Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Erhürman ateşe doğru yürüyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin geleceği ile ilgili çok ciddi bir sürç işliyor.

Hükümetlerde yıpranan Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin, gelecekte “olmakla olmamak arasında” ince bir çizgide devam ettiği muhakkak.

Elbette…

CTP, köklü ve örgütlü bir partidir.

Yok olmaz…

Ancak, toparlanması, iktidar hedeflemesi uzun zaman alabilir.

Peki ne yapılıyor şimdi?

Mehmet Ali Talat, kendince başarılı bir geçiş dönemini tamamladı ve partiyi Tufan Erhürman’a gönül rahatlığı ile devredecek.

Elbette, başka başkan adayı da gündeme gelebilir.

Lakin.

Şu anda, üzerinde en geniş konsensus sağlanan aday Tufan Erhürman.

Yıllardır peşi sıra iktidarlarda yıpranan

Yeniden toparlanan…

Küskünlerin gittiği…

Yeni isimlerin katıldığı bir parti CTP.

Yeni bir nüve var…

Yıpranan siyasetçiler var.

Bu noktada, yük getirildi ve Tufan Erhürman’ın sırtına yüklendi.

Erhürman partiyi yeni dönemde devralacak…

CTP’ye küskünleri barıştıracak…

Yeni bir takım yaratacak.

Yeni bir enerji yaratacak…

Partiyi ileriye taşıyacak…

Hızla gençleşen kadrolar…

Bakınız…

CTP Meclis Grubu, ciddi anlamda yeni yüzlerden oluşuyor.

Son yerel seçimlerde CTP adet devrim yaptı.

Sorunlu, mali bunalımlarla boğuşan, borç- harçtan personel dahi ödeyemeyen belediyeleri aldı…

Şimdi bir çoğu yatırımlarıyla hızla çağdaşlaşan belediyeler konumuna geldi.

Gençlerin enerjisi ile, CTP, bir dönem, aynı anda Lefkoşa- Mağusa- Girne’de yarattığı yerel yönetim etkisini yakalamış oldu.

Sandıktan zaferle çıkan CTP, şimdi hükümette değil.

Meclisin en büyük partisi olmasına rağmen…

Kendi içerisindeki görüş ayrılıklarından başlayarak…

Vekiller atasındaki uyumsuzluk…

Sevgisizlik…

Genel merkezin “ülkeyi yönetsin diye” başbakan, bakan yaptığı insanlara güvenmemesi nedeniyle bugün iktidarda değil.

İktidardan düşen CTP, şimdi güç kaybetmemek için, yükü Erhürman’a aktardı…

Erhürman rahat mı?

Bir taraftan, “haydi siyaset sahnesine atıl” diyeceksin, diğer taraftan rahat bırakmayacaksın.

Erhürman’ın “başkan olmasına sıcak bakan” CTP’liler, Mağusa’da ortaya farklı bir tablo çıkardılar.

Derdim kişiler değil.

Mağusa’da yaşananlara bakalım…

Erkut Şahali ,”genel merkezde görev alacağı” gerekçesi ile, ilçe başkanlığına aday olmadı.

“Eski” ilçe başkanlarından Ali Gulle aday olduğunu açıkladı.

Ali Gulle’nin, “Ferdi Sabit Soyer- Sonay Adem grubundan olduğunu düşünen” belediye “eski” başkanı Oktay Kayalp da ilçe başkanlığına aday oldu.

Daha önce adaylığını açıklayan “eski” ilçe başkanı Ali Gulle, “Toplu üye yazılıyor ve paraları da toplu ödeniyor” gerekçesi ile adaylıktan çekildi, “yığınsal oy aktarımının CTP geleneğine uygun olmadığını” belirtti.

Mağusa “eski” belediye başkanı Oktay Kayalp tek aday kaldı.

Mağusa “eski” belediye başkanı Oktay Kayalp seçimsiz ilçe başkanı olacakken, “eski” başkan  Ali Gulle de “muhalif” olarak devam edecek.

Tüm bu tartışmalar devam ederken, partinin “genel sekreteri” olmasına kesin gözüyle bakılan Erkut Şahali de, “eski” belediye başkanı Oktay Kayalp’tan yana taraf oldu.

Şimdi bu ortamda, Erhürman rahat mı?

Öfke ve kavga derinleşiyor

Burada “eski” kelimesini ısrarla tırnak içinde yazdım.

Buı “kişiler” “eski” anlamında değildir.

Kavga “eski” ve yeni döneme de taşınıyor.

Şimdi sorsan, her iki taraf da haklı.

O zaman ne kalıyor geleceğe?

Derin bir ayrılık.

Bitmek bilmeyen bir öfke.

Bu tabloda…

Erhürman neyle mücadele edecek gelecekte…

Mağusa’dan nasıl verim alacak mesela?

Ben olsam…

Beş ilçede de…

Gelecekte milletvekili olabilecek düzeyde beş genç isimle yola çıkardım mesela.

Ama ben siyasetçi değilim ve bekara karı boşamak kolay.

Mağusa’da yaşananlar da gösteriyor ki…

CTP’de her ne kadar da birileri gelecek için kolları sıvasa da…

“Eski” kavgalar ve alışkanlıklar geleceğe taşındıkça…

Kurultaya çeyrek kala, “Ben vazgeçtim” derse Tufan Erhürman, hiç şaşırmayacağım…