Kıbrıs’ın geçmişte yaşadığı trajedilerin ideolojik sorumlularından olan, “Yunanistan’da Sosyalist devrim gerçekleşiyor, siz de Yunanistan’a bağlanın ve Sosyalist birleşme gerçekleşsin” diyerek AKEL’i Enosis denilen felaketin kuyruğuna takan Yunanistan Komünist Partisi (KKE) şimdilerde buyurmuş ki “federal bir çözüm taksime yol açar, derhal bu görüşmelere son verilsin…”
Bu görüşünü bir mektup göndererek AKEL’e bildirmiş.
Şükür ki AKEL bu kez Yunanistan Komünist Partisi’ni reddetmiş ve her iki partinin arası açılmış.
Bu, AKEL adına sevindirici bir gelişmedir.
Ve aslında AKEL’in son dönemde oynadığı rol de sevindiricidir.
Mont Pelerin ile çözüm umutlarının yükseldiği uzlaşma olasılığının arttığı bu günlerde AKEL ezeli muhalifi DİSİ-Anastasiades’e destek vermekte, Kıbrıslı Türk siyasi partilerle bir araya gelip (dün CTP ile görüştüler) empati yapmaya çalışmaktadır.
Bu günlerde herkesi ve özellikle AKEL’e sempati ile bakan Kıbrıslı Türklerin sorduğu soru “2004’de Kıbrıslı Türkleri büyük hayal kırıklığına uğratan, Hristofyas’ın başkanlığı döneminde de bütün umutları gömen” AKEL’in bu kez ne yapacağıdır?
Kanımca AKEL şimdilik doğru bir politika izlemektedir.
Bu soruları soranlara Güney Kıbrıs’ta yayınlanan Politis gazetesindeki haberi okumalarını salık veririm.
Haberde umut verici ipuçları mevcuttur:
***
Yunanistan Komünist Partisi’nin (KKE) Kıbrıs’ta iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümünü reddedip üniter devlet çözümünü benimseme kararı üzerine AKEL ile arasında çıkan zıtlaşma şiddetlenerek devam ediyor.
KKE, AKEL’in “yanlış yapıyorsunuz” mesajı verdiği 4 Kasım tarihli mektubuna eleştirel bir cevap mektubu yazdı ve AKEL’in de aynısını yaptığını hatırlatarak mektubu basınla paylaştı.
Politis “AKEL-KKE Zıtlaşması Şiddetleniyor… KKE’nin AKEL’e İki Bölgeli İki Toplumlu Federasyonla İlgili Cevap Mektubu Çok Keskin” başlıklı haberinde “güzel ilişkiler, hatta yoldaşlık ilişkileri güzel yanıyor. KKE dün AKEL’e gönderdiği cevap mektubunu basına verdi. Mektubun içeriği iki kardeş parti ilişkilerinin artık had safhada olduğunu doğruluyor” ifadelerini kullandı.
Mektubunda, Kıbrıs sorunundaki analizinin doğruluğunda ısrar eden KKE, tezlerinin AKEL, Kıbrıs Rum ve Yunan partileri tarafından kullanılmasının, “olumsuz gelişmelerinin engellenmesine katkı koyacağı ve Kıbrıs sorununda adil ve sürdürülebilir çözüm mücadelesini güçlendireceği” görüşünü ortaya koydu.
Tezlerinin, bölgedeki gelişmelerin ana unsurlarını ortaya koyarak Rum ve Yunan halklarına, yeni bir Annan planı götürülmekte olduğunu haber verdiğini savunan KKE mektubunda özetle şunları kaydetti:
“AKEL’in, İki bölgeli iki toplumlu federasyonu reddetme tutumumuzun milliyetçi güçlere malzeme olduğu görüşü en azından komiktir. AKEL, küçümsediği bu güçlerin bazılarıyla işbirliği yaptı. Kıbrıs’ta kentsel yetkilerin kullanımı sırasında Kıbrıs siyasi güçleri arasında AKEL olarak sizin de katıldığınız ittifaklar yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Ülkenizdeki milliyetçi güçler derken kastettiklerinizin isimlerini açıklamak sizin sorumluluğunuzdur. Her mantıklı insan, milliyetçiliğin gettoya, Kıbrıs halkının ortak mücadelesine ayrımcılık ve engeli yeniden üreten iki devlet politikasına karşı olan politika ile darbelenebileceğini anlar. Kimin yanlış yaptığı kimin yapmadığı zaman içerisinde ortaya çıkacak.
Hatırlatırız ki 2004’te de KKE sağlam durmuş ve inisiyatif alarak Annan planının (nereye sürüklediğinin) ortaya çıkarılmasına ve nihayetinde, referandumda, Kıbrıs halkı tarafından reddedilmesine katkı koymuştuk.
Kıbrıs’ın taksiminin meşruiyet kazanması tehlikesi kritik meseledir. Görüşmelere zemin olan 11 Şubat 2014 Anastasiadis-Eroğlu ortak açıklamasında aslında bu benimseniyor. AKEL’in, Kıbrıs’ta bir federasyon devletini desteklemesini gerekçelendirebilmek için federal devlet yapılarına örnek olarak ABD, Rusya ve İsviçre’yi göstermesi en azından yersiz ve zamansızdır. Çünkü bu örneklerden hiçbirinin Kıbrıs sorununun oluşum süreci ve şartlarıyla hiçbir alakası yoktur.
İki toplumlu iki bölgeli federasyon acı-uzlaşısı ilahi kanun noktasına geldi ancak aslında iki oluşturucu devlete taksim çözümüme doğru evriliyor.
Kıbrıslı işçilere anlatıldığı gibi söz konusu olan federasyon değil, iki devletli konfederasyondur. Bu nedenlerle KKE; gelişmeleri ve özellikle Annan planının acı tezlerini, iki oluşturucu devlete dair 2014 Anastasiadis-Eroğlu ortak anlaşmasının içeriğini inceledi ve alenen, kamuoyu önünde size; kendisinin de uzlaşı olarak benimsediği ve AKEL’e destek belirttiği iki bölgeli federasyonla ilgili tutumunu çok geç olmadan bildirmeye karar verdi. Üniter ve Bağımsız Kıbrıs”
































