Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

 Evkaf’ın değil Lefkoşa’nın su meselesi

Su konusunda sınıfta kaldık. Geldiydi gelecekti derken suyun gelmesiyle bin türlü olay yaşadık. Törenler yaptık. Yazılar yazdık. Kurbanlar kesildi. Protestolar yapıldı. Ancak, daha projeye başlanmadan yapılması gereken hesaplamaları ve anlaşmaları şimdi yapmaya kalkınca işin tadı kaçtı. Vana bile bozuldu!

Son olarak geçen hafta LefkoşA Türk Belediyesi Meclisi, Türkiye’den gelen suyu, tonu 2.30 Türk lirasından almayı oyladı ve sonuçta 11-8 “hayır” diyenlerin dediği oldu. Böylece su, bir zamanlar Evkaf’ın meselesiyken şimdi de LefkoşA’nın meselesi oldu.

Bu günkü makalemde suyu değil ama başkentimizin belediye meclisinde temsilcisi olan partilerin bu konudaki tutumunu kendi düşüncem dahilinde tartışacağım.

Ulusal Birlik Partisi’nin ve Demokrat Parti’nin tüm üyeleri suyun söz konusu fiyata alınması yönünde oy kullandılar. Hâlen verilmekte olan suyun çok kalitesiz ve zararlı olduğunu, halkın evlerine tankerlerle su getirip çok daha fazlasını ödediği iddiasından yola çıkmışlar ve kabul oyu vermişler. Aslında Demokrat Parti ve Ulusal Birlik Partisi tüm belediyelerde aynı tavrı sergileyerek, iddiaların aksine ciddi parti disiplinine sahip olduklarını da etraflarına göstermiş olurken, daha da önemlisi hükümetteki uyumlarını kanıtladılar.

Yeni Kıbrıs Partisi de parti disiplini olarak Ulusal Birlik Partisinden hiç de geri kalmadığını bu oylama da gösterdi. Suyun adamıza getirilmesine en baştan karşı olan Yeni Kıbrıs Partililer başta koydukları ilkelerine bu oylamada da sahip çıkarak tek üyeleri ile “Hayır” oylarını kullandılar. Böylelikle diğer “sol” partiler arasında, bu yönde kararları tartışmaya açılmayan tek parti oldular.

Cumhuriyetçi Türk Partisi’de tüm meclis üyeleri ile “Hayır” oyu kullandı. Bu partimizin meclis üyelerinin açıklamaları suya karşı olmadıklarını ancak fiyatı çok yüksek buldukları için ret oyu kullandıkları yönündeydi. Nitekim parti başkanı Sayın Talat’ta kendi yaptırdıkları hesaplamalarla aynı suyu üçte bir fiyatına mal edilebileceğini açıklayarak kendi partisine mensup belediye mensup üyelerinin haklılığını savundu. Bazı köşe yazarları ve politikacılar Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin Lefkoşa’da başka, kendilerinin elde tuttuğu belediyelerde farklı oy kullandığı yönünde eleştiriler getirdilerse de bu bence de haklı değildi. Çünkü her belediyenin bütçesi ayrıydı. Demek ki CTP nin diğer belediyelerinde bu parayı ödeyebilecek güç vardı ama LefkoşA’da yoktu. Nitekim bu ifade belediye başkanı olan Harmancı’nın da ağzından defalarca çıkmıştı. Kanaatim o dur ki Cumhuriyetçi Türk Partisi de kendi ilkeleri doğrultusunda bir karar üretmiş ve oy kullanmıştır.

kktc gölet

Geriye Toplumcu Demokrasi Partisi kaldı. Bu parti’nin meclis üyeleri belli ki merkezleri ile hiç temas etmeden kendi kafalarına göre oy kullandılar. Oyları nerdeyse yarı yarıya bölünerek ciddi bir bütünsüzlük örneği sergilediler. Merkez kararını takmadılar. Bu durum da gelecek seçimlerde bu partiyi umut olarak görmeye başlayan özellikle genç insanlarımızda tedirginlik yarattı. “Toplumcu Demokrasi Partisinin bunu yapmaya hiç hakkı yoktu.” diyenlerin sayısı bir hayli fazla. Lefkoşa’ya suyun bu fiyata gelmesini isteyen vatandaşta, istemeyen vatandaşta TDP ‘nin kararsızlığına kuşku ile bakar oldu. Bence bu dağınık kararsızlıkla amiral gemisine başkan seçtirten parti kendi kalesine gol attı.

Harmancı’ya gelince… Başkanın oy kullanmaması çok eleştiriliyor. Açıkçası oylama nerde yapılırsa yapılsın, konu ne isterse olsun, eğer sonuç değişmeyecekse başkanın oy kullanmamasını her zaman daha uygun bulmuşumdur. Bende başkanlık yaptığım kurumlarda hep böyle davranmışımdır. Ancak eşit oy çıkarsa oyumu düşüncem doğrultusunda bir taraf lehine kullanmışımdır. Bu her zaman bana daha demokratik bir tutum olarak görünmüştür. Dolayısıyla Sayın Harmancı’ya yapılan eleştirileri de doğru bulmadığımı ifade etmek isterim.

Kısacası Lefkoşa Belediyesi Meclisi kararının partiler yönünden değerlendirirsek , sadece TDP’nin yara aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Söz konusu yara, sarılmayacak kadar büyük bir yara değilse de tedaviye ihtiyacı olduğu kesindir. Aksi halde vahim sonuçlar doğuracaktır.

Meclis kararını değerlendirmek gerekirse. Açıkçası Belediye’nin bütçe yapısını bilmeden bunu yapmak istemiyorum. Ancak bazı yazarlar tarafından ortaya atılan, sorunun kökten çözümü için “referandum” fikri kulağıma hoş geliyor. Geliyor ama halkın da bu referandum da “evet” demesi sonucu suyun tonunu kaç liradan alacağını önceden bilmesi koşuluyla geliyor. Onu da söyleyeyim …
[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#ffffff” color=”#444444″ bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]ANLAYAMADIKLARIM: Kraliçe Elizabeth’in doksanıncı yaşını kutluyormuş. Sonradan bu özelliğimi kaybetsem de, onun bir tabası olarak doğmuş bir kişi olarak bende ona hayırlı yaşlar” dilerken, Buckingham Palace da yapılan partiye neden davet edilmediğimi anlamış değilim…[/quote]