KıbrısManşet

Erhürman: Bu hükümetin acı reçete uygulama yetkisi yoktur







Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman , kurulan hükümetin ‘acı reçete’ uygulama yetkisinin olmadığına dikkat çekti.

Şu ana kadar yeni hükümetin ne yapacağıyla ilgili bir ‘ışık’ görmediklerinin altını çizen Tufan Erhürman, erken seçim havasının da şimdiden ‘esmeye başladığını’ vurguladı. Kıbrıs Genç TV’de Nazar Erişkin’in sorularını yanıtlayan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, “Acı reçete uygulayacaksanız, o vaadinizi seçim öncesi söyleyeceksiniz. Şimdi bu hükümetin acı reçete uygulaması yetkisi yoktur. Çünkü halktan öyle bir yetki almamıştır” diye konuştu.




 



Erhürman: Belli ki ilk önce kimlerin bakan olacağına karar verilmiş

Hükümetin başlangıcı açısından birkaç noktanın ilginç olduğunu belirten Erhürman, “Sayın Faiz Sucuoğlu’nun ilk değerlendirmesinde, ‘bu hükümet 5 yıllık bir kabine değil, diğer arkadaşlar da görev alacaktır’ demesi ilginç bir durum” diye konuştu. Seçimden önce ve sonra istikrar kavramının söylendiğini hatırlatan Erhürman, “İstikrar hükümette hep aynı partinin olması mıdır? Son 3 yıldır hep UBP’li hükümetlerle yaşanmıştı. Bakanların durmadan değişmesi miydi istikrarı bozan şey? ‘24 arkadaşımız değişe değişe bakan olacak’ açıklaması geldi” dedi. Asıl meselenin ‘İşe gören insan mı, insana göre iş mi’ olduğuna dikkat çeken Erhürman, “Belli ki ilk önce kimlerin bakan olacağına karar verilmiş, sonra da şu bakana hangi bakanlığı verebiliriz diye düşünülmüş” diye konuştu.

 

“ERKEN SEÇİM HAVASI DAHA ŞİMDİDEN ESMEYE BAŞLADI”

Bir bakanının daha görevi almadan ‘2 ay sonra değişebilirim, yerime başka biri gelebilir’ duygusuyla göreve başlamaması gerektiğinin altını çizen Erhürman, hükümet daha başlamadan, koalisyonun 5 yıl gidecekmiş bir görüntü vermediğini vurguladı. Erken seçim havasının daha şimdiden ‘esmeye başladığını’ söyleyen Erhürman, bunun sorumlularından birinin de Sayın Faiz Sucuoğlu olduğunu kaydetti. Büyük işler yapacak hükümetin oluşumunun, bu şekilde olmayacağını vurgulayan Erhürman, “Önce biz köşe başlarında parti içi önemli olan kişileri belirleyelim, sonra bunlara bakanlık tahsis edelim. Yani bakanlıkların uzmanlıklarına göre bakan belirleyelim değil. Söz konusu durum, bu yaklaşımın ürünüdür” dedi.

 

“TAMAMEN İLKELER ÜZERİNDE KONUŞTUK”

Sayın Faiz Sucuoğlu’nun içinde hala bir endişe olduğunu ifade eden Erhürman, “Bakanlık alamayan arkadaşları acaba meclis çalışmalarında arzu ettiği performansı sergiler mi? sorusu kafasında düğümlenmiştir. Daha ilk gün, bu kabine 5 yıl gidecek bir kabine değildir cümlesini telaffuz ederek işe başlıyor” diye konuştu. UBP ile koalisyon görüşmeleri hakkında da bilgi veren Erhürman, “Biz tamamen ilkeler üzerinde konuştuk. Bize de bir yazı bırakıldı. Hemen akşamına MYK’yı topladık, değerlendirdik. Bize UBP’nin seçim manifestosu bırakılmıştı. Bunu fark ettiğimiz anda, bizim de seçim manifestomuzu gönderdik. Ama bir adım öteye geçtik. Satırlar halinde CTP’nin en çok öne çıkardığı konuları içeren bir metin gönderdik” dedi. Pazartesi sabahından perşembeye kadar görüşme konusunda kendilerine hiçbir haber gelmediğini dile getiren Erhürman, bu arada da UBP’nin diğer partilerle bakanlıkları görüştüğünü hatırlattı.

 

“HÜKÜMETE GELECEĞİZ DİYE VİZYONUMUZUN DIŞINDA KONUŞMAK BİZE YAKIŞMAZ”

Perşembe günü UBP’den bir metin daha geldiğinin altını çizen Erhürman, söz konusu metinin iki başlıktan olduğunu kaydetti. Bu iki başlığın Kıbrıs sorunu ve Maraş’ın yol haritasıyla ilgili olduğunu belirten Erhürman, “Bu iki konuda UBP ile CTP’nin görüşlerinin ne kadar farklı olduğu ve aynı düşünemeyeceği anlatıldı. Zaten manifestolardan belliydi” dedi. Koalisyon kurma çalışmalarını izleyen birisinin, bu yapılan işin normal bir koalisyon kurma çabası olmadığını anlayabileceğine dikkat çeken Erhürman, ‘CTP elini taşın altına koymuyor’ ifadeleri hakkında da konuştu. Erhürman, “Biz halkımızın önüne bir vizyonla ortaya çıktı. Bu vizyonla halkımızdan oy istedik. Masaya oturduk da hükümete geleceğiz diye bunun dışında konuşmak bize yakışmaz” dedi.

 

“EK BÜTÇE İHTİYACI ORTADA DURUYOR”

UBP’ye gönderdikleri metinde, Euro’ya endeksleme politikasından tam gün eğitime kadar, vergilendirilmemiş gelirlerin vergilendirilmesi de dahil olmak üzere her konuya ilişkin önerilerinin olduğunu vurgulayan Erhürman, UBP’den söz konusu önerilere dair de hiçbir yanıtın gelmediğine dikkat çekti. Hükümet programını cuma günü göreceklerini ifade eden Erhürman, ek bütçe ihtiyacının, acilen ortada durduğunu kaydetti. Ek bütçenin olmaması durumunda, bir şey yapmanın mümkün olmayacağını vurgulayan Erhürman, ek bütçenin şart olduğunu yineledi. Ocak 2020’de 106 bin olan sosyal sigortalara prim yatıran insan sayısının, 75 bine indiğini hatırlatan Erhürman, “Daha asgari ücretin yükselmiş olmasının etkileri de ortaya çıkmamıştı. Bu 75 bin rakamının daha da aşağıya gelmesi bekleniyor. Ciddi bir sorun olarak ortaya koyuyor. İşletmelerin hepsi borçlu. Vadeler geldi. İşletmelere destek verilmezse, asgari ücret nasıl ödenecek? istihdam nasıl korunacak?” diye sordu.

 

“ŞU ANA KADAR HÜKÜMETİN NE YAPACAĞIYLA İLGİLİ BİR IŞIK GÖREMİYORUZ”

Asgari ücretle çalışan insanların geçinmesinin zor bir hale geldiğine de dikkat çeken Erhürman, “Bu sorulara hükümet programı ne kadar cevap üretecek, bütün bunları cumadan itibaren görmeye başlayacağız. Ne söylediysek aynı noktada konuşmaya devam edeceğiz. Pazartesi gününden itibaren tüm bunları soracağız” diye konuştu. Şu ana kadar hükümetin ne yapacağıyla ilgili bir ışık görmediklerini vurgulayan Erhürman, ülkede son dönemde meydana gelen olaylarla ilgili de konuştu. Uluslararası hukuka entegre olmak gerektiğinin önemine işaret eden Erhürman, doğru zemine basmanın önemli olduğunu vurguladı. Doğru zemine basmanın sadece kapsamlı çözüm masası için geçerli olmadığının altını çizen Erhürman, “Dünyayla ilişki kurarken bu zemine basarak ilişki kuracağız” dedi.

 

“TANINMAMIŞLIĞIN EN BÜYÜK DEZAVANTAJLARI BUNLAR”

Sayın Faiz Sucuoğlu’nun, geçtiğimiz dönemde söylediği ‘tanınmamışlığın avantajlarından yararlanacağız’ ifadeleri hakkında da yorum yapan Erhürman, “İşte o tanınmamışlığın en büyük dezavantajlarından biri de buranın birileri tarafından, bazı faaliyetler açısından özgür bölge olarak görülmesidir. Bütün yaşananlar göstermiştir ki meselenin, bu olay ötesinde ele alınması zorunluluğu vardır. Mecliste önerge hazırlayacağımızı açıkladık” dedi. Bu tip olaylar ekseninde, güvenlik açısından neler olduğuyla ilgili çalışacak bir yapıya ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Erhürman, “Turist açısından, yüksek öğretim açısından, güvenlik bir numaralı üründür” dedi. Yaşanan olayın, toplumun da güvenlik duygusunu çok ciddi şekilde sarstığına dikkat çeken Erhürman, Meclisin de buna duyarsız kalmasının imkansız hale geldiğini vurguladı.

 

“HALKIN ALEYHİNE İŞLERİN KOLAY OLACAĞINI KİMSE DÜŞÜNMESİN”

Erhürman, “Acı reçete uygulayacaksanız, o vaadinizi seçim öncesi söyleyeceksiniz. Şimdi bu hükümetin acı reçete uygulaması yetkisi yoktur. Çünkü halktan öyle bir yetki almamıştır” diye konuştu. Komitelerde milletvekili sayısına bakıldığı zaman oy çokluğunun UBP’nin elinde olduğunu dile getiren Erhürman, halkın lehine olan yasalara sırf muhalefet olsun diye engel olmayacaklarını belirtti. “Halkın aleyhine işler yapan yasa tasarıları gelirse bu işlerin kolay olacağını kimse düşünmesin” diyen Erhürman, belediye seçimlerinin ertelenmesi hakkında da konuştu. Belediye seçimlerinin ertelenmesinin Anayasa’ya aykırı olduğunun altını çizen Erhürman, Haziran ayında seçimlerin yapılacağını kaydetti.

 

“BU MESELELERİ ELİMİZİN TERSİYLE İTEMEYİZ”

Belediyeler reformu konusunda çalışmaya hazır olduklarını kaydeden Erhürman, önceki dönemlerde de bu konu hakkındaki görüşlerinin aynı olduğunu hatırlattı. Güven Yaratıcı Önlemler konusundaki soruyu da yanıtlayan Erhürman, CTP’nin tavrının net olduğunu kaydetti. “Bu meseleler elimizin tersiyle iletilmesi gereken meseleler değildir. Bunlar müzakere edilmesi gereken meselelerdir” diye konuşan Erhürman, bunların, Kıbrıs Türk halkının çözüme gitmeden, uluslararası hukukla buluşturacak çözüm önerileri olduğunu vurguladı. Dünyadaki son gelişmeleri de değerlendiren Erhürman, “Dünya artık çok küçüldü. Orada patlayacak bir bombanın, burada çıkaracağı gürültü vardır. Türkiye’nin rolü çok anahtar bir roldür. Umarım Türkiye Cumhuriyeti’nin rolü, orada barışın tesis edilmesine yardımcı olur” diye ekledi.









Başa dön tuşu