Hasan DÜZGÜN
Kuzey Kıbrıs Turkcell’in düzenlediği 4.Sanat Engel Tanımaz Fotoğraf Yarışmasında Özgürlük kategorisinde birinci gelen İsmail Özyol ve Murat Katrin ile bir söyleşi yaptık. Bir fotoğraf sanatçısı ile bir engelli bir araya gelip özgürlüğün resmini çekmeye kalkışırlarsa ne tür bir empati gerekir diye.
Poli:Yarışmadan önce tanışıyor muydunuz ?
İsmail Özyol: Evet tanışıyorduk. Murat abi benim babamın yakından arkadaşıdır. Yarışmada Özgürlük kategorisi açılınca kendime beraber çalışmak için engelli bir birey arıyordum. İşin doğrusu işin başında engelli bir bireyle çalışmak zor olacak diye düşünmüştüm. Daha sonra Murat abi aklıma geldi. Murat abi beni küçüklüğümden beridir bilir. Teklifime ilk başta karşı çıktı ama daha sonra bana yardımcı olmak istediğini söyledi.
Poli: Fotoğraf teması için nasıl bir çalışma yürüttünüz ?
İsmail Özyol: Ben ilk önce kaba taslak fikirler ortaya çıkardım. Aklımda birçok fikir vardı. Bunlar üzerinde çalışmaya başlamıştım. Bu fikirleri Murat abiye de sundum. Bu fotoğrafı gözümün önünde canlandırmıştım. Özgürlüğü kuşlar sembolize edecek, engelli bir birey ise kuşları bırakacaktı. Güzel bir fikir olduğunu düşünüyordum. İlk önce Beşparmak dağında fotoğraf çekmeyi düşündüm. Arka planda Beşparmak dağlarının manzarası olacaktı. Bu fikri de Murat abiye sundum. Murat abi de bana deniz kenarında fotoğraf çekersek daha güzel olabileceğini söyledi. İlk olarak mekan tartışmaları yaptık. Daha sonra aklımıza Bedi’s Plajı geldi. Oradaki iskele’nin üzerinden çekmeye karar verdik.

Poli: Engelli bir bireyle çalışmak nasıl bir çabayı gerektirir?
İsmail Özyol: Zorlukları var tabi. Ama bu zorluk bireyin engelli olmasından kaynaklanmaz. Mesela örnek vereyim. Bu fotoğrafı çekmeye karar verdiğimizde ilk olarak Bedi’s Plajına gözlem yapmaya gittik. Ne yalan söyleyeyim aklıma hiç Murat abi’nin kuma ve dolayısı ile o iskeleye çıkamayacağı gelmemişti. Yani mesele empatidir. Engeli olmayan bir bireyin bir engelli birey gibi düşünmesi çok zor bir şeydir. Dolayısı ile empati yapabilirseniz engelli bir bireyle hareket edebilirsiniz. Bunu da eklemek isterim, Murat abi bana çok yardımcı oldu.
Poli: Zorlukları nasıl aştınız ?
İsmail Özyol: Aşamadık. İlk olarak Murat abiyi oraya götürmek için fikirler ortaya koyduk. Daha sonra başaramadık ve vazgeçtik. Ben arkadaşımdan rica ettim, o fotoğrafta manken olmayı kabul etti. Tabi ki Murat abi ile çekseydik çok daha güzel olacaktı ama mümkün olmadı.
Poli: Neden fotoğrafı siyah beyaz kullanmayı tercih ettiniz ?
İsmail Özyol: Ben siyah beyaz fotoğrafları daha çok severim. Çektiğim fotoğrafların bir çoğu siyah beyazdır. Fotoğrafı çektikten sonra uzun süre renkli mi olsun yoksa siyah beyaz mı diye uzun süre düşündük. Hatta yarışmaya katılım için olan süreyi kaçırıyorduk. Süre gece 12’de biterdi. Biz son ana kadar siyah beyaz mı renkli mi olsun diye düşündük.Fotoğrafta deniz ve gökyüzü olunca renklerin kaybolacağını düşündük ama yine de fotoğrafı siyah beyaz gönderdik. Bence güzel bir fotoğraf ortaya çıktı.

Poli: Sanat Engel Tanımaz Yarışması ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
İsmail Özyol:Sanat Engel Tanımaz Yarışması benim uğurlu yarışmamdır. Daha önceki yarışmalarda da bir çok kez ödül aldım. Bence çok anlamlı bir yarışmadır. Sanatçının empati yapmasını sağlar. Az önce de bahsettiğim gibi empati sadece bizim için değil herkes için önemli. Ben bu yarışmada diğer kategorilere de fotoğraf gönderdim. Bu nedenle ÖZEV’in Özel Eğitim Okuluna fotoğraf çekmeye gittim. Orada çok duygulandım. Bu yıl Özgürlük kategorisinin açılması ile yarışmaya yeni bir yön verildi. Çünkü sanatçının engelli bir bireyle çalışması sağlandı. Bu güzel bir şey. Umarım geleneksel olarak devam eder ve daha çok yarışmacı katılır. Ben tüm yarışmacı arkadaşlarıma bu yarışmaya katılmasını tavsiye ediyorum. Bir de bu yarışmanın en güzel yönü kazanan fotoğrafların bir çok yerde sergilenmesidir. Geçen yıllarda bir restoran’da fotoğrafımı şans eseri gördüm. Fotoğraf Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın bir maçında çekilmişti. Arka masadaki insanları konuşurken duydum. Ülkede böyle bir aktivitenin olduğunu bilmiyorlardı ve benim fotoğrafımdan bunu öğrendiler. Bu beni çok duygulandırdı.
Murat Katrin: Turkcell’e bu yarışmayı düzenlediği için teşekkür ederim. Turkcell bizim Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’mızın da sponsorudur.Bu tür aktivitelerin diğer kurumlara da örnek olması gereklidir. İsmail yarışmaya katılmak için geldiğinde ilk olarak sıcak bakmadım. Çünkü konu mankeni olmak istemiyordum. Daha sonra konuştuk ve fikirleri ortak ürettik. Bence desteklenmesi gereken bir yarışma. Bu yarışmayı düzenlediği için Türkcell’e çok teşekkür ederim.

































