KÜÇÜK KAYMAKLI MEZARLIĞI
1980’li yıllarda bir bölümü kaldırılan ama hâlâ ayakta duran Küçük Kaymaklı mezarlığı Girne Kapısı mezarlığından sonra kullanılan bir alandı. Fotoğraf, bir okul müdürünün ölümünün ardından Küçük Kaymaklı’da düzenlenen töreni yansıtıyor.
Bir müddet önce kaybettiğimiz değerli insan Erdoğan Naim’in paylaşımından elde ettiğimiz fotoğraf için Naim şunları yazmıştı:
“Bu resmi rahmetlik Naime ablamın arşivinden elde ettim. Miss Bullen Victoria Kız Lisesi Müdüresi iken rahmetlik oldu ve cenazesi K. Kaymaklı mezarlığına defnedildi. Resmin arkasında şunlar yazıyor: Miss Bullen 14.3.1939 Salı günü ölmüş. İşte 15.3.1939 perşembe gün Lise ve kendi talebeleri cenazenin arkasından giderken…”

LEFKOŞA HAVAALANI
1974’e kadar kullanılan Lefkoşa Havaalanının bugünkü harap halinin dışında genel bir görüntüsü. 74’den bugüne kullanılmayan havaalanı BM kontrolündeki bölgede sessiz bir çığlık gibi kendi kaderine terk edilmiş durumdadır. Savaşın hiçbir izi olmayan bu görüntünün güzelliğine ise inanmak oldukça zor.

BİR CENAZE VE SARI TAŞ BİNA
Hangi cenazeye ait olduğunu bilmediğimiz bu fotoğraf üzerine çok şeyler söylenebilir. Cenaze belli ki saygın birine ait. Cenazenin çevresinde din adamlarının çokluğu, vefat edenin de din adamı olduğuna işaret ediyor büyük ihtimal.
Asırlarca Ayasofya Camisinden kaldırılan cenazeler, tanınmış biri öldüğünde Girne Caddesi güzergahına kadar omuzlarda taşınır, daha sonra kabristanlığa götürülürdü.
Bu adet maalesef yakın bir geçmişte ortadan kaldırılmış, yüzyıllardır sürdürülen sosyal ve kültürel bir alışkanlığa son verilmiş, tarih adeta bir kağıt parçası gibi buruşturulup atılmıştır.
Fotoğrafta dikkate değer bir başka nokta daha var. 1930’lu yılları yansıttığını tahmin ettiğimiz fotoğraf şimdiki Türk Bankası binaları önünde çekilmiş.
Sarı taştan olan eski banka binası 1949 yılında inşa edildiğine göre, onun yerinde yine sarı taştan çok kemerli bir yapının bulunduğu görülüyor ki, Lefkoşa’yı Lefkoşa yapan binalara örnek teşkil etmekte. Belli ki bu bina yakılarak 1949 yılında yerine Türk Bankasının yine sarı taştan binası yapılmış ancak b,ildiği gibi o da korunamamıştı…

LAMBASUYUCU
1960’lı yıllarda “lambasuyu” satıcılığı yapmak bir meslekti. Bunun için motorlu araçlarla seyyar satıcılık yapılırdı. Fotoğrafta Lefkoşa sokaklarında büyük ihtimal evinin önünde park edilmiş bir lambasuyu satıcısının motorlu aracı durmakta.
Lambasuyu satmak için, bir tanker motorlu bir aracın arkasına yerleştirilir, tankerin de bir musluğu bulunurdu. Lambasuyu müşterinin “galon”luk tenekelerine doldurulurdu. Müşterilerin daha fazla lambasuyu tedarik etmek için halk ağzında “tank” denilen bidonları kullandıkları da olurdu.
































