İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’ın, Girne-Lefkoşa anayolunda, 4 gencin ölümüyle sonuçlanan sel felaketine ilişkin Havadis’e yaptığı açıklamalara ateş püskürdü
“YASAYA GÖRE SUÇ”: İMO: Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Yasası’na göre, devlete ait projeler, vize harcından muaftırlar ancak ilgili vize bürosundan vize almaları gerekir. Vize almamış bir projeyi uygulatan veya uygulanmasından sorumlu olan kişi suç işlemiş olur
“TAM MUAMMA”: İMO: Girne-Lefkoşa yolunun hem 1986 yılındaki projesini hem de en son ihaleye çıktıkları, işin projesini istedik. Gelen evraklarda gördük ki, eskisinde de şuanda yapılmakta olan işte de şartname yok, projeler eksik, bu projeleri kimin çizdiği de belirtilmiyor
“SORUMLU BAKAN”: İMO: Bakan sorumluluklarını belli başlı kurumlara yıkmak için uğraşıyor. Bu yolda doğru mühendislik hesaplamaları yapılsaydı bu suyun asfaltın üzerinden akışı engellenebilirdi. Bunun da sorumluluğu bakanlığa aittir. Topu başka insanlara atması çok komik
“YASALARI HAZMETSİN”: İMO: Devletin yasası ortada ve gayet net. Bakanın bu yasaya ‘kısır tartışma’ demesi kabul edilemez bir şeydir. Bunu bir bakan söyleyemez. Tavsiyemiz, sayın bakan ilgili yasaları önce iyi bir hazmetmelidir
Duygu ALAN
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’ın, Girne-Lefkoşa anayolunda, 5 Aralık gecesi yaşanan sel felaketine ilişkin açıklamalarının yer aldığı Havadis’in 26 Aralık tarihli manşet haberinin ardından İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) da Havadis’e açıklamalarda bulundu.
Bakan Atakan’ın özellikle söz konusu yolun vizesinin olmadığı yönündeki tartışmaları “kısır bir tartışma” olarak nitelemesi İMO Başkanı ve Genel Sekreteri tarafından büyük tepki buldu.
İMO Başkanı Yağcıoğlu, Atakan’ın “Zaten bu vize söylemini ortaya çıkaran kuruluşu da ilgi ile takip ettim. Bu proje Şubat’ta başladı. Şubat’tan bugüne kadar vizesi olup olmadığı yönünde bir kaygı duyulmuyordu, bir anda böyle bir acı olay yaşayınca mı bu yönde bir kaygı ortaya çıktı, bu bir soru işaretidir” açıklamalarına da cevap verdi.
“Yasa açık”
İMO Başkanı Gürkan Yağcıoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’ın vize tartışmalarına ilişkin açıklamasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Yasası’nın 39’uncu maddesine atıfta bulunan Yağcıoğlu, yasanın 39’uncu maddesinde ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde uygulanacak her türlü projeyi incelemek ve onay vermek için kendi alanlarını ilgilendiren konularda odalar tarafından Vize Büroları oluşturulur. İlgili vize bürosu tarafından verilen onay (vize) olmaksızın hiçbir kurum veya makam herhangi bir projenin uygulanmasına izin veremez. Devlete ait projeler, vize harcından muaftırlar ancak ilgili vize bürosundan vize almaları gerekir’ deniliyor. Yasa gayet açıktır. Devlete ait projeler de vize almak zorundadır devlet sadece o projenin harcından muaf tutulmaktadır” diye konuştu.
Yağcıoğlu, yine yasanın 39’uncu maddesine göre, ‘vize almamış bir projeyi uygulatan veya uygulanmasından sorumlu olan veya bu yasanın 41’inci maddesi uyarınca Yetki Kurulu’nun uygulanmasına izin vermemiş olduğu bir projeyi uygulatan veya uygulanmasından sorumlu olan bir kişi suç işlemiş olduğunu söyledi.
Yağcıoğlu, KKTC’de hazırlanması mümkün olmayan bir projede bile ilgili dosyanın KKTC’de vizelenmek zorunda olduğunu da sözlerine ekledi.
Yağcıoğlu, “Vize demek mühür demek değildir. Şayet bu proje vizeye gelmiş olsaydı şuanda yolun fenni bir sorumlusu olacaktı, biz de o adama soracaktık. Vize bürosuna sunulmuş olsaydı dosyada düzgün bir proje, ihale şartnamesi, idari şartnamesi, keşfi, metrajı her şeyi olacaktı. Biz raporu hala daha hazırlayamadık çünkü elimizde doğru düzgün bir veri yok” dedi.
“Karayolları Dairesi ‘proje yok dedi’”
Gürkan Yağcıoğlu, Bakan Atakan’ın “Bu vize söylemini ortaya çıkaran kuruluşu da ilgi ile takip ettim. Bu proje Şubat’ta başladı. Şubat’tan bugüne kadar vizesi olup olmadığı yönünde bir kaygı duyulmuyordu, bir anda böyle bir acı olay yaşayınca mı bu yönde bir kaygı ortaya çıktı, bu bir soru işaretidir” açıklamalarına da cevap verdi.
Yağcıoğlu, söz konusu projeyi Karayolları Dairesi’nden Mayıs ayında talep ettiklerini ancak daire yetkililerinden “Orada yapılan zaten bir tadilat çalışması, biz de bile doğru düzgün bir proje yok” yanıtını aldıklarını dile getirdi.
“Değirmenlik Dağyolu Projesi’nin mühendisi de belli değil”
Yağcıoğlu, Girne – Değirmenlik Dağyolu’nda da benzer bir durum söz konusu olduğunu belirterek oradaki çalışma ile ilgili de yine Mayıs ayında Karayolları Dairesi’ne bir yazı gönderdiklerini, projeyi ve ilgili teknik şartnameyi talep ettiklerini söyledi.
Yağcıoğlu, “Sayın Bakan açıklasın. Girne- Değirmenlik Dağyolu Projesi’nin mühendisi kimdir. Onu da bilelim. Kaldı ki, 31 Mayıs’ta Karayolları Dairesi’ne yazı yazdım ve bu projeyi talep ettim. Girne-Lefkoşa yolunun da projesini istedim. Bize tamirat tadilattır, bizde bile doğru dürüst proje yoktur” dediler” ifadelerine yer verdi.
“Mahkemede ne diyecek?”
İMO Başkanı Gürkan Yağcıoğlu, Girne-Lefkoşa Yolu ile ilgili yargı yoluna gidilmesi halinde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nın mahkemede ne cevap vereceğini de sordu.
Yağcıoğlu, “Yarın bu konu yargıya giderse Sayın Bakan mahkemede ne diyecek?. Bu konu kısır bir tartışmadır mı diyecek?” diye konuştu.

Kutruza: Bakan yasaları önce iyi bir hazmetmelidir
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Genel Sekreteri Bora Kutruza da vize konusunda ilgili yasaya atıfta bulundu ve “Tavsiyemiz sayın bakan ilgili yasaları önce iyi bir hazmetmelidir” dedi.
Kutruza, “Devletin yasası ortada, bakanın bu yasaya ‘kısır tartışma’ demesi kabul edilemez bir şeydir. Bunu bir bakan söyleyemez” diye konuştu.
“Bakan, kavramları karıştırıyor olmalı”
Kutruza, Bakan Atakan’ın Girne-Lefkoşa, Lefkoşa-Girne Anayolu Asfalt Projesi’nin bir künyesi olduğu ve mühendisinin kim olduğunun, Girne çıkışında, sol taraftaki tabelada açıkça belirtildiği yönündeki ifadelerine cevaben şunları söyledi:
“Bakanın sözünü ettiği tabelayı da inceledik, işi yapan firmanın ismi geçmektedir. Bakan, galiba yüklenici ile mühendis kavramlarını karıştırıyor. Bir Ulaştırma Bakanı bunu dahi ayırt edemiyorsa büyük bir sıkıntı var demektir” diye konuştu.
“Ne şartname var, ne projeler tam, ne de mimarı belli”
Bora Kutruza, sel felaketinin ardından Başbakanın talebi ile bir komisyon oluşturduklarını ve komisyonun daha sağlıklı rapor yazabilmesi için işin başında, Harita Dairesi’ne, Karayolları Dairesi’ne Meteoroloji, Dairesi’ne yazı yazdıklarını ve Girne-Lefkoşa anayolunun 1986 yılındaki projesini hem de en son ihaleye çıktıkları, halen çalışması devam eden işin projesini istediklerini söyledi.
Daha sonra başbakan aracılığı ile kendilerine belli başlı evraklar geldiğini söyleyen Kutruza, bu evrakları incelediklerini ancak, ne eski proje ne de şuanda yapılmakta olan projede evrakların tamam olmadığını gördüklerini belirtti.
Kutruza, “ne şartname var ne projeler tam ne de projeler üzerinde bu projeleri kimin çizdiği bir ibare var. Bunlar olmadan aslında ihaleye de çıkamazsınız ama bir şekilde birileri bir şeyler yapıyor” diye konuştu.
“Ayıptır”
Bora Kutraza, bakanın bu yöndeki açıklamalarının “Ben Yasaya rağmen iş yapacağım ama lüzum bana yazı yazsınlar da iş yapma desinler” anlamını taşıdığını savundu.
Kutraza, “Hayır. Madem sen yasayı biliyorsun, sana bunu birinin demesine gerek yoktur. Sayın Bakan, bunu söylemesin, bu ayıptır” diye konuştu.
“Menfezler bir hesaba göre yapılmadı”
Kutraza, ilgili komisyon raporunun henüz tamamlanmadığı ancak yolda suyun asfalt üzerinden akışına neden olan bazı unsurlar tespit ettikleri kaydetti.
Bora Kutraza, şunları söyledi: “Doğrudur, o yol altında şuanda mevcutlarda, belli başlı noktalarda tüneller, menfezler, su geçişleri vardır. Olaydan sonra komisyon ile birlikte ben de olay yerine gittim ve gördüm. Bunların bir kısmıi derenin getirdiği ağaçlarla tıkanmıştı. Ancak soru şu; bu menfezler yapılırken nereye göre yapıldı? Siz bir mühendislik yapısı yaptığınızda ‘şu kadar su akacak, su kadar su gelecek, ben de buna göre, şu büyüklükte bir menfez yapacağım’ dersiniz. Biz bunu da istedik. Bu menfezleri siz nereye göre yaptınız? Diye sorduk. Bu menfezler aslında bir hesaba göre yapılmadı. Biri o saat karar verdi, oldu. Bu gelen yağmurda da bu menfezler işlev görmedi.”
Asfalt altında ki boruların da devre dışı kaldığını belirten Kutraza, “Yine bu yolun dağ tarafında eskiden yoldan akan suyu taşıyan açık kanallar vardı. Bu yapılan son işte yol genişleyebilsin diye bunun içerisine yaklaşık 25 cm çapında bir boru koydular, üzerine de asfalt döküldü. Bu boru çok küçük ve kapalı da bir sistem olduğundan tıkandı. Devre dışı kaldı” dedi.
“Sorumluluklarını belli başlı kurumlara yıkmak için uğraşıyor”
Kutruza, Bakan Atakan’ın sorumluluk almaktan ziyade sorumluluklarını başka kurumlara yüklemeye çalıştığını öne sürdü.
Kutraza, “Bu su asfalta aktı ve eğer bu yolda doğru mühendislik hesaplamaları yapılsaydı bu suyun asfaltın üzerinden akışı engellenebilirdi. Bunun da sorumluluğu bakanlığa aittir” diye konuştu.
“Sorumluluk almayan bir bakanlık, bir bakan, kalkıp topu başka insanlara atması çok komik” diyen Kutraza, “Bir bakan teknik işleri birebir bilmeyebilir. İdari makamdır ama senin altındaki teknik insanlardan bilgiyi doğru alıp işin niçin ne olduğunu anlayabilir” dedi.
Bora Kutraza, “Bu işin bir bedeli olmalıdır. Biz oda olarak sorguluyoruz şuanda. Kimse sorumlu çıkıp sorumluluğunu kabul etmelidir” diye konuştu.
































