En Üst

20 Eylül 2017

Fashion Week’te Kıbrıs rüzgarı

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

 

BAŞARISINI İSTANBUL’A TAŞIDI: Genç modacı Şenay Özok, Koza Tasarım Yarışması’nda ilk 10’a seçilerek tasarımlarını podyuma taşırken, İstanbul Fashion Week 2013’te de yer aldı

Genç modacı Şenay Özok, Koza Tasarım Yarışması’nda ilk 10’a kalarak tasarımlarını podyuma taşırken, herkesin ilgisi ve beğenisiyle karşı karşıya kalan ve ses getiren İstanbul Fashion Week 2013’te yer aldı. İstanbul Moda Akademisi’nde eğitimini tamamlayan Şenay Özok, başarılı çalışmalarından dolayı London College of Fashion’da eğitimine devam etme hakkı da kazandı.
Henüz 20 yaşında olmasına rağmen kısa zamanda isminden başarılarıyla söz ettiren Şenay Özok, moda kariyerindeki yolculuğunu ve geleceğe dönük planlarını anlattı.

-Tasarım yapmaya, modaya ve kariyer serüveninde bu alanda bir plan yapmaya giden süreci sizden dinleyebilir miyiz?

Tasarım benim hep hayalimdi. Kıbrıs’ta, sanat aşığı ve yoğun tempoda çalışan bir ailede büyüdüm. Küçüklüğüm de bale dersinden piyano dersine, çizim dersinden şan dersine, fotoğrafçılık kursundan stüdyo çalışmalarına koşmakla geçti. Bu durumda serüven çocukluğumda başlamış oluyor. İnsanın iyi bir vizyona sahip olmasında ailesinin ve küçük yaşta aldığı eğitimlerin çok etkili olduğunu düşünüyorum. Hayallerim, ailemin de desteği ile hep büyüktü. Yurt dışı, büyük şehir, enerjisi yüksek yerlerde iyi işlere imza atmak. İstanbul’un zaten ilk aşamada hayallerimi ve isteklerimi karşılayacak ve beni her geçen gün yaratıcılığa, hayallerime daha da yaklaştıracak bir şehir olduğunu düşünüyorum. Muhteşem alt kültürü ve tarihiyle, zaten kendini geliştirmek isteyen birine ilk aşamada araştırma anlamında yüksek imkanlar sunuyor.

Tasarıma girmeden önce tarihsel araştırmaların çok önemli olmadığını düşünüyordum fakat bu büyük bir yanılgıydı. Tasarım yapmaya başladıktan sonra kültür açısından kendimi daha çok geliştirmem gerektiğini, derin araştırmalara girersem ve araştırmalar sonucu kendimi bulursam bu alanda başarılı olabileceğimi düşündüğüm için Akademi’nin ikinci, aynı zamanda son senesinde üniversiteye gitmeye, kimliğimi net ve doğru şekilde yaratmak için kendime zaman vermeye karar verdim. Akademiden 2013 Haziran ayında mezun oldum ve üniversite eğitimime başladım. Aslında üniversitede alacağım derslerin yanı sıra, bu süreçte yapacağım araştırmalar fazlasıyla önemli. Özellikle tasarımcıların yanı sıra aynı zamanda fotoğrafçılarla çalışıp styling konusunda gelişmeyi planlıyorum. Henüz moda tasarımı alanında ikinci senem, yorucu ama deneyim katacak, belli bir sürecin ardından hayallerime ulaşacağıma inancım sonsuz. Kendi adıma, dünyanın takip ettiği muhteşem podyum deneyimleri şimdi hayal olsa da onun da bir gün gerçekleşeceğine inanıyorum.

-İstanbul Moda Akademisi’nin ardından London College of Fashion’a devam etmeyi düşünüyor musunuz?
Mezun olduğum Moda Akademisi, London College of Fashion ile iş birliğinde. Projelerimiz iki sene boyunca London College of Fashion eğitmenleri tarafından takip ediliyor ve sınıftan belirli kişiler Londra’da üçüncü senesini tamamlayarak okulun diplomasına sahip olabiliyor. Ben de bu sene seçilen belirli isimler arasındayım. Kısmetse önümüzdeki sene bir sene İstanbul’u dondurup Londra deneyimi ile London College of Fashion mezunu olmayı, sonrasında İstanbul’da araştırmalarıma kaldığım yerden devam etmeyi planlıyorum.

-Gelelim Koza Tasarım Yarışması’na… Sizin için nasıl bir deneyim oldu?
Yarışma benim için aslında sürpriz oldu çünkü başvurumu okul projem olan Bee Hive (Arı Kovanı) ile son gün yaptım. Koza tasarım yarışması jürisi çok güçlü olan ve tasarımcılara ciddi imkanlar sunan bir yarışma. Projeler denetlendi, seçildi ve ilk otuz kişinin içinde olduğum açıklandı. Daha sonra tasarımları podyumda sergilenecek ilk on kişi için seçmeler yapıldı. O gün ilk ona kaldığımı da öğrenince hemen podyum için çalışmaya başladım. Henüz moda tasarım alanında ikinci senemdi ve baskı hakkında hiçbir fikrim olmadığından, yanı sıra üniversite sınavlarına hazırlandığımdan projeyi gerçek hayata geçirme aşaması zor bir dönem oldu. Rakiplerim genelde üniversiteden mezun olup sektöre atılmış veya henüz mezun olmuş tasarımcılardı. Yarışma döneminde geceli gündüzlü, hiç ara vermeden sosyal hayatımı tamamen sıfırlayarak çalıştım. Ciddi aksilikler yaşadığımız için de podyum bitene dek stresli bir dönem geçirdim. Ama inanılmaz ve büyük bir deneyimdi. Koza Tasarım yarışması gerçek “moda dünyası”nın ne olduğunu görmemi, bu işin profesyonelleri ile tanışmamı, defileye hazırlanırken hangi aşamalardan geçilmesi gerektiğini, sahne arkasını görmemi ve bundan sonraki dönemde de gerçekten fazlasıyla çalışmam gerektiğini öğretti bana. Yarışma, on kişi arasında beşinci olarak beni çok mutlu eden bir sonuçla tamamlandı. Bütün yorgunluğum sonuçla ve muhteşem geceyle sonlandı. Şimdi de yeni projeler için farklı heyecanlar içindeyim.

-İstanbul Fashion Week’te sayenizde genç bir Kıbrıslı Türk’ün tasarımları podyumda sergilendi. Bu büyük başarı size neler kattı?
Bu sene haziran ayında mezun olduğum İstanbul Moda Akademisi, her sene Fashion Week’te okulda sene sonu projelerinden sekiz öğrencinin projesini seçip projeleri seçilen tasarımcılara tasarımlarını İstanbul Fashion Week’te sergileme imkanı sunuyor. İkinci podyum deneyimimi de bununla yaşamış oluyorum. İyi ve öğretici bir deneyimdi.

-Tasarım yaparken ilham oluşturan unsurlar var mı? Tasarımda kendi tarzınızı yaratmanıza yardımcı olan kaynaklar var mı?
Tasarım (bence) sadece iyi çizim, iyi teknik ya da iyi malzeme ile biten bir iş değil. Tasarım yapmaya gönül koymuş biri olarak, bu işin; iyi bir kültür, iyi bir tarih bilgisi, iyi araştırma ve sürekli yapılması gereken beyin fırtınası olmadan uzun soluklu olamayacağını düşünüyorum. Günlük hayatımız bile tasarım üstüne kurulu olmalı. Bardakta içtiğimiz suyun akışını izlemeliyiz ki, beynimizde oluşabilecek fikirlere yer açıp, yeni araştırmalarımıza yön verebilelim. Tasarım bir bütündür. Tasarımcı olarak Allah’ın bize sunduğu her şeyi sonuna kadar kullanıp, harmanlayarak insanların hayatına iyi yönde dokunabilmeyi diliyorum.

-Türkiye’de moda tasarımının gelişimini nasıl buluyorsunuz? Bu sistem içerisinde başarılı ve yaratıcı olan herkesin bir şeyler yapabileceğini düşünüyor musunuz?
Türkiye özellikle son yıllarda moda alanında kendini hızla geliştirmeye başlamış, ayrıca modaya, iyi tasarımcılara aç bir ülke. Fakat tasarım alanında kariyer yapmak isteyen çok fazla insan var ve maalesef henüz gelişmekte olduğumuz için imkanlarımız da sınırsız değil. Bu nedenle sadece başarılı olmak üzgünüm ki bu durumda yeterli olmayabilir. Karşılaştığınız insanlar, şans ve imkanlar bu durumda çok önemli.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman