Dünya ticaretinin dörtte üçünü ve dünya Gayri Safi Hasılası’nın % 85’ini teşkil eden G-20 ülkeleri bakanları ve Merkez Bankaları Başkanları ile üst düzey yetkililer, uluslararası mali ve ekonomik kuruluşlardan özellikle ekonomik ve mali alanda yön gösteren ve dara düşen ülkelere mali destek sağlayan, bunun yanında kültürel ve bilimsel alanlarda gelişme ve kalkınma için destek veren kuruluşlardan IMF ve OECD Başkan ve yetkililerinin katılımıyla, İstanbul’da Türkiye’nin Başkanlığında toplantı, geçtiğimiz hafta içinde yapılmıştır. Toplantılar Başbakan Yardımcısı Sayın Babacan başkanlığında sürdürülmüştür.
G-20 toplantısında başkan Babacan, küresel politikaları belirlerken ve değerlendirirken, üç soru sorduklarına vurgu yaptı. “Yetkili merciler problemlerinin farkında mı? Zorlukları anlıyorlar mı? Problemlerini nasıl çözeceklerini biliyorlar mı?” ve bu üç sorunun cevabı “evet” ise o ülkenin iyi bir performans çıkaracağını ifade etti.
Ayrıca, G-20 toplantısında üç şeye konsantre olmaya çalıştıklarını bunların, “uygulama, yatırımlar, kapsayıcılık” olduğunu ve uygulamanın önemine işaret ederek birçok ülkede problemlerin ve bunların nasıl çözüleceğinin bilindiğini ancak bunun için, “irade ve cesaretin” gerekli olduğunu, söyleyerek başarı ile başarısızlığın bu sorulara verilecek cevaplara ve yapılacak icraatlara bağlı olduğunu, farkın da burada yattığına dikkat çekti.
Yukarıda sorulan sorular ve üzerinde vurgu yapılan hususlar, önem verenler için, sorunların çözümü yönünde birer anahtardır. Ancak bu anahtarları kullanacakların niyet ve kabiliyeti de çok önemlidir.
Özü itibarıyla vurgulandığı üzere problemleri bilmeyen veya farkında olmayan veya nasıl çözüleceğini bilmeyen yöneticiler, ülkelerini ileriye taşıyamayacağı gibi, sorunların bilinip de çeşitli nedenlerle siyasi kaygılarla, popülizm ve zümresel nedenlerle, parti menfaatleri uğruna uygulamaları yapmayan veya irade gösteremeyen yönetimlerin ülkelerini daha ileriye taşıma başarısı olamaz. Bunlar temel konulardır. Uluslararası kabul görmüş kriterler. Bu kriterleri KKTC’ye getirebilmek için “zihniyetlerin” değişimi ve mevcut yapının, büyük reformlara ihtiyacı vardır. Ancak maalesef siyasal yapı geçen zaman içinde gittikçe tenkit edilen yozlaşma genişleyerek ve benimsenerek daha da çetrefilli bir hal almıştır. Siyasal partilerin tümü, partisel kazanımları ön plana almaktadır. Geri kalmışlık bu kısır döngü içindedir. Bu çemberi kıracak ve halka yayılacak bilinçli yöneticilerle ülke menfaatini her şeyin üstünde tutacak bir siyasi parti politikasının uygulanması halinde, halkın büyük beklentisi olduğu cihetle peşinden sürükleyebilecektir. Yaratılan hayal kırıklığını kırmak, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan ve yönetimlere talip olan siyasi partilerdedir. Ülkenin düzlüğe çıkması, demokrasinin özümsenmesi ile devlet çarklarının halkın geneline, ülke menfaatleri için hakla adaletle işlemesinden ve uygulanmasından geçer. Aksi halde demokrasiden bahsedilemez bile. Demokrasi, özgürlükle beraber hak, adalet ve fırsat eşitliğidir. Uluslararası bir kimliğe kavuşmak istiyorsak, uluslararası kriterler çerçevesinde bir yönetim tarzına ulaşmamız şarttır. G-20 ülkeleri toplantısındaki alınan kararların ve önerilerin bazıları ve öne çıkanları özetlersek, bu ülkeler öncelikle yapısal reformu taahhüt etti. Özellikle gelişmekte olan ülkelere gerekli olan yapısal reformların gerçekleştirilmesi gereği ve yatırımlara olan ihtiyaç üzerinde duruldu. Bunda kamu-özel sektör iş birliğinin daha yoğun kullanılması ve daha çok özel kaynağın kamunun yapısal yatırımlarına yönlendireceklerini vurguladılar. Türkiye özellikle başkanlığı döneminde KOBİ’ler üzerinde duracaklarını, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisinin belkemiği olduğunu vurguladı ve hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için geçerli olması dolayısıyla, G-20’nin KOBİ’lerin genelde gelişmelerine yardımcı olacakları ifade edildi. KOBİ’ler aslında girişimcilik, inovasyon ve istihdam kaynağıdır. Toplantıda, büyük şirketlerin küresel ekonomiye ve büyümeye katkıları da dile getirilerek, bu katkıların çok önemsendiği, ancak birçok ülkelerde KOBİ’lerin istihdamın % 50-70 arasında olması dolayısıyla bu kesimin de desteklenmeleri ve finansmana erişimlerinin kolaylaştırılmasını sağlayacakları üzerinde duruldu. Bir de üzerinde durulmasına hemfikir olunan ikinci önemli hedefin, az gelişmekte olan ve G-20 ülkeleri dışındaki dünya GSYH’sinin %15’ini oluşturan ülkelere, gelişmeleri için destek verilmesi üzerinde hemfikir olundu. Tüm ele alınan bu konular için de takip mekanizmasının kurulmasına karar verildi.
Yapısal reformlar ile yatırımlar ve küçük ve orta boy işletmelerin desteklenmesi “uygulamalarının” KKTC için de öncelikli politikalar olması, ön plana alınmalıdır. Finansman açısından da bu projelerin yürütülmesi hususunda Türkiye Hükümeti ile yakın iş birliği ve yeni bir anlaşma imzalanmasına gidilmesi, gerekmektedir.
Havadis Gazetesi’nin yayıma başladığı gün dolayısıyla, Havadis Gazetesi’nin 6. kuruluş yılını kutlar, tarafsız ve başarılı yayım hayatının daha da genişleyerek devamını dilerim.
































