Eriyen TL Rumları da yakacak

24 Mayıs 2018 Perşembe | 10:48
Erdoğan Özbalıkçı
erdoğan özbalıkçı

Son günlerde hızla eriyen TL’nin nereye varacağını konuşuyoruz.

Eriyen TL karşısında, tüm milliyetçi söylemlerin de boş sözlerden ibaret bir laf salatası olduğuyla yüzleşiyoruz.

23 Mayıs 2017 TC Merkez Bankasının rakamlarına göre döviz fiyatları tablosu aşağıdadır:

1 ABD DOLARI: 3.56 TL

1 EURO: 4.OO TL

1 İNGİLİZ STERLİNİ: 4.61 TL

22 Mayıs 2018 serbest piyasa kurlarına göre saat 9.00’daki rakamlar aşağıdadır:

1 ABD DOLARI: 4.75 TL

1 EURO: 5.60 TL

1 İNGİLİZ STERLİNİ: 6.38 TL

Yukarıdaki rakamlar bu yazıyı okuduğunuz sırada kesinlikle daha da yükselecektir.

TL’nin bu değer kaybı Euro karşısında % 40 oranındadır.

KKTC de kurulan sistem, tüm değerli varlıkların işlemlerinin, dövizle alım-satımı ile yapılmaktadır.

KKTC yönetiminin TL ye müdahalesi mümkün olmadığına göre, halkın bu şartlar altında hızla fakirleşmesi kaçınılmazdır.

Hızla fakirleşen KKTC insanını, sosyal ve siyasal patlamalar beklemektedir.

KKTC’deki siyasal yapıyı her yönüyle belirleyen TC olduğu için, sosyal patlamaların katlanarak derin acılar yaratacağı kesindir.

Kıbrıs Sorununun çözümünün aciliyeti buradadır.

KKTC’yi yönettiğini düşünenler, TL yerine istikrarlı bir para birimine geçmeleri gerektiğinin farkındadırlar. Ancak, bunu yüksek sesle dillendirmeleri durumunda, iktidardan HEMEN alaşağı edileceklerini de bilmektedirler.

Yaptıkları, kendilerine yakın kalemlere, EURO’ya geçişin, bu koşullarda mümkün olamayacağı propagandasını yaptırmalarından başka bir şey değildir.

TC’den, KKTC’ye yapılan katkının döviz bazında yapılmasını talep etmek gerekmektedir. Ancak bizim politikacılarımızdan hiçbiri bu somut gerçeği dillendirecek cesarete sahip değildir.

İŞBİRLİKÇİLİK kavramı, doğrular yerine, söyleneni yapmaktan başka bir şey değildir. Kıbrıslı Türklerin de bu yapıyı koruyabilmek için, işbirlikçilik dışında başka bir alternatifi görememesi de en acıklı yanımızdır.

“Kral çıplak” demedikten sonra, bu acayip yapıdan çıkmak mümkün değildir. Bu acayip yapı ise, dar bir grubun zenginleşmesi, geniş kitlelerin ise hızla yoksullaşmasından başka bir şey değildir.

Kıbrıs Türklerinin içine düştüğü bu çıkmazın önemli etkenlerinden biri de Kıbrıs Rum yönetiminin, ada üzerindeki tek taraflı hakimiyet hedeflerinde ısrarıdır.

Kıbrıs Türkleri, Ada’nın daha güzel günlere kavuşması için, Kıbrıs sorununun acilen çözülmesi gerektiğinin farkındadır.

Rumlar ise, Kuzeydeki ekonomik buhranın derinleşmesiyle, Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye’nin siyasi olarak teslim olacağı hayaliyle yaşamaktadırlar.

Komşunuzun huzursuzluğunun her an size de yansıyacağını Kıbrıs Rumlarına birinin anlatması gerekmektedir.

Ne yazık ki, Rum tarafında, akıllı insanlar değil, çıkarcılar ve bunu fırsat bilip, halkı sömüren KİLİSE ELİTLERİ yönetimde söz sahibidirler.

Kıbrıs Türkleri ezilirken, ateşin, ER-GEÇ Rum tarafına da sıçraması kaçınılmazdır.

Bu ateşin, çok yakıcı olduğunu 1974’te anlamayan Rumlar, daha fazla acının kapıda olduğunun analizini bile yapmaktan acizdirler.