Finlandiya ve din eğitimi örneği

29 Nisan 2018 Pazar | 11:15
Barış Uzunahmet

Cumhuriyet Meclisi’nde geçtiğimiz hafta müşavirlik meselesi ile birlikte en çok konuşulan konulardan biri de zorunlu din eğitimiydi. Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit ortaöğretimde “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin seçmeli olacağını açıklamasından sonra bu konuda yine bilindik çevrelerin sesleri yükselmeye başladı.

“Dinde zorlama olmaz” diye çok önemli bir söz var. Hal böyle ise din eğitimi niye zorunlu olsun ki? Bu dersin seçmeli olması dersin ne değerini azaltır ne de önemini… Sadece bu derse girmek isteyenler ile girmek istemeyenlere eşit hak tanır. Zorla din dersine giren bir çocuğun dini sevmesi mümkün mü?

Bizde bu tartışmalar yaşanırken dünyanın en saygın eğitim sistemine sahip Finlandiya’da durum nedir diye bakma ihtiyacı hissettim. Uzun yıllardır PİSA sınavlarında her daim ilk beş içinde yer alan Finlandiyalı çocukların başarısını hep imrenerek takip ediyoruz. Peki bu çocuklar nasıl bir din eğitimi alıyorlar?

Finlandiya’da şu anda devlet okullarında Protestan dini ağırlıklı din dersleri yapılmaktadır. Ancak Eğitim bakanlığının onayladığı onlarca farklı dini inancın öğretim programı da okullarda okutulmaktadır. Bununla birlikte herhangi bir dine mensup olmayan çocuklar için de din dersi yerine “Ahlak” veya “Yabancı Kültürler” dersi bulunmaktadır.

Finlandiya’da bu çeşitlilikten dolayı din derslerine katılım oldukça yüksektir. Çünkü her birey neredeyse kendi inancı doğrultusunda din derslerine girmektedir. Bununla birlikte öğrencilerin din derslerine girmeme hakları da vardır. Din dersine girmek istemeyen öğrenciler okul idaresine bir dilekçe ile başvurarak o derse girmeme hakları mevcuttur.

Finlandiya’da 2003 yılında çıkarılan Dini Özgürlükler Yasası sonrasında genel olarak tek bir dine uygun din eğitimi anlayışı terk edilmiş ve daha çok günümüz Finlandiya’sındaki din eğitimi non-confessional; Yani bir dine veya mezhebe bağlı olmayan din eğitimi yaklaşımına göre düzenlendiğini söyleyebiliriz.

Bu yaklaşım özellikle İskandinav ülkelerinde ve çağdaş batılı toplumlarda önem kazanmıştır. Bizdeki gibi tek bir dini öne çıkaran bir din eğitimi olsa bile farklı dinlere ve inançlara sahip öğrencilere saygı duyulmaktadır. Kaldı ki Türkiye’de bile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin aldığı bir karar sonrasında farklı inançlar için de ders programları hazırlanmıştır.

Tüm bunları dikkate aldığımızda din dersini almak isteyen çocukların hakları elinden alınmadan bu dersi almak istemeyen çocuklara da bu hakkın verilmesi gerekmektedir. Bugün okullarımızda Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın istatistiklerine göre ilk ve orta öğretim kurumlarımızda 2 bin 500’ün üzerinde Türkiye ve KKTC dışından gelen öğrenci öğrenim görmektedir. Bu da öğrencilerin %5’i demektir. Yani aslında her sınıfta bir yabancı çocuk… En azından bu çocuklara zorla Sunni İslam’ı öğretmeyelim. Bu çocukların bu derse girmeme hakkını savunmak, hatta kendi dinlerinde öğrenim görmelerini sağlamamız gerekir. İnsan haklarına saygılı bir devlette bu böyle olması gerekmektedir. Kaldı ki çok sayıda Kıbrıslı Türk de çocuklara herhangi bir dinin empoze edilmesini istememektedir. Eğer bunlardan da din dersine girmek istemeyen varsa onlara da bu hakkın verilmesi gerekir. Nasıl din dersini almak isteyenlerin bu hakkı varsa…

Gelinen noktada daha çağdaş bir din bilgisi öğretim programına ihtiyaç vardır. Avrupa’daki birçok ülke bu süreçten geçmiştir. Bizim buradaki sorunumuz, ya Finlandiya ve diğer İskandinav ülkelerindeki din dersi öğretimi anlayışını örnek alacağı ya da içe kapanarak başımızı kuma gömerek tekdüze bir din öğretimi ile çocukları dinden soğutacağız.

Karar sizin…