Köşe Yazarları

Faydalı “yukarıyı” işaret etti


Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde, rektör atanma süreci ile ilgili bildiklerimi dün kamuoyuyla paylaştım.

Kurumun, “boğazına kadar” siyasiler tarafından müdahaleye uğradığını da yazdım.
Süreç işledi, senato Prof. Dr. Abdullah Öztoprak’ın ismini “rektör” olarak Vakıf Yöneticiler Kurulu’na (VYK) önerdi.

Yapılması gereken, konuyu gündeme alarak, atamayı onaylamak ya da reddetmek…
Gelin görün ki, bu konuda VYK aylardır konuyu gündeme almıyor.
“Öztoprak’ın başarısız bulunma kriterlerini” sorguladım dün siyasiler tarafından.
Hatta, “talepleri” de öğrenmek istedim.
Haliyle, “siyasi” kanattan “tık” yok.
Yazıda ismi geçmeyen, ancak VYK’da görevli, Sayın Mehmet Faydalı aradı sabah sabah…
“Bize kalsa Sayın Öztoprak’ın atamasını yaparız. DAÜ’ye büyük hizmetleri geçti ve VYK ile de uyumlu çalışıyor. Ancak, atama yukarıdakılar tarafından engelleniyor” dedi.
Haliyle ben de, “Yukarıdakılar derken kimleri kastediyorsunuz” diye sordum.
Beklediğim cevabı da aldım:
“Başbakan ve başbakan Yardımcısı.”
Yani Başbakan Özkan Yorgancıoğlu ve Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş…
Aklıma, “Spor Dairesi Yönetim Kurulu” geldi.
Dedim ki, “Sayın Faydalı, benim derdim DAÜ. Eğer siz de DAÜ’yü düşünüyorsanız ve dediğiniz gibi önerilen ismi de başarılı buluyorsanız, atayın, o yukarıdakiler de sizi görevden alsın. İbret-i alem olsun…”
Sayın Faydalı, belli ki daha fazla açıklama yapmak da istemedi. Ancak, “DAÜ, Mağusa için çok önemli. Binlerce insan, yüzlerce esnaf için DAÜ çok önemli. Yıpratmamak gerekiyor. Bu süreç daha fazla uzamamalı. Sayın rektörü de daha fazla yıpratmamalıyız…” mesajını verdi.
Tablo bu. Ben 40 sayfa yazsam, Sayın Mehmet Faydalı’nın 2 cümlesi kadar olayı özetleyemem.
Ama tekrarlıyorum işte, zira bu memleket başka türlü adam olmaz. VYK, doğru olduğuna inanıyorsa, siyasilere bakmadan atamasını yapsın, bakalım sonra ne olacak?
VYK’daki kimse de anasının karnından “VYK Üyesi” olarak doğmadı…

***
Bu konu soruşturmaya muhtaç

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda, enteresan bir olay yaşandı kısa süre önce.
Neydi olay?
Kurum teknik Müdürü Kulderen Canselen’e ihaleye katılan firmalardan birinden mail gelir. İçeriği enteresandır.
Sanki, Kulderen Bey önceden bir soru sordu, o da “cevap” verdi.
Ne var gelen mailde…
İhaleye teklif verecek başka bir firmanın ürününün, kurumun ihale şartnamesinin hangi noktalarına aykırı olduğu bilgisi. 
Yani, Kulderen beye diyor ki, “Bu noktadan yaklaşırken, o firmayı eleyebilirsin…”
Üstelik mail de Kulderen Bey’in, Kıb- Tek’e ait mail hesabına geliyor.
Sonra, bu mail bir-iki dakika içinde başka bir mühendisin mailine oradan da bir başka mühendise iletiliyor. Hızlıca…

Son alıcı yönetimi durumdan haberdar ediyor.
Bir süre sonra, mail medyaya sızıyor.
Sonrası malum…
İhale iptal oluyor, Kurdelen Bey’in ihale üzerindeki sorumluluğu iptal ediliyor.

Durum vahim…
Durum vahim…
Tablo, Kulderen Canselen’i zan altında bırakıyor.
Buna rağmen, kurum içerisinde başlayan bir soruşturma yok.
Oysa, bu soruşturma ve ulaşılacak sorun, Kıb- Tek üzerindeki şaibeyi ortadan kaldıracak.
Burada yapılacak soruşturma, sadece kurum açısından değil, Kulderen Bey açısından da, Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Akim tarafından da önemli.

Zira, “ortada bir komplo” yoksa, Kulderen Bey açısından durum vahim.
Yok eğer, iddia edildiği gibi “birileri Kulderen Bey’in mailini kullanarak komplo hazırlamışsa” daha kötü.

Kulderen Bey polise başvurdu
Neden mi “komplo” kelimesini kullandım.
Zira, bunu Kulderen Bey’den duydum.
Geçtiğimiz günlerde, Kulderen Bey’i aradım.
Konu, faturası yüksek gelen bir işyeri içindi. Haliyle, ihale süreci ile ilgili de soru sordum.
“Ben olayı polise aktardım” dedi.
Nedenini merak ettim, anlattı.
Anlattıkları beni, daha da dehşete düşürdü:
“Mailime bir e-posta düştü. Ben görmedim, zira Gereksiz Posta Kutusu’na gitti. Ben o gün, yani mailin bana geldiği gün dairede değildim. Maili de Gereksiz Posta Kutusu’na gittiği için 3- 4 gün sonra gördüm. Zaten okur okumaz da dikkate almadım ve sildim.
Sonra, öğreniyorum ki, bu mail benden birilerine servis edilmiş. Şok oldum. Zira, ben yokken, odama girildi ve bu mail servis edildi.
Bu aşamada daha fazla konuşmak istemiyorum.
Belli ki ortada bir komplo var. Polise bildirdim, araştırma istedim. Bu nedenle polis raporu, sanırım bu konuda benim suçsuzluğumu da ortaya çıkaracaktır. Bekliyorum…”

Tam dehşet…
Anlatılanlara bakılırsa, konu daha da vahim.
Düşünsenize…
Birileri mail atıyor.
Mailin geldiği kişi bunu görmeden, odasına giriliyor ve başka alanlara servis ediliyor.
Sonra da bu ihale süreci aleyhine kullanılıyor.
E, bu konu araştırma kaldırmaz?

Dediğim gibi, bu araştırmanın sonucu, Kıb- Tek’in namusudur.
Sonucu herkes gibi ben de merakla bekliyorum.
Ak koyun, kara koyun bu olayda belli olacak.
Umarım, Kurdelen Bey, suçsuzluğunu ispat eder.
Umarım, kurum, iptal edilen ihale süreci ile ilgili sağlıklı bir soruşturma süreci geçirir.




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı