Köşe Yazarları

‘Eyvallah’


 

Gol attığında, arkadaşları koşarak sarılmaya geldiğinde, “abartmayın” diye uyarırmış; “rakip takımdakiler de bizim arkadaşımız” dermiş rahmetli. Neyse, mevzûya tekrardan döneceğiz. 30 Mayıs 1993’tü. Hani şu “Ordaydım” adlı belgesel hâli var ya, işte aynen Türkiye’de futbol literatürüne ‘şikeli maç’ olarak geçen Ankaragücü-Galatasaray maçındaydık sevgili peder beyle. Talebelik yıllarımda Gençlerbirliği ve Ankaragücü’nün birçok maçını izlemiştik; ama böyle bir tiyatro ki Ulus’ta iyi bir tiyatro izleyicisiydik böyle bir senaryo hiç izlememiştik. Ligin son maçında Beşiktaş; rakibinin rakibi Ankaragücü’ne teşviği dayamış, diğer taraftan da Galatasaray; o günkü Ankaragücü’nün Yugoslav kalecisi Rade Zalad’a tonla para teklif ettiği iddiaları ayyuka çıkmıştı. E taa 20’den fazla yıl önce bu işler Türkiye’de zaten meşruydu gibi gibi(!). Zaten yapan hemen ballandıra ballandıra anlatırdı. Sonuçta Cimbom rakibini Zalad’la beraber sekizleyip şampiyon oldu. İşte, o gün maç çıkışı spor gazetecisi Hıncal Uluç Galatasaray yöneticilerine dönerek; “Metin size bu kupayı ahirette de helal etmeyecek. Metin’in alın teriyle aldığı birçok kupayı bugün kirlettiniz. Hepiniz emek hırsızısınız” demişti bi’hışımla. Ve bu protestolara açık tribünden çıkanlar da destek verdi. Düşünün, şimdi olsa bu durum kuvvetle ihtimâl “çok iyi halt ettiniz” nidâları ve de tezâhüratlarıyla lavukların omuzlarında sahayı terkederlerdi. İşte o gün Taçsız Kral Metin Oktay’ın ne kadar büyük bir ruhâni lider olduğunu hissettik canlı canlı. Rahmetli 13 Eylül 1991 gecesi sabaha karşı Boğaziçi Köprüsü çıkışında trafik kazasında yaşamını yitirmişti. İzmir’den İstanbul’a gelen ve bir sezon da Palermo’da forma giyen bu usta’nın futbol dışında film aktörlüğü de vardı. O dönemlerde modaydı. Ünlü futbolculara mutlaka bi’film teklifi gelirdi. O dönem Superstar’la aşk yaşadığı söyleniyordu. Ajda Pekkan seneler sonra Hürriyet’teki köşesinde yazdı; “Bu filmin mevzusu ne zaman açılsa, dostlarım hep Metin Oktay’la bir şey yaşadınız mı diye sorar. Ne mümkün. Aklımızdan bile geçemezdi. İnanamayacağınız kadar terbiyeli, saygılı, kibar, centilmendi. Film setine geldiğinde heyecandan dizlerimiz titrerdi, gözüne bile bakamazdık, ilah gibi görürdük onu, ilahtı o. Ayrıca fakir babasıydı. Hiç tereddütsüz para dağıtır, evlendirir, sünnet ettirir, hastane masrafı üstlenir, hiç tanımadığı çocukları okuturdu” diyerek konuyu sonlandırdı Ajda Yengemiz. Takım arkadaşları da; “12 Eylül rejiminin en sert günlerinde, darbecilere karşı oluşturulan Aydınlar Dilekçesi’ne imza atmıştı. Vefat etmeden önceki gece Ortaköy’de demlenirken, ‘futbol muhabbetini boşverin, ben size şiir okuyayım’ demiş ve Nazım Hikmet’in Davet’ini ezbere okumuştu; “Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim… Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim…”demiş duayen. Şimdikilere örnek olur inşallah. Türkiye’de Süper Lig’de topa vuran 1 milyon TL’ye kapıyı açıyormuş. Üstüne üslük yüzde 99’unun da toplumsal fayda ve hizmete 3 kuruşluk faydası yokmuş. Aferin, devam etsinler, tıpkı Kral’ın her zaman dediği gibi; “Eyvallah”. Nokta…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı