Köşe Yazarları

ESKİ AKEL GENEL SEKRETERİ ANDROS KİPRİANU’NUN SÖYLEMLERİ:

Halil Paşa yazdı







11 Mayıs Çarşamba akşamı Colony Otel’in 4. Katının toplantı salonunda eski AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ile CTP Mağusa milletvekili Asım Akansoy’un konuşmacı olarak davet edildikleri, Kıbrıs Sorununda çözüm arayışlarıyla ilgili kamuya açık bir toplantı yapıldı. Rumcadan Türkçeye Hasan, Türkçeden Rumcaya Nikos, anında yaptığı çevrilerde, zaman kaybına rağmen çok başarılıydılar. Toplantı Girne Düşünce Derneği (GDD) tarafından organize edildi. Salona epeyce dinleyici toplanmış olsa da, pek çoğu zaten konunun içinde olan milletvekili ve tanıdık siyasi simalardı. Ama biz siyasi dinozorların arasında genç arkadaşlar da vardı. Ve çok da iyi iki soru yönelttiler Andros’a.




Güney’de çözüme en yakın parti AKEL’in düne kadar en yetkili kişisi olan Andros’un söylemleriyle sınırlı tuttum bu makalemi diye de belirtmiş olayım.



Andros; 15 dakikaya sığdırmaya çalıştığı konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Temmuz-2017’de Crans Montana’da Kıbrıs Sorunu’nun çözümüne çok yaklaşılmış, neredeyse birkaç adım kalmıştı. Ancak müzakere çöktü ve çözüm çıkmadı. Türkiye Nisan 2018’de“iki devletli çözümü” gündeme getirince Kıbrıs Sorununun çözüm çabaları da çöktü. Öte yandan Anastasiadis de yeni bir çözüm sürecinin önünü açmadı.”

Andros konuşmasının devamında: “Güven Artırıcı Önlemler (GAÖ) müzakerelerin önünü yeniden açabilir mi?” diye bir soru ortaya attı ve sorusunu da kısa ve kesin bir dille cevapladı:

“Hayır açmaz!. Zaten daha önce de gündeme geldiğinde Türk tarafı GAÖ’leri reddetmişti” deyiverdi.

Andros tarafların direk olarak Kıbrıs Sorununun çözümüne yönelmelerinin gerektiğini vurguladı. Crans Montana öncesine AKEL olarak adada Türklerin siyasi eşitliğinden, iki bölgeli bir federal çözümden, dönüşümlü başkanlıktan, çapraz oylamadan ve bakanlar kurulunda Türklerin +1 pozitif oyundan yana olduğumuzu, bunları kabul etmesini Anastasiades’e açıkça söylemiştik. Ancak Anastasiadis Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini reddetti” diyen Andros Kiprianudevamla:

“Ben AKEL Genel Sekreteri olduğum dönemde ilk kez doğal gaz ile ilgili önerimizi 2015 yılında “Ulusal Konsey”de dile getirmiştim. 8 Aralık 2020’de Anastasiades’e AKEL adına bir kez daha öneri sunduk. Önerimiz doğal gaz çıkarmaya başladığında Avrupa’da dağıtımı için boru bağlantısının en yakın kara parçası olarak Türkiye üzerinden geçmesi, bunun karşılığında TC hükümetinin de Kıbrıs Sorunun çözümüne odaklanması şeklindeydi.”

Andros ayrıca 2016 Ocak ayında Türkiye’yi ziyaret ettiğini ve doğal gazın dağıtımı konusundaki bu önerisini dönemin TC Başbakanı Davutoğlu’na da açıkladığını, başbakanın öneriye büyük ilgi gösterdiğini ancak kısa süre sonra Erdoğan tarafından görevinden alındığı için bir ilerleme kaydedilmediğini sözlerine ekledi. Buna karşılık Anastasiades’in AKEL’i Türkiye’ye teslim olmakla suçladığını, böylece sağın ve çözümsüzlük cephesinin (Güney Kıbrıs’taki-hp) elini güçlendirdiğini söyledi.

 

Son olarak eski AKEL Genel sekreteri Kıbrıs Sorununda sonuç alıcı müzakerelerin başlaması için önerilerini özetle şöyle sıraladı:

1.TC iki devletlilik söyleminden vazgeçmeli. (Tatar’ın ismini anmadı bile)

2.Önümüzdeki yıl yapılacak Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına çözüme odaklanmış bir siyasetçi seçilmeli. Andros ikinci şıkla ilgili olarak AKEL’in Mavroyannis’in adaylığını desteklemeye sıcak baktığını da sözlerine ekledi.

Dinleyiciler arasındaki gençlerden Andros’a gelen sorular arasında karma evliliklerden doğan Kıbrıslı Türklere pasaport verilmemesi eleştirisi karşısında Andros bunun suçunu Ansatasiades’e atmakla yetindi.

Andros, dinleyiciler arasında Girne CTP Milletvekili Toros’un, Güven Yaratıcı Önlemlerin (GYÖ) Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerin başlaması için, yakında süren savaşlar ve adanın ateşkes koşullarındaki süredurumu nedeniyle nedeniyle bir zorunluluk olduğu görüşünü ve bu konudaki sitemkar eleştirisini ise şu sözlerle yanıtladı:

“Eğer sorunu çözüme ve barışa götürmeye niyetli iki lider varsa, o zaman GAÖ çözümü geciktirmekten ve yeni çıkmazlara neden olmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Çözüme odaklı iki liderin yapacağı en doğru şey, GYÖ değil direk olarak sorunun çözümüne odaklanmalarıdır.”

Akansoy ise Toros’u; GYÖ gündeme getirildiğinde mevcut siyasi şartlara bakmanın ve buna göre karar vermenin daha doğru olacağını söyleyerek yanıtlamayı tercih etti.

Bu toplantıyı organize etmekle Girne Düşünce Derneği, çözümden yana olan Kıbrıslı Türklerin yalnızca kendi siyasilerinden çıkan sesi değil, ama sorunu çözecekleri müstakbel siyasi ortaklarının sesini de duyurmaya aracı oldukları için kanımca önemli bir iş başarmış oldular.









Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu