Türkiye

Erdoğan: Putin ve Zelenskiy ile görüşme yapma kararlılığım var







Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sayın Putin’le, Sayın Zelenskiy ile görüşme yapma kararlılığım var. Her ikisine, ‘Artık hedefimiz bir an önce sizi bir araya getirmek’ diyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan’a gerçekleştirdiği ziyaretin sonunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Rusya ve Ukrayna liderinin, Putin ve Zelenskiy’nin Türkiye’de buluşma ihtimali ve iki ülkeye yeni bir davetin söz konusu olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, “Rus ve Ukraynalı heyetlerin İstanbul’da gerçekleştirmiş oldukları görüşmelerin barış sürecine anlamlı bir ivme kazandırdığına inandığına inanıyorum.” dedi.
Rusya’nın Kiev ve Çernihiv’deki askeri operasyonlarını kayda değer biçimde azaltma kararının gerçekten önemli bir adım olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Aynı şekilde devlet başkanlarının bir anlaşma üzerinde mutabık kalındığında bir araya gelebileceklerini açıklamaları da atılan bu adımın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bunların hayata geçirilmesini ve savaşın daha fazla ölüme, yıkıma sebep olmadan sona ermesini bekliyoruz. Tabii aktif diplomasimiz ve dengeli yaklaşımımız sayesinde önemli bir toplantıya ev sahipliği yapmış olmaktan memnuniyet duyduk. Döner dönmez gerek Sayın Putin’le gerek Sayın Zelenskiy’le görüşmeler yapma kararlılığım var. Bu görüşmelerde her ikisine şahsım, milletim adına teşekkürlerimi ifade edip ‘Artık hedefimiz bir an önce sizi bir araya getirmek.’ diyeceğiz. Temenni ediyorum ki inşallah bir araya getirme noktasında kendilerinden bir tarih kaydını alırız. Bu çerçevede, Devlet Başkanları düzeyinde yapılacak toplantıya da ev sahipliği yapmaya hazırız. Ama bu arada geçici ateşkesi de sağlamış olmak büyük önem arz ediyor.”




“UKRAYNA’NIN NATO ÜYELİĞİ NOKTASINDA ISRARLI BİR DURUŞU YOK”

Ukrayna’nın özellikle NATO üyeliği noktasında çok ısrarlı bir duruşu olmadığını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Aslında Ukrayna’nın Avrupa Birliği konusunda da çok ısrarlı bir davranış içinde olacağına ihtimal vermiyorum. Zira bu süreçte Avrupa Birliği üyesi ülkeler, bir kısmı dışında, bu işe ciddi manada asılmadılar. Bütün bunlara rağmen Sayın Putin’in Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne girmesi noktasındaki olumlu bakışını öğrendim, duydum. Tabii bu görüşmeler esnasında nihai durumu da öğreneceğiz. Kendisiyle görüşmemde de bunu kendisinden duymak, bu konuda atılacak adımları da daha isabetli değerlendirme imkanını bize vermiş olur. Biliyorsunuz işte 1963’ten bu yana Avrupa Birliği bize neler yaptı? Devamlı oyaladı, hala oyalıyor. Garantörlük konusunda da biz, Ukrayna’nın güvenliğini teminen garantör ülkelerden biri olabiliriz, buna ilke olarak sıcak bakıyoruz, ancak elbette bunun detaylarının açıklığa kavuşması gerekiyor.”



“BUNLARI GÖRMEZLİKTEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Erdoğan, “Ukrayna öncesi ve sonrası iki ayrı dünyadan bahsedilebileceği ve yeni bir dünya düzeninin inşasının arifesinde olduğu” yönündeki görüşlere ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Tabii Rusya-Ukrayna arasındaki savaş, dünyanın son dönemde görmediği, yaşamadığı bir süreçti. Bugün Rusya yüzölçümüyle, nüfusuyla, askeri, siyasi, ekonomik, kültürel gücüyle dünyanın ilk üç ülkesi arasında yer alan bir güç, bir kuvvet. Bu durumunu görmezlikten gelmek mümkün değil. Ukrayna da sıradan bir ülke değil. Bugün Ukrayna da 45 milyon civarında bir nüfusa sahip ve yüzölçümü itibarıyla da öyle çok küçük bir yer değil. Şu anda tabii dünya, özellikle Batı, Ukrayna’ya destek verdi, sahip çıktı. Böyle bir yapı söz konusu. Buradan hareketle değerlendirmeler yapıldı. Tabii bir de şu var; ‘Bu savaş bir hafta, 10 gün içinde biter.’ diyenler vardı. Görüldüğü gibi bir hafta, 10 gün içinde bu savaş bitmedi. Bitmedi ama bitip bitmemesinden öte çok can kayıpları oldu. Özellikle çocuklar ve kadınlar noktasında çok ciddi kayıplar oldu. Şimdi bunları görmezlikten gelmek mümkün değil. Tabii güçlü bir Rusya’nın bile burada ciddi kayıplarının olduğu bir tablo var. Savaşın kazananı kaybedeni noktasında bunu iyi değerlendirmek lazım. Bu bakımdan barışın en önemli çözüm ve çıkış yolu olduğunu düşünüyorum. Buradan hareketle, bir an önce inşallah bu işin noktalanmasına vesile olabilirsek ne mutlu bizlere derim. Türkiye olarak böyle bir süreçte gerek Sayın Putin’in gerek Sayın Zelenskiy’nin bize duyduğu güvenle bu işi bitirmiş olmak bizi mutlu kılacaktır.”

“TÜRKİYE’NİN İZLEDİĞİ POLİTİKA TÜM TARAFLARIN TAKDİRİNİ TOPLUYOR”

Erdoğan, Türkiye’nin Ukrayna meselesinde izlediği barış yanlısı, ilkeli ve aynı zamanda dengeli politikanın tüm tarafların takdirini topladığına işaret etti.
NATO Olağanüstü Liderler Zirvesinde yaptığı bütün görüşmelerde NATO üyesi ülkelerin Türkiye’ye olumlu yaklaşımlarını gördüğünü ifade eden Erdoğan, “Türkiye’nin üzerindeki sorumluluğun ve yaptığı bu ikili diyalogların ne kadar önemli olduğunu orada birçok lider gündeme getirdi. Hele hele İstanbul’daki görüşmeden sonra çıkan netice de birçok Avrupa Birliği üyesi ülkeyi de NATO üyesi ülkeleri de Türkiye’ye yönelik farklı bir bakışa sevk etti. Tüm batıyı kastederek söylüyorum; artık bizim temennimiz şu, inşallah Türkiye’nin bütün liderlerin gözündeki yeri çok daha farklı olacaktır. Bunu aldığımız geri dönüşlerle de görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“İSRAİL-TÜRKİYE BİRLİKTELİĞİ, DOĞU AKDENİZ PETROLÜYLE, DOĞAL GAZIYLA İLGİLİ SÜRECİ HIZLANDIRACAKTIR. BU KONUDA ÇOK ÇOK UMUTLUYUM”

Dünyada ve Türkiye’deki önemli gündem konularından birisinin enerji olduğu belirtilerek “Son dönemde Irak ve İsrail doğalgazla ilişkin bazı projelerle gündeme geldi. Türkiye, Avrupa’nın enerji güvenliğini de başat aktör olarak görülüyor. Bu çerçevede Türkiye’nin enerji diplomasisinin önünün açık olduğunu söyleyebilir miyiz? Bir de Brüksel dönüşü açıklamanız olmuştu, ‘Enerji kapıları açılacak, hatta bu nereden çıktı diyeceksiniz.’ diye bununla ilgili bir ipucu verebilecek misiniz?” sorularına karşılık Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biliyorsunuz, Sayın Herzog’un Türkiye’ye bir ziyareti oldu. Herzog’un bu ziyaretinde biz birçok konuyu etraflıca görüştüğümüz gibi, ağırlıklı enerji konusunu da görüştük. Enerji konusunda da geçmişte İsrail ile Türkiye arasında bazı ilişkiler, münasebetler olmuştu. İş adeta bitme noktasına gelmişti ki -o zaman Netenyahu dönemiydi- olay bir anda terse döndü. Çünkü İsrail’in enerji ihracı noktasında düşündüğü yol, maliyeti itibarıyla uygun olmayan bir yol. Yani kalkıp İsrail’den Yunanistan’a denizin altından borular döşensin, buradan oraya gitsin, oradan Avrupa’ya dağılsın; bu tabii olacak bir iş değil. Yapılan maliyet hesapları neticesinde bu işin en uygun olanının Türkiye üzerinden bu doğal gazın çıkışı olduğu görülüyor. Onlar da tabii kendi aralarında zaten bunu konuşuyorlar. Neticede kendileri de bu iş için en uygun yolun Türkiye üzerinden bunun yapılması dediler. Sayın Herzog’la yaptığımız görüşmede dedim ki fazla da uzatmadan ben Dışişleri Bakanı’mı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’mı size göndereyim. Bölgeyle ilgili değerlendirmeleri Dışişleri Bakanı’mızla yapacağınız gibi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’mla da enerji konusunu şöyle etraflıca bir görüşürseniz biz burada her şeye varız. Yeter ki sizler bu konuda samimi olarak ‘Tamam, biz bu adımı atıyoruz.’ deyin. Sayın Herzog da buna hazır olduğunu gösteren bir cevapla ‘Memnuniyetle.’ dedi. ‘Ben Sayın Başbakan’a da bunu söyleyeceğim. Sayın Başbakan’ın Türkiye’ye gelişiyle bu konuyu onunla da bir masaya yatırırsanız isabetli olur.’ dedi. Ben de ‘memnun olurum.’ dedim. Kendilerinde de bu konuda bu çalışma zaten başlamıştır büyük ihtimalle. Ramazan sonrası Bennett’le de bu konuyu bir görüşüp hemen adımları atarsak İsrail-Türkiye buradaki birlikteliği, bu süreci Doğu Akdeniz petrolüyle, doğal gazıyla ilgili süreci hızlandıracaktır. Bu konuda çok çok umutluyum.
Diğer taraftan malum her yıl ramazanda maalesef Mescid-i Aksa ile ilgili üzüntülerimiz var, sıkıntılarımız var. Ben Sayın Cumhurbaşkanı’na onu da söyledim. ‘Her yıl bir sıkıntı yaşanıyor. Bu Ramazan Bayramı’nda Müslümanlar huzurlu bir Mescid-i Aksa ziyareti yapabilsin. Bu konuda sizler de gereken desteği verin, bu ramazanda sıkıntılar yaşamayalım. Böylece huzurlu bir Ramazan geçirmiş oluruz.’ dedim.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önce ‘Önümüze enerjide çok daha farklı alanlar açılacak ve bunu duyduğunuzda (Bu da nereden çıktı.) diyeceksiniz.’ şeklinde ifadeniz olmuştu. Bununla ilgili bir ipucu var mı?” sorusuna “Yani bu işte. Bundan daha güzel olur mu?” karşılığını verdi.

 









Başa dön tuşu