelinca terzi hidayet hanım vardı onun yanına gittim. Eski kız Lisesi’nin ordaydı. 2-3 seneden sonra tam usta çıkacağım zaman Kemal bey istedi beni.
K.K: Ben okumak istemedim. Merak ettim başladım bisiklet onarmaya. Girne kapısından te bura içeri gadar 70-80 tane Bisikletçi vardı. Çünkü her evde 4-5 tane bisiklet olduğundan bisikletçilere ihtiyaç duyulurdu. Ustam Mehmet Şakir idi. Kıbrıs’ın en iyi zanatkarıydı. Daha sonraları 1958’de TMT guruldu, “60”ta TMT’ye girdik. Boşta kalan vakitlerimde meyhaneye gider içerdik. “Hamalın” hem “Sağırın” meyhanesine giderdik. Bir da Ayluga’da meyhane vardı ora giderdik. Eğlencemize düşkündük. Yüzde doksanı bu gibi yerler çalgısız idi. Fırın kebabı, Şeftali, Şiş gorlardı önümüze. Şimdiki meyhanelerde daha çok meze var.
A.K: Kadınlar için sinemalar vardı. Çağlayan bölgesinde Veli paşa sineması, iş bankasının arkasında Şahin sinemasıydı galiba. O zaman çok güzeldi yaşam. Ama biz her şeyi yerinde ve zamanında yapardık. Çok memnunduk.

Ali Atamer: Mutlu evliliğin ilk adımları sinemada mı başladı?
K.K: Ayşe Hanım müşterimdi.
A.K: Nereden müşterimdin. Yalan söyleme çocuklara.
K.K: Ağabeyleri gelirdi bisiklet onarmaya. Tanışırdık. Gördüm beğendim gendini. Bir köylüm vardı söyledim ona bu durumları meğerlim köylümün yeğeniymiş ağabeyleri. Ondan dolayı gelişti olaylar.
A.K: Kim olduğunu bilmezdim. Her gittiğimde görürdüm gendini ama ne bileyim ki gözü var bende. Dikkatli bakmazdım. Benim da bisikletim vardı. Onuynan giderdim. Bisikletinan başladı aşkımız.

Ali Atamer: Eskiden aileler beğenirmiş oğlanı veya kızı da ona göre olurmuş dünürcülük.
A.K: 16 yaşındaydım beni istediklerinde. Haberim bile yoktu. Abim yaptı bu işi. Abim da zanedermiş ki haberim var. Ama benim haberim yok. Ama güzel deliganlı olmasa beğenmeyceydim gendini çünkü gönlüm yükseklerdeydi.
K.K: Her gün dükkanın önünden geçer da giderdi işe. Ben görürdüm.
A.K: Ağabeylerim nere gitsem hep arkamdaydı. Sıkı vardı o zaman.
K.K: Bindim motora gittik Balıkesir’e tanışalm Aileynan. Orda karar aldık. Haftaya tekrar gittik köye çünkü hanım başka köydeydi aldılar geldiler gendini. Oldu iş.
A.K: Dünürcülük günü yaptığım gaveleri heyecandan hepsini döktüm. Golay mı böyle güzel deliganlıyı göresin garşında. Ben köyden geldiğimde bu oğlan seni ister dediler. Zaten bişey da deyemezdim. Ama bu yakışıklı deliganlıyı gaçırmazdım.
K.K: Beni da gördü yakışıklı oraşta gaçırmadı tabii.
Ali Atamer: Nikah töreninizden hatırınızda neler var?
A:K: O saatten nişan yüzüğü taktık. Hemen ardına nikah yaptık. Balıkesir de yaptık. Rumlardan çok korkulurdu diye. Köyü her zaman basarlardı vasariya çıkarırlardı. Dedik hemen gıyalım nikahı da gelelim şehere. Yemeli içmeli nikah yaptık. Çalgılı türkülü. Altıparmaklar, Memedaliler hepsi geldi. Babam davar bazladı. Köyden herkes toplandı. 4-5 tane guzu kestik. Yer gök sığmadı. Misafir çok. Pastiş ağırladık tabii törende. Rüstem vardı pastacı. Pastişi ondan sonra söyledik.
K.K: Oyun havaları çalardı. Lefkoşa’nın gurduyduk diye eyiydik oyunda.
Ali Atamer: Düğün öncesi kız tarafının hazırladığı olmazsa olmaz çeyizleri varmış…
A:K: Gocam ev yapardı. Ev bitmedi diye ablamın yanında galdık. O zamanın hükmünde bohçacılar vardı. Annelerimiz çeyiz alırdı. 5 tane yorgan yapıldı. Evime göre da eşyamı yaptık.
K.K: O zaman asma altında salimden aldılar mobilayayı. Televizyon aldıydık. Tek rum kanalı vardı. O da hafta bir Türk filmi gordu.
Ali Atamer: Ayşe teyzeciğim düğün töreninizi Kıbrıs örf ve adetlerine göre mi yaptınız?
A.K: 1958’de evlendik “57”de nikah gıydık. Foto Şık vardı düğün resmimizi orda çektik.
K.K: ‘58 hadiselerinin içindeydik diye çok eğlenceli tören yapamadık. Ben gençlik gücünde top oynadığım için orda yaptık. 2 saat tebrik oldu. Davetiye çıkardık dağıttık. Düğünü kısmet olmadı yapalım istediğimiz gibi.
A.K: Para takma vardı. Eyi para topladıydık. Bizim o gadar guyruk oldu ki oynamaya vakit olmadı. 3 saat oldu.
K.K: Ayşe için güzel duıygular hissetmesem alır mıydım gendiniz zaneden.
A.K: Eskiyi gonuşuruk şu geçer içimizden. Eyi oldu da geldiniz.
K.K: Eskiyi daima aran.
Ali Atamer: Bir yastığa kaç yıl baş koydunuz?
A.K: 1957’den beri beraberik. Hiç anlamadık nasıl geçti bu yıllar. Kapıdan girdik, pencereden çıktık. Kötü gün da eyi gün da geçirdik. Çok gavga eden insan değilik biz. İkimiz da uyumluyuk. Amcacığın gezmeyi sever diye hepeyi gezdik. Türkiye’ye, İngiltere’ye giderik. Çok güzel yaşadık. Motoruynan gezdirirdi beni.
K.K: Gitmediğimiz yer mi galdı. Kıbrıs’ın her yerini gezdik. Limasol’u, İskele’yi her tarafını gezdik. Eşim hep yanımdaydı.

Ali Atamer: Ayşe teyze bu kadar yakışıklı adamı hiç mi kıskanmadın?
A.K:.Görenler söylerdi başka gızlarınan beraberdi ama inanmazdım. Herkesinan şimdiki gibi gonuşurudu. Her gonuşduğu dostu değildi ya. Güvenirdim gendine.
K:K: Güzel gızlar gelirdi bisiklet onarmaya. Aklımdan kötü şeyler geçmezdi. Centilmen biriydim. Yardım etmem lazım değilmi bayanlara. Benim bir sürü gadın müşterim vardı. O bakımdan öyle bişey olmadı.
Ali Atamer: Kemal dayıcığım seni sevdiğini nasıl belli ederdi?
K.K: Biz yedik içtik sana söyleyim. Zevkimiz oydu. Garıcığım getirirdi bana gonyağı masaya işte o zaman anlardım ki severdi beni. Hafta sonraları yeme içmeye giderdik. Eskiden beri yer içerim. Severim.
A.K: Hazırlardım masayı beraber oturur içerdik.
K.K: Ben da onu Türkiye’ye götürüm. Altın alır. İstediğini yaptık.
Ali Atamer: Bir ömrü beraber yaşadınız. Sizce bu mutlu yılların sırrı nedir?
K.K: Birbirine saygı sevgi içersinde olursan evlikler uzun sürer. Bir da gonyak masada olacak.
A.K: Hiçbir şeyi dert etmeycen. Dedikodulara kulak asmaycan. Her şeyi olduğu gibi görecen. Allah herkese uzun evlikler versin. Birbirini anlamak çok güzel bir şeydir.
































