“TOPLUM TEDİRGİN”: Geride bıraktığımız hafta içinde art arda yaşanan intiharlar toplumda huzursuzluğa neden oldu. Uzmanlar, intihar haberlerinin sunumu konusunda “özendirici olmaktan kaçının” uyarısında bulundu
“TETİKLEYİCİ ETKİ”: Prof. Dr. İrvan: Abartılı intihar haberleri benzer olayların yaşanmasını tetikler. Son günlerde art arda yaşanan vakalar da bunu gösterdi. Haber abartılmamalı ve olayın görüntüleri asla kullanılmamalı
“DETAY ÖZENDİRİR”: Psikiyatrist Dr. Mehmet Yağlı, intihar haberlerinin detaylı bir şekilde verilmesinin özendirici etkisi olduğunu söyledi. Yağlı, “Bu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçektir” dedi
Nadire BAHADİ
Ülkemizde hafta içerisinde art arda meydana gelen intiharlar toplumda tedirginliğe yol açtı. Uzmanlar medyanın intihar olaylarını yansıtırken kullandığı dilin ve haberin sunumunun önemine dikkati çekerek uyarıda bulundu. Özendirici olmaktan kaçınılması gereğine dikkati çeken uzmanlar temel rehberin etik kuralları olduğuna dikkati çekti.
Konu ile ilgili Havadis’e açıklama yapan Psikiyatrist Dr. Mehmet Yağlı ölüm haberlerine medyada detaylı bir şekilde yer verilmesinin özendirici etkisi olduğuna dikkat çekerek bunun bilimsel bir gerçek olduğuna vurgu yaptı. Yağlı ayrıca ölüm vakalarında meydana gelen artıştaki bir diğer sebebin mevsim geçişleri olduğunu söyledi. Medya Etik Kurulu Başkanı Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman İrvan da son dönemlerde meydana gelen ölüm vakalarında yaşanan artışta, medyada yer alan abartılı haberlerin etkisi olduğunu ifade etti.
“Haberlerdeki yazı ve görsellere dikkat edilmeli”
Canına kıyarak yitirilen yaşamların haberleştirilmesinin toplum üzerinde büyük bir etkisi olduğuna işaret eden Psikiyatrist Dr. Mehmet Yağlı, “Basında yer alan ölüm haberlerinin özendirici olduğu bazı medya kurumları tarafından ne kadar inkar edilse de, bu bilinen bilimsel bir gerçektir” şeklinde konuştu. Medyada verilen detaylı haberlerin, benzer vakaların yaşanmasında artışa neden olduğunu belirten Yağlı, bu tür haberlerin yayımlanırken, kısa, ayrıntısız olması gerektiğine, haberi destekleyen fotoğraflarda da son derece titiz olunması gerektiğinin altını çizdi. Geçmiş yıllarda İstanbul Köprüsü’nde sıkça yaşanan olayları hatırlatarak bu vakaların sayısının çok oluşunun televizyon ve gazetelerin yaptığı haberler olduğunu söyleyen Yağlı, Türkiye’deki medya kuruluşları ile yapılan anlaşma sayesinde bu tür haberlerin yapılmamasının sağlandığını ve uzun bir süredir benzer olayların yaşanmadığına dikkat çekti.
Yağlı: Mevsim geçişleri de psikolojiyi etkiliyor
Gerçekleştirdiği bir çalışmada yaz ve kış mevsimlerinin girişlerinde ölüm olaylarında artış meydana geldiğine dikkat çeken Psikiyatrist Dr. Mehmet Yağlı, ani ısınan ve soğuyan havaların insan psikolojisinde etkili olduğunu ifade etti. Toplum ilişkilerinin bozulmasının, amaçsızlığın, hedefsizliğin insan beyninde mevcut olan ve mutluluk hormonu olarak bilinen maddede meydana gelen azalmanın da ölüm vakalarında artışa neden olduğunu söyleyen Yağlı, “medyada çıkan abartılı haberler cesaretlendiriyor ve özendiriyor” şeklinde konuştu. Kişilerin sorun yaşayan yakınlarına dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Yağlı, içine kapanık, mutsuzluk, davranış değişikliği yaşayan yakınlarını psikiyatristlerden destek alması yönünde ikna etmesi gerektiğine değindi. Yağlı, kişinin kendisinin destek alma hususunda direnmesi halinde, yaklaşım konusunda yardımcı olabilmesi kişinin yakınlarının desteğe başvurması gerektiğini ifade etti.
İrvan: Tetikleyici olabilir
Medya Etik Kurulu Başkanı ve DAÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Süleyman İrvan intihar haberleri konusunda Medya Etik Kurulu’nun daha önce uyarılarda bulunduğunu söyledi. İrvan, “Son günlerde yaşanan vakalar da göstermiştir ki, bir intihar vakası abartılı biçimde haber yapıldığında benzer olaylarda artış olmuştur” şeklinde konuştu. Medyanın bu tür olayları haber yapması gerektiğini aksi takdirde söylenti ve dedikodunun devreye gireceğini belirten İrvan, kurul kararında da medyanın ölüm ve veya intihar haberlerini verirken dikkatli davranması gerektiğinin vurgulandığını ifade etti. Haberlerin özendirici olmaması, yöntemlerin anlatmaması gerektiğini belirten İrvan, olay görüntülerinin kesinlikle kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi. İrvan ölümü çare gibi sunan haberlerin, benzer durumda olan başka kişiler için tetikleyici olabileceğinin akıldan çıkarılmaması gerektiğini ifade etti.
“Uyarılar görmezden geliniyor”
Prof. Dr. Süleyman İrvan, ölüm haberlerinin nasıl verilmesi konusunda yol gösterici olan etik ilkeyi şu şekilde açıkladı: “İntihar olayları hakkında, haber çerçevesini aşan ve okuyucu veya izleyiciyi etki altında bırakacak, özendirici nitelikte ve genişlikte yayın yapılmamalıdır. Olayın ayrıntılarından ve uygulanan yöntemin tarifinden kaçınılmalı, olayı gösteren fotoğraf, resim veya film yayımlanmamalıdır.”
Bu tür habercilik konusunda Kıbrıs Türk medyasının eskiye oranla daha dikkatli davrandığını ifade eden İrvan, bazı medya kuruluşlarının uyarıları görmezden gelmeye ve etik ihlaller yapmaya devam ettiğini vurguladı. İrvan, “Bu kuruluşları yöneten gazeteciler, gazetecilik mesleğine zarar verdiklerini de unutmamalılar” şeklinde konuştu.
































