Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

FAHİŞE OTELCİYİ ÖDEYİNCE

Küçük bir Yunan sahil kasabasında yağan yağmur, boş ve ıssız sokakları ıslatıyordu. 

Zor zamanlardı, herkes borç içinde yaşamaya çalışıyordu…
O gün, paralı bir Alman turist kasabaya arabası ile geldi ve kasabanın oteline girerek bir oda istedi. Masaya 100 € bırakarak geceyi geçireceği odayı görmek istediğini söyledi.
Otel sahibi birkaç odanın anahtarını vererek bakmasını söyledi. Alman turist merdivenlerden yukarı yukarı çıkarken, otel sahibi dışarı fırladı ve doğruca yandaki kasaba koşup 100 €’yu vererek borçlarını ödedi.
Kasap 100 €’yu alınca, caddenin sonundaki domuz tüccarına koştu ve ona olan borçlarını ödedi.
Domuz tüccarı aldığı parayla derhal kooperatife gitti ve borçlarını kapattı. Kooperatifteki yetkili 100 €’yu alarak kasabanın meyhanesine gitti ve birikmiş içki borçlarını ödedi.
Meyhaneci, aldığı parayı salonda içkisini içen, zor anlar yaşayan ve işini veresiye yapan kasabanın fahişesine vererek rahat bir nefes aldı.
Kasabanın fahişesi, aldığı 100 €’yu otele götürerek birikmiş borçlarını ödedi. Otel sahibi aldığı parayı daha kasasına koymamıştı ki, Alman turist odaları gezmiş, aşağıya resepsiyona inmişti bile! Odaları beğenmediğini ve otelde kalmayacağını söyledi. Otelciden parasını geri istedi ve 100 €’sunu alıp otelden ayrıldı…
Şimdi, bu durumda:
Hiç kimse bir şeyler üretmedi.
Hiç kimse bir şey kazanmadı.
Ancak, kasaba halkı tüm borçlarını ödeyerek geleceğe daha iyimser bakmaya başladı.

      ***

Internet’teki bir paylaşımda okudum yukarıdaki hikayeyi.
Çok güldüm ve çok zekice buldum.
Yunanistan’ın yeni Başbakanı Tsipras için  muhalifleri anlatıyormuş.
Tsipras’ın nasıl düze çıkaramayacağını bu hikayeyi anlatarak özetliyorlarmış.
Tsipras  Avrupa Birliği ve IMF ile henüz anlaşamadı.
Ekonomik göstergeler sürekli geriye gidiyor.  Devlet kasasında geçmiş hükümetin Avrupa Merkez Bankası ve IMF’den aldığı borç paralar var.
Bu paralarla henüz maaşlar ödeniyor ama hazinenin dibi de göründü.
Sonrasının ne olacağını kimse bilmiyor.
Tsipras kamuoyunu meşgul etmek için bir adım attı ve Almanya’dan 280 milyar küsur avro tazminat parası istedi.
Almanya’nın ikinci dünya savaşında Yunanistan’ı işgal etmesinin bedeli olarak.
Tabii ki bu adım bazı Yunanlı vatandaşların gururunu okşayabilir ama para getirmez.  Çünkü Almanya “biz bu konuyu 50 sene önce çözmüştük” diyor.
Anlayacağınız Tsipras uzun yıllar sürecek bir hukuk mücadelesi başlatabilir fakat önümüzdeki dönemde bir zırnık bile alamaz.
Tsipras ikinci beklenen adımını da attı ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü.
Putin Almanlara nazire yaparcasına Yunanistan’ın işgali sırasında Nazilerin çaldığı bir tarihi ikonu satın alarak Tsipras’a hediye etti.
Bu Tsipras ve gururlu Yunanlılar için iyi bir mutluluk kaynağı oldu fakat Putin’in cebinden de  tek kuruş çıkmadı.
Putin Tsipras’a Türkiye üzerinden Yunanistan’a ve oradan Doğu Avrupa’ya uzanacak doğal gaz boru hattına ortak olmasını önerdi.
Tsipras’da “Bu kulağa hoş gelmiyor” dedi.
Ve böylece Tsipras acil nakit sorunuyla baş başa kaldı.

      ***

Ben bu hikayeyi niye anlattım diye soranları duyar gibiyim.
Şunun için anlattım;
Belki bizdeki bazılarının kulağına küpe olur.
Çünkü bizdeki bazılar fahişenin otel sahibine olan borcunu ödediğinde tüm ekonomik sorunların çözüleceğini zannediyorlar…