Spora siyaset karıştırırsanız eğer, olacağı budur…
Yıllarca, “Yunan ve Rum delegelerin oyu ile UEFA ve FIFA’da üst makamlarda görev alan” ancak, sırf Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır diye birilerinden medet umarsanız, olacağı budur.
Kıbrıs Türk futbolu, maalesef, lobilerin gölgesinde kalıyor.
Türkiyeli delegeler Rum ve Yunanlılara, Rum ve Yunanlı delegeler de Türkiyeli adaylara yıllarca destek vererek, hep FIFA ve UEFA üst yönetiminde yer aldılar.
Maalesef, yıllardır Kıbrıs Türk futbolunun gelişimi ve dünyaya açılımı için “zırnık” adım atmayanlar, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde “şov” yapmaya kalkınca olanlar oldu.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’i Kıbrıs’a davet etti.
O da geldi.
Cumhurbaşkanlığı’nda görüştüler…
Ve gitti.
Ne istedik biz Demirören’den:
“Türkiye Bölgesel Amatör Ligi’ne futbolcularımız bedelsiz olarak gidiyor. Bize yardım et…”
O ne dedi:
“FIFA kuralları çerçevesinde, bu soruna bir çözüm arayacağım…”
Ve gitti…
KTFF’yi yok saydı
Yıldırım Demirören bunu yaparken, sadece ve sadece siyasilerle görüştü.
Kerhen, KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu da orada yer aldı.
Nezaketen Cumhurbaşkanı tarafından yapılan, “toplantıya katıl” teklifini kabul etti.
Bana sorsa, “Bence de katılmalısın” derdim.
Şimdi geriye dönüp bakınca, Hasan Sertoğlu’nun o toplantıda yer almasını, yanlış buluyorum.
Neden?
Demirören, “Bre eşek başı, nedir yaptığınız?” bile demedi.
Türkiye’de futbolu siyasetin oyuncağı haline getiren Demirören, burada da Cumhurbaşkanı ve Spor Bakanı’ndan “talimat” alarak gitti.
Muhatabı ile muhatap olmadı.
KTFF’yi yok saydı…
• “Burada ne yapıyorsunuz?
• Talebiniz nedir?
• BAL işi nedir?
• Bu Rum futbolunu yönetenlerle görüşüyorsunuz ama ne yapıyorsunuz?
• Amacınız nedir?”
Bu sorulardan tekini bile sormadı.
Hasan Sertoğlu’nu da kendisi gibi, siyasetin oyuncağı sandı.
Yanlış başladı, yanlış devam etti
Nitekim…
Yanlış başlayan bu süreç yanlış devam etti.
TFF ve KTFF’nin bir araya gelerek, ortak belirlemesi gereken yol haritası yerine, Demirören, “siyasetten aldığı talimatla”, KTFF’yi yok saydı…
Kalktı, FIFA’ya yazı yazdı…
KKTC’de “şube açmak” istediğini söyledi…
FIFA, TFF gibi “ucubeler tarafından yönetilmediği” için, muhatabına bilgi verdi.
Yani, KTFF’ye…
Dananın kuyruğu da burada koptu.
TFF Başkanı, KTFF’yi yok saydı…
Nezaketsizlik yaptı…
Kaba davrandı…
KTFF, TFF’nin KKTC’de “şube açma” girişimini FIFA’dan öğrendi.
Bu onur kırıcıdır. Yok saymadır…
Siyaset gerdi
Hasan Sertoğlu, LTB Başkanlığı’nın kapısından döndü.
Sertoğlu’nun “aday olmaması” için, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun çabalarını bilmeyen yok.
“Harmancı’nın seçimi kazanması için destek olduğunuz doğru mu?” sorusuna verdiği cevap, Lefkoşa’da kulaktan kulağa dolaşıyor:
“Hasan Sertoğlu’nu aday yapmadık ya… Daha ne yapsaydık?”
Şimdi, seçim arifesinde, Eroğlu-DP ikilisine karşı, uzlaşmaz bir duruş var.
Hasan Sertoğlu’nun bu tavrından çekinme var.
Yarın, kulüpler üzerinde, “Sertoğlu’nu oradan indirelim” baskısı başlarsa, şaşırmam.
Kamuoyu desteği Hasan Sertoğlu’nun yanındadır.
Neden?
Bir kere dürüst…
Samimi…
Ve cesur…
Futbol Federasyonu’nun özerkliğine sahip çıkıyor.
Uluslararası tanınırlığına katkı yapmak için çaba harcıyor.
Bu alanda geçmişte yapılan çalışmaları ileri taşımak için gecesini gündüzüne katıyor.
Şimdi Cumhurbaşkanlığı seçimleri var ya…
“Hasan bu gücünü ya bizim aleyhimize kullanırsa” telaşı var…
İşin bu kısmını da okumadan, süreci doğru okumak, saflık olur…
/////////////
Siyaset dışarı
Maalesef, “bu sorunu siyaset çözer” zanneden Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun özerk olduğunu unuttu.
Çözeceğini sandı ama…
Aleyhine döndü.
Çünkü yanlış başlayan bir sürecin doğru bitmesi beklenemezdi.
KTFF’yi yok sayarak, dolaşarak bu sorunu çözebileceğini zannedenler, şimdi işi daha da büyük bir kaosa sürüklediler.
Oysa, KTFF ve TFF bir araya gelse, 15 dakikada çözülecek bir sorundu…
Şimdi FIFA’ya da rezil olduk.
Doğru olan aklıselimdir…
Siyasetin çözeceği bir iş değildir.
TFF, KTFF ile sağlıklı bir ilişki kurmadığı sürece futbol da düzlüğe çıkmayacak…
Siyaset futbola yardımcı olabilir…
Ancak, “yön” veremez.
KTFF yönetimini yok sayarak atılacak adım ise eninde sonunda boşluğa düşmeye mahkumdur…
































