Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

“Erdoğan talimat verdi, o iş bitti”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ersin Tatar, Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi projesine büyük önem verdiklerini dile getirdi, konuya ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu:

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Ersin Tatar, “Türkiye’nin AB ile sıkıntıları olacak, dolayısıyla Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi projesinin hayat bulması mümkün değil” söylemlerinin karşılığı olmadığını kaydetti.

Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi projesinin hayat bulacağını kaydeden Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu hususta kesin talimatı olduğunu ifade etti.

Tatar, ayrıca, güneş enerjisinin yaygınlaşmasının kablo ile elektrik konusuna uyumlu olduğunu belirterek, uzun vadede yenilenebilir enerjinin mantıklı, temiz bir politika oluşturacağını kaydetti.

 

“Erdoğan, Avrupa dinlemez”

UBP Genel Başkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’den KKTC’ye kablo ile elektrik getirilmesi projesine ilişkin talimatı bulunduğunu ve sırf “AB ile ilişkilerinde sıkıntı yaşayacağı” gerekçesi ile bu talimatından geri adım atmayacağını öne sürdü.

Türkiye’nin çok güçlü ve büyük bir devlet olduğunu kaydeden Tatar, şunları söyledi: “Türkiye’den elektrik getirilmesi konusunda arkadaşlar, ‘Türkiye’nin AB ile sıkıntıları olacak. Dolayısıyla kablo ile elektriğin gelmesi mümkün değil’ diyorlar. Ama Sayın Çavuşoglu’nun açıklamaları var, dinlesinler. Sayın Tayyip Erdoğan’ın talimatıdır. Bu kablo ile elektrik buraya gelecek. Türkiye öyle büyük bir devlettir ki Avrupa’yı falan dinlemez. ‘Ben götüreceğim’ dediğinde o is bitmiştir. Çünkü Avrupa’nın Türkiye Cumhuriyeti’ne ihtiyacı vardır.”

“Girne sahilleri darmadağın olur, köyler patlar”

KKTC’nin gelecekteki enerji ihtiyacının karşılanması için mümkün olan, sürdürülebilir ve en mantıklı yolun Türkiye’den kablo ile elektrik getirmek ve yenilenebilir enerji sistemine geçmek olduğunu kaydetti.

Ersin Tatar, “Girne Sahiline gaz depolama tesisleri kuracaklarmış.  Gaz depolama tesisleri, 150 milyon dolardır.  Ayrıca bu tesisin güvenliğini kim sağlayacak? Düşünün ki devasa gaz depolama tesisleri kuruldu ve bir yangın çıktı, Girne sahilleri darmadağın olur, köyler patlar, ben bizim öyle bir uzman kişimizin ve altyapımızın olduğuna inanmıyorum, dolayısıyla ben o işi hiç benimsemedim. Aldığımız bilgilere göre bu gazı buraya getirecek kolay kolay gemi de bulamazsınız. ” diye konuştu.

 

“Geleceğimiz için tek bir yol var”

Ersin Tatar, ayrıca, güneş enerjisinin yaygınlaşmasının kablo ile elektrik konusuna uyumlu olduğunu belirterek, uzun vadede yenilenebilir enerjinin mantıklı, temiz bir politika oluşturacağını kaydetti.

Tatr, şu ifadelere yer verdi: “Bunun geleceğimiz için tek bir yolu vardır, bu da kablo ile elektriği getireceksiniz ve yenilenebilir enerji sistemine geçeceksiniz o zaman ikisi uyumlu çalışacak. Biz de güneşten bol hiçbir şey yok. Gölgelendiğinde  elektriği kablodan çekeceksiniz. Su anda o kablo olmadan bunu nereden çekeceksiniz? Mecburen buradaki santralden.  Bu da ne demek, eğer kablo olmazsa buradaki santralin sürekli olarak yedek kapasite olarak büyümesi lazım. O da çok verimsiz yatırım olur. Hâlbuki kablo ile buraya elektriği getirdiğinde fazla güneş olduğunda Türkiye’nin havuzuna iletirsin. Türkiye de bunun arkasındadır. Bizim vizyonumuz ve politikamız budur. Çok nettir, çok da doğrudur.”

 

“Toplumun hak ve menfaatlerinin önüne hiçbir şey geçemez”

Ersin Tatar, bu konuda hükümet içerisinde çeşitli görüşler olduğunu, sendika ile işbirliği içerisinde olanlar olduğunu kaydetti.

Sendikaya hiçbir zaman karşı olmadığının da altını çizen Tatar, sözlerini şöyle tamamladı: “Sendikaya hiçbir zaman karşı olmadım ama doğruya doğru, yanlışa yanlış derim. Oradaki bir takim çıkarları, menfaatleri korumak için de ülkenin geleceğini tehlikeye atamazsın. Burası turizm, eğitim adasıdır. Binlerce insan yaşıyor ve bütün bu kitlelerin, endüstrinin, ticaretin, otellerin, üniversitelerin menfaati esastır. Hürmetim sonsuz ancak sadece KIB-TEK’te çalışanının hak ve menfaatleri toplumun hak ve menfaatlerinin önüne geçemez. Mantıklı ve cesur olmak lazım.”