Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Eroğlu’nun mal beyanında bulunmamasına sendiklar tepkili

“AİLENİN MAL VARLIĞI ARAŞTIRILSIN”: Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası ve Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu, “kamu vicdanının rahatlaması” için sadece Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun değil tüm ailesinin, mal varlığının araştırılması ve sorgulanması gerektiği görüşünde

“SORUŞTURMA AÇILMALI”: KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, Cumhurbaşkanı olsa da yasal sorumluluğu yerine getirmeyen herkesin soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini savundu. Gökçebel, “Sayın Eroğlu hesap vermeden toplumdan tekrar onay istemektedir. Toplum bunu değerlendirecektir” dedi

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sayılı gün kalmasına rağmen adaylardan Derviş Eroğlu halen daha mal beyanında bulunmamasını değerlendiren sendikalar, ilginç görüşler ortaya koydu.
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, “Halen daha saymakla meşgul de ondan açıklayamıyor” derken Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel, yasayı uygulamayanın Cumhurbaşkanı dahi olsa soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini kaydetti.
Taşınmaz mal varlığı bulunan tüm vatandaşların Tapu Dairesi’nde mal varlıklarına ilişkin kaydının da bulunduğuna dikkat çeken Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Sami Dilek, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun mal varlıklarının da dairede kaydının bulunduğunu belirtti. Dilek, “Eğer bu bir yasal zorunluluksa Sayın Eroğlu, zaten Tapu Dairesi’nde de kayıtları bulunan mal varlığını günün sonunda açıklayacaktır” dedi.
Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Başkanı Arslan Bıçaklı ise ülkede gündeme getirilmesi gereken çözümsüz birçok mesele varken, Eroğlu’nun mal varlığı ile ilgilenmediğini belirtti.
Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (Dev-İş) Başkan Vekili Hasan Felek ise siyasilerin görevi başında edindiği malların ve banka hesaplarının denetlenmesi gerektiğini, herhangi bir suistimal ve yolsuzluk tespiti durumunda da hesabının sorulması gerektiğini kaydetti.

***

Elcil: Saymakla bitmez

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Şener Elcil, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun mal varlığının saymakla bitmeyecek kadar fazla olduğunu öne sürerek, “O kadar çok malı var ki, saymakla bitiremiyor. Doğal olarak kamuoyuna da serveti ile ilgili açıklama yapamıyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun 1974 yılında Mağusa’da kirada oturan bir doktor olduğunu bugünkü servetinin ise saymakla bitip tükenmeyecek kadar fazla olduğunu ileri süren Şener Elcil, sadece Eroğlu’nun değil, ailesinin, özellikle kızlarının da mal varlıklarının araştırılması ve sorgulanması gerektiğini kaydetti.
KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, “Gazeteci Şinasi Başaran, Eroğlu’na valizlerle para getirdiğini, Sonay Adem de Eroğlu’nun 2 yıl önce, 2 milyon Sterlin’i bir bankaya yatırdığını söylemişti. Eroğlu’nun bugün hala daha servetini açıklayamaması çok önemli bir olaydır. Servetini nasıl elde ettiği bir yana yaptığı israflar da cabası. Bilindiği üzere 2010 yılında Saray’a 17 milyon TL’ye kapı yaptırdı, 8 bin TL’ye masa yaptırmış ve Saray’ın mobilyalarını değiştirmişti. Bu paranın suyu nereden geliyor diye ben de bir vatandaş olarak merak etmekteyim” dedi.
Örtülü ödenekten kimlere ne kadar ödendiğinin de merak konusu olduğunu kaydeden Şener Elcil, bunun da kamuoyu ile paylaşılması gereken konulardan olduğunu söyledi.

***

Dilek: Kayıtlar Tapu Dairesi’nde mevcut

Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) Başkanı Sami Dilek, taşınmaz mal varlığı bulunan tüm vatandaşların Tapu Dairesi’nde mal varlıklarına ilişkin kaydının da bulunduğuna dikkat çekti.
Sami Dilek, “Eğer bu bir yasal zorunluluksa Sayın Eroğlu, zaten Tapu Dairesi’nde de kayıtları bulunan mal varlığını günün sonunda açıklayacaktır” dedi.
Sami Dilek, eski milletvekili Sonay Adem’in “Görevde olduğu dönemle ilgili çok önemli iddialar ortaya atılmıştır. Önemli bir mal varlığına imza atmıştır, eşdeğer mal uygulamaları kötüye kullanılarak malları üzerlerine geçirmiştir. Neden kamuoyuyla mal varlığını paylaşmaktan çekiniyor? Sadece kendisinin değil, çocuklarının da mal varlığı sorgulanmalı” şeklindeki iddialarına ise “Bu iddialar doğru ise ve Tapu Dairesi’nde görevli o günün yetkilileri, böyle bir olaya müdahil olduysa bunun cezasını çeksinler” dedi.

***

Gökçebel: Yasaya uymayan soruşturmaya tabi tutulmalıdır

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel, yasanın Cumhurbaşkanını hariç tutmadığına vurgu yaparak, yasal sorumluluğu yerine getirmeyen herkesin gerekli soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini savundu.
Gökçebel, “Bildiğimiz kadarı ile yasa Cumhurbaşkanı’nı hariç tutmaz. Bir ülkede yasa yapılır ve en sorumlu kişiler, bu yasaları titizlikle yerine getirilmelidir.  Bu sorumluluğu yerine getirmeyen de gerekli soruşturmaya tabi olmalıdır. Zaten istisna ve ayrımcılık ülkenin geldiği noktayı göstermektedir ve ülkedeki sıkıntıların baş mimarıdır. Sayın Eroğlu hesap vermeden, bir takım sorumlulukları yüklenmeden toplumdan tekrar onay istemektedir. Toplum bunu değerlendirecektir” diye konuştu.

***

Bıçaklı: Kim ne ektiyse yakında onu biçecektir

Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Başkanı Arslan Bıçaklı, “Göç Yasası”nın kaldırılmaması, “Özerkleştirme Yasası”nın halen geçirilmemesi, özel sektör çalışanlarının sendikalaşmaması, CAS çalışanları ile toplu sözleşme imzalanmaması ve askeri ücretin halen daha belirlenmemesi gibi konular ortada dururken Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun mal varlığını açıklamaması ile ilgilenmediklerini belirtti, “Zaten gün gelecek kim ne ektiyse onu biçecektir” dedi.
Arslan Bıçaklı şunları söyledi: “Eroğlu’nun malını açıklayıp açıklamaması bizim gündemimizde 50’inci sırada yer almaktadır. Memlekette halen daha asgari ücret belirlenmedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı, Hava Trafik Kontrolörleri ile oturup protokol imzaladı, protokolün 28 Şubat’ta uygulamaya gireceği belirtildi ancak halen daha beklemektedir. Buna karşı sendika eylem yapmış ancak ülkeyi yönettiğini zannedenler sorunları çözeceklerine işin kolayına kaçıp grev yasağı koymuşlardır. Göç Yasası ise halen yürürlüktedir. Dün bizimle miting, eylem yapanlar bugün koltuklarda oturuyorlar ve mazeret üretiyorlar. Özelleştirme Yasası’nın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuranlar bugün başbakandır. Neden yasayı iptal etmezler? Özerkleştirme Yasa Tasarısı’nı, muhalefetteyken Meclis’e sunanlar bugün biri Başbakan biri de Başbakan Yardımcısı’dır. Yasa neden hala daha geçirilmiyor? Birinden mi korkuyorlar yoksa izin mi alamadılar? Özel sektör çalışanı hala daha sendikasız, günde 14 saat çalışmaktadır. ‘Emek en yüce değerdir’ diyenler şimdi hükümettedir. Ne yapıyorlar? CAS çalışanları 60 gündür sokaktadır, devletin şirketinde, Anayasal hak olan toplu sözleşme bile imzalayamıyorlar. Tüm bunlar ortada dururken Eroğlu’nun malı ne kadar, kaç tane evi, kaç tarlası var? Açıkçası beni ilgilendirmiyor. Ama herkes bilecek ki, kim ne ektiyse bu ülkede yakında onu biçecektir.”

***

Felek: Kamu vicdanı rahatsız

Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu (Dev-İş) Başkan Vekili Hasan Felek, tüm seçilmiş siyasilerin göreve gelmeden önce ve görevden ayrıldıktan sonra kamuoyuna mal varlıklarını açıklamaları gerektiğini ancak bu beyanların amacına hizmet etmesi için de siyasilerin birinci dereceden yakınlarının da mal varlıklarının beyanının orta yere konması gerektiğini kaydetti.
Felek, siyasilerin görevi başında edindiği malların ve banka hesaplarının denetlenmesi gerektiğini, herhangi bir suistimal ve yolsuzluk tespiti durumunda da hesabının sorulması gerektiğini kaydetti.
Hasan Felek, “Seçilmiş siyasilerin mal varlığı beyanı ve takibinin yapılması vicdani bir konudur. Seçilmiş siyasi mal varlığı beyanı yapmalı, denetçi merciler de denetimini yapmalıdır. Herhangi bir suistimal ve yolsuzluk varsa da hesabı sorulmalıdır. Ancak bizde türlü şaibeler ortaya konmakta, rüşvet alan siyasilerin varlığından söz edilmesine rağmen ne siyasiler ne de denetçi mercilerden herhangi bir ses çıkmamaktadır. Bu kamu vicdanını rahatsız eden önemli bir noktadır” dedi.
Hasan felek, “Genel anlamda demokratik, şeffaf ve adaletli bir düzen istiyorsak mal beyanının ciddi anlamda yapılması ve denetimi ön koşul olmalıdır” diye konuştu.